Vallahi kimse kusura bakmasın ama, CTP bu kadar “frikik” verirse biz de yazmaya devam edeceğiz. Başbakan Yorgancıoğlu’nun hükümette beklenen performansı gösterememesini, parti içi çatışmaya ve ortaya çıkan huzursuzluğa bağlayanlar az değil. 8 Aralık’ta, ertelenen CTP kurultayı nihayet yapılıyor. Özkan beyin karşısına çıkması muhtemel iki önemli adayın, Ferdi Sabit Soyer’le Ömer Kalyoncu’nun açıklamaları ve Parti Meclisi’nde Özkan beye destek verir tavırlarından da anlaşılıyor ki, parti içerisinde beklenen huzuru sağlamaya yetmemiş… Önceki gün, Havadis Gazetesi’nin manşetinde yer alan ve kurultayda aday olabileceği sinyalini veren Genel Sekreter Asım Akansoy, parti içi tüm hesapları altüst etmiş durumda… Adaylık için adı geçen Mehmet Çağlar da önceki gün, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun eline çok önemli ve çok güzel fırsatlar geçmesine karşın parti içindeki hizipleşmeyi ortadan kaldıramadığını ve bütünleşmeyi sağlayamadığını savunarak, “Bunun için yeterli bir süre başkanlık koltuğunda kaldı. Ama buna rağmen parti hızla ikiye bölünmüş bir yapıya doğru gitti ve gitmeye de devam ediyor. Ben bu yapının önüne geçmek, parti içinde kardeşliği ve yoldaşlığı yeniden tesis etmek için aday olacağım” açıklamasıyla niyetini net bir şekilde ortaya koydu… Başbakan ve Genel Başkan Özkan Yorgancıoğlu ise, dün bir TV kanalında yeniden aday olduğunu açıkladı…
Görünen o ki, genelde taban, yine tek bir aday üzerinde uzlaşmayı istese de, şu an için iki veya üç adaylı bir seçim bekliyor CTP’yi. 28 Temmuz seçimlerinde özellikle Mağusa’da yaşananlar ve raporlarda da kanıtlanmış olaylar, kurultayda en büyük hesaplaşmanın Mağusa’da olacağının sinyalini vermekte… Asım Akansoy’un, Yorgancıoğlu’na karşı aday olmayacağını söyleyen Soyer ve son seçimlerde merkezin hışmına uğrayan Sonay Adem’in desteğini de arkasına alacağını düşünürsek, adaylığının Özkan bey için ciddi bir sıkıntı yaratacağını söyleyebiliriz. Bu arada Girne’yi de unutmamak gerek. Mağusa’da yaşananların bir benzerinin sahnelendiği Girne’de, “bıyıksızların” hedefi olan ve sandıktan son anda çıkan Ömer Kalyoncu’nun kurultayda takınacağı tavır ve vereceği desteği de küçümsememek lazım…
Genel Başkanlığı döneminde Lefkoşa Belediyesi seçimleri ve ardından da erken genel seçimlerde başarı sağlayan Özkan Yorgancıoğlu, ne yazık ki parti içerisinde bu başarılarını ve barışı sağlamakta yetersiz kalmış. Özellikle tarafsız kalması gereken konularda taraf olup, güvenini yitirmiş. Parti içerisindeki yönetimi paylaşmak yerine, “bendendir, benden değildir” diyerek, kendine yakın isimlerde ısrar etmesi bugün gelinen noktanın belirleyicisidir. Böyle olunca da parti, yaşanan her krize taraflı yaklaşmak zorunda kaldı. Bu da Özkan Yorgancıoğlu’nun en büyük handikapı oldu… Bir anlamda İrsen Küçük’ün düştüğü durum gibi…
Sonuç olarak önümüzde bir ayı aşkın bir süre var. Siyasette 24 saat bile çok önemliyse, 8 Aralık’a kadar derelerin altından daha çok sular akacak. Akansoy ve Çağlar dışında başka isimlerin adaylıklarının da gündeme gelmesi, partide bir uzlaşının sağlanıp, tek adaylı bir kurultay olması kadar mümkün…
Bugün itibarıyla, Akansoy ve Çağlar aday olur veya olmaz onların bileceği iş. Ancak gerçek olan, CTP içerisinde önemli bir zümrenin, Özkan Yorgancıoğlu’na karşı bir duruş sergilediğidir. Bugüne kadar %30’un başkanı olarak lanse edilen ve bu nedenle psikolojik olarak rahatsız olan Yorgancıoğlu, öyle anlaşılıyor ki 8 Aralık’a kadar, rahat yüzü görmeyecek. CTP içerisinde eskiden de parti içerisinde tartışmalar yaşanıyordu ancak, o günkü tartışmalar ideolojik olurken, şimdi kavganın ideolojik değil, güç kavgası olduğunu çok rahat görebiliyoruz…
Ve son olarak adaylık sinyali veren Akansoy ve Çağlar’ın söyledikleri iyi okunmalı. Ne diyor Çağlar; “Özkan Yorgancıoğlu’nun eline çok önemli ve çok güzel fırsatlar geçmesine karşın parti içindeki hizipleşmeyi ortadan kaldıramadığı ve bütünleşmeyi sağlayamadı…” Akansoy ise, Hüseyin Ekmekçi’ye verdiği demeçte, “Uyumsuzluğun yarattığı huzursuzluk”tan söz ediyor ve bazı kişilerin “dışlandığını ve ötekileştirildiğini” dile getiriyor… Kurultay sonrası Özkan Bey seçimli veya seçimsiz yeniden genel başkan seçilebilir, bu oldukça kuvvetli bir ihtimal. Ancak bu, kurultay sonrası partide huzurun sağlanacağı anlamına gelmemelidir. Çünkü taraflar çok keskin bir ayrılık yaşıyor. Tuhaf olan da, kimsenin bu konuda uzlaşı adına olumlu bir adım atma yoluna gitmeyişidir. Korkarım, bu bölünmeden de birileri kendine rant sağlamayı düşünüyor…
YERİN KULAĞI VAR
GÜNÜ KURTARMA:
Herkes gibi ben de aynı görüşteyim; elektriğe yapılacak zam, ne elektrikte yeni yatırımları, ne de Kıb-Tek’in kurtulmasını sağlayacak. Bunu sadece zamdan etkilenecek kesimler söylemiyor, tüm ekonomi örgütleri de söylüyor. Ancak görünen o ki, yine uygulama günü kurtarma amaçlı olacak ve kısa süre sonra zammı göreceğiz. Aynen Lefkoşa Belediyesi’nde, aynen KTHY’de olduğu gibi bir akıl tutulması yaşanacak. Belki bir kaç ayı rahat geçirecekler, ondan sonrası yine tufan…
BOĞULDUK: Memleket borç batağında. Maaşlar dahi krizde. Bizim tartıştığımız konulara bakın; kimler nerelere müdür-müsteşar olacak, kim kimi nasıl kayıracak, partilerde kim başkan olacak, bıyıklılar mı bıyıksızlar mı kazanacak, kim kiminle birleşecek, vatandaşlıklar ne olacak, kabuller, kabuller, kabuller… Yalan mı? Bakın çıkan haberlere, resmen boğulursunuz. Korkarım hükümet de boğulmuş durumda ki, doğru dürüst yoluna devam edemiyor…
DOSTLAR ALIŞ VERİŞTE GÖRSÜN:
Polis Örgütü’nde son yapılan terfileri araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komitesi Başkanı CTP Milletvekili Salih İzbul, araştırmadan çıkacak sonuca göre terfileri iptal etme ya da terfi verme gibi bir yetkileri olmadığını ifade ederek, “Biz sadece kamu vicdanını derinden yaralayan, polis örgütünün motivasyonunu kırabilecek bu olayın araştırmasını yapacağız” dedi. Bunun Türkçesi, “dostlar alışverişte görsün” değil de nedir? Bunca tantanaya ne gerek vardı ki..?
ALIŞTIK ARTIK:
UBP döneminde akaryakıta yapılan zamlar gazete manşetlerine taşınırken, şimdilerde biraz da görmezden geliniyor gibi geldi bana. Kıbrıs Türk Petrolleri, tarafından akaryakıt bayilerine 22 Ekim’de gönderilen mesajda, akaryakıta 1 kuruş zam yapıldığı belirtildi. Zam hakkında herhangi bir duyuru yapılmazken, zamlı fiyatlara alışkın olan vatandaşlar bu artışın farkında olmadı. Gerçekten kaçımızın zamdan haberi oldu. Zaten olsak ne fark edecek ki? Alıştık artık…
BİR SUS ZAROĞLU:
Hataylılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Bertan Zaroğlu inatla yarayı kaşımaya devam ediyor. Haftalardır vatandaşlık konusunda çeşitli beyanatlar veren Zaroğlu, önceki gün bakanlık önünde eylem yapıp hesap sormuş. Bu ülkede toplumsal barışa en çok ihtiyaç duyulduğu bir dönemde, ajitasyon yapmanın kime ne faydası olabilir ki? Bertan Zaroğlu’na tavsiyemiz biraz daha toleranslı davranması ve kullandığı sözleri iyi tartmasıdır…
PEŞ PEŞE GELİYOR:
Öyle anlaşılıyor ki yakında gazete enflasyonu yaşayacağız. Halen mevcut onlarca gazete zor şartlarda yayınını sürdürmek için mücadele ederken, tıpkı Türkiye’deki gibi gücü eline geçirme ve kendi taleplerini medya baskısıyla elde etme hayali kuran birçok işadamı, bugünlerde medya patronluğuna soyundu. Temel Bulut, Besim Tibuk, ve bir başka işadamı derken son olarak da bir internet sitesi, üniversite patronu ve iş adamı ortaklığında yeni bir gazetenin daha yayına gireceği iddia ediliyor. Devletle iş olanlar, işin kolayını bulmuşlar anlaşılan. Haberdar gazetesi örneği önümüzde dururken…
HAMAMA GİREN TERLER:
Toplumcu Demokrasi Partisi Milletvekili Zeki Çeler kişisel Facebook profilinden yaptığı açıklama ile gündeme oturdu: “Bu Meclis’te sinir krizi geçirmemek elde değil…”. Zaten böyle bir dönemde vekil olmak için insanın mangal gibi yüreği olması gerekiyor. Hani bir laf var, “hamama giren terler” diye. Kimse sizi zorla vekil yapmadı Zeki Bey…
ZİRVEDEKİLER
Teberrüken Uluçay: İçişleri Bakanı Uluçay, kararlı duruşu ve açık sözlülüğü nedeniyle zirvede. Yasa çıkana kadar vatandaşlık işini askıya aldıklarını ve yeni yasanın son sürat hazırlandığını söylüyor. Umarım en kısa sürede sonuçlanır ve de aklına gelenin istediği gibi vatandaşlık dağıtamayacağı bir sistem oluşturulur, bir daha bozulmayacak kurallar konur…
DİPTEKİLER
Kıb-Tek Gerçeği: Tuluy Kalyoncu El-Sen eski başkanı. Dün Kıb-Tek’in toplam borcunun 346 milyon, alacağının ise 517,5 milyon lira olduğunu açıklamış. Bilmiyor değildik. Biliyoruz da, önemli olan, bu hükümetin de bu alacağı toplamaya niyetinin olmaması. Ya da “mümkünü yok” mu demek mi lazım acaba? Öyleyse yapılacak olan basittir, vur abalıya. Abalı kim, bizler. Kıb-Tek’i batıranları yeniden ve yeniden seçip Meclis’e sokanlar. Tabii bu arada, günde 2 bin liraya varan maaş çeken Kıb-Tek mensupları bulunduğu iddialarını da unutmamak gerek…

Hz. İsa’nın havarilerinden Apostolos Andreas’ın kalıntıları Güney Kıbrıs’ta Aya Soyfa Kilisesi’nde ziyarete açıldı. Binlerce ziyaretçi arasında Rum lider Anastasiadis ilk sırada yer aldı
































