KıbrısManşet

CTP: Yangınların önlenmesinde hükümetin ihmali var


Cumhuriyetçi Türk Partisi, son dönemde yaşanan yangınlarla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, hükümeti zaafiyet ve ihmalkarlıkla suçladı

“Son yangının önlenmesinde hükümetin zafiyet ve ihmali vardır”

Yangınların, çok sıcak geçen yaz aylarında ülkemizin karşı karşıya kaldığı en büyük tehlikelerin başında geldiğine dikkat çekilen açıklamada, kurak ve sıcak geçen yaz mevsiminde, gerek alçak bölgelerdeki arazi yangınlarının, gerekse dağlık ve sarp bölgelerdeki orman yangınlarının çok büyük kayıplara yol açtığı belirtildi.

Basın açıklamasında, “Bu kayıplar gelecek nesillerin sağlıklı çevreye sahip olma hakkını da riske etmektedir. Yangın tehlikesinden korunmanın ve yangınları olası en az hasarla söndürmenin ilk kuralı önleyici faaliyetlerin gününde ve eksiksiz olarak yerine getirilmesidir” denilerek, en az bunun kadar önemli olan bir başka kuralın da yangın bakımından en tehlikeli dönemde, izleme, kontrol ve gerektiğinde müdahaleye hazır vaziyette, mesainin kesintisiz sürmesi gerekliliği olduğunun altı çizildi

“Son iki haftalık dönemde, hemen her gün birden çok yangınla baş başa kaldığımız ülkemizde, yangına hazırlık bakımından çok ciddi bir zafiyet ve ihmalin olduğu acı deneyimlerle ortaya çıkmış bulunmaktadır” diyen CTP, özellikle orman yangınlarının önlenmesi amacıyla, yürürlükteki mevzuata uygun önlemlerin ya hiç alınmamış ya da çok gecikmeli olarak alınmaya başlanmış olduğu ileri sürüldü.

CTP’den yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

Mevzuatta açıkça belirtildiği halde, Yangın Hazır Kuvvet Ekipleri gereken zamanda ve uygun biçimde oluşturulmamış ve çok geç kalınmıştır.

Orman Yangınlarını Önleme ve Mücadele Tüzüğü’nde 1 Nisan – 30 Kasım döneminde görev başında olması gereken bu ekiplerin oluşturulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı beş haftalık bir gecikmeyle, 4 Mayıs’ta alınmıştır.

Bu, ortada ağır bir ihmal olduğunun en açık göstergesidir. Yangın emniyet yollarının hala temizlenmemiş olması, çok açık bir ihmaldir.

Yangın Hazır Kuvvet Ekipleri tarafından 24 saat esasına dayalı olarak, aralıksız yerine getirilmesi gereken yangın gözcülüğü görevlerinin hala yapılmıyor oluşu çok ağır bir ihmaldir.

Nitekim son yaşanan ve tarihi kayıplara yol açan Tepebaşı – Kalkanlı büyük yangını, bölgedeki bir gözlem kulesi civarında başladığı halde, kulede gözlemci olmadığından, ancak Alo 177 Orman Yangını İhbar Hattı’na gelen bir telefonla öğrenilmiştir.

İşte bunun affedilir ya da görmezden gelinir yani yoktur ve olamaz. Yangınların yayılmasını önleyecek müdahalenin, hava koşulları da dikkate alınarak yapılamıyor olması da affedilir değildir.

Son büyük yangında olduğu gibi, yangının yönü ve rüzgar şiddeti doğru hesaplanamadığı ve gerekli söndürme işlemi gereken biçimde organize edilemediği için yangın çok büyük bir alana yayılarak can ve mal kaybı riskini beklenenden daha çok artırmıştır.

Ayrıca gerek Türkiye’den gerekse Güney Kıbrıs ve İngiliz Üs Bölgesi’nden talep edilecek yangına müdahale hava araçlarına ilişkin bir hareket planı, aylar öncesinden hazırlanmış olmalıyken, bu büyük yangın sırasında herhangi bir plana bağlı olmadan müdahalede bulunulduğuna üzülerek şahit olduk.

Hükümet makamlarından gelen “sabotaj” iddiaları elbette güvenlik birimlerimiz tarafından titizlikle araştırılıp soruşturulmalı ve varsa sorumluları derhal adli makamlara havale edilmelidir.

Ancak, buna ek olarak, hükümet hiç zaman kaybetmeden idari soruşturma da başlatmalı ve hem yangın önleme faaliyetleri, hem de söndürme çabaları sırasında ihmali ve/veya kusuru olanlar da saptanarak haklarında gerekli işlemler yapılmalıdır.

CTP olarak bu konunun takipçisi olmaya ve hiç olmazsa bu noktadan sonra, gözlemeye, önlemeye ve söndürmeye ilişkin günümüz koşullarına uygun gerekli önlemler hızla alınıncaya ve sorumlular ortaya çıkarılıncaya kadar konunun gündemden düşürülmesini engellemeye kararlıyız.

Cumhuriyetçi Türk Partisi

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı