Çözümsüzlüğün Çözüm Olduğu Ülke - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Perşembe, Mayıs 30, 2024
KıbrısKöşe Yazarları

Çözümsüzlüğün Çözüm Olduğu Ülke

Mahmut KanberMahmut Kanber

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, tarihindeki çeşitli dönemlerde gerginlik çözüm ve çözümsüzlükten beslenen bir gelenekçilik ile iç içe geçmiş bir ülkedir. Özellikle 1974 sonrası Kıbrıslı Türklerin Siyasal dönüşümünde ve devletleşme sürecinde, bir jenerasyonun üzerinde derin etkiler bırakmış ve bu etkiler, sonraki kuşakların düşünsel temelini şekillendirmiştir.

Kıbrıs Türk halkının siyasi, ekonomik ve günlük yaşam pratiklerinde belirginleşen gelenekçi yaklaşım, sadece politik alanla sınırlı kalmayıp toplumun her alanında etkili olmuştur. Çözümsüzlük, sadece bir siyasi retorik olmanın ötesinde, bütün yaşam alanlarında karşılaşılan olumsuzlukların kaynağı ve çözüm arayışlarının temelini oluşturan bir psikolojiye dönüşmüştür.


Halkın yaşadığı olumsuzlukların temelinde yatan ana kodlar, çözümsüzlüğe dair bir refleksin toplumun geneline nüfuz etmesiyle ortaya çıkar. Bu süreç, her türlü meseleyle karşılaşan bireylerin, işlerin olumsuz başlaması noktasında bir sorun çıkacakmış gibi davranma ve sorunları çözme mücadelesi verme eğiliminden kaynaklanır.

Bu durum, halkın genel yaşamındaki tüm alanlarda olumsuzlukların nedenlerinin ana kodlarının çözümsüzlük olduğunu göstermektedir. Çözüme ulaşmak için mücadele eden toplum refleksi, yaşanan sorunların ana meselesi olan arayışla sorun çözme noktasında mücadele etmektedir. Bu süreci yürütmek, halkımızın tüm meselelerde yapacağı işte bir sorun çıkacakmış gibi ve o sorunu çözmek için çözüm geliştirmek zorunda olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum, halkımızın kişisel gelişimi noktasındaki toplumsal kodları ve ülkedeki işlerin olumsuzlukla başlaması noktasını kabul edilmektedir.

Bireyden topluluğa, topluluktan topluma, toplumdan halka dönüşen ülkemizin insanlarının yarım asrı bulan kurumsal yapısı ve devletinin kodlarındaki çözümsüzlük refleksi ve psikolojisi, bugüne kadar halkın yaşamsal alanlarında ve siyasal alanlarında karşısına çıkmış olmasına rağmen, çözüm bulma noktasında daha palyatif ve kişisel çözümlerin veya zümresel çözümlerin yeterli olduğu gibi bir algıya da halkın büyük bir kısmı inanmaktadır.

Bu durum, Kuzey Kıbrıs’ın  tarihsel geçmişi içindeki çözümsüzlük ve mücadele refleksini açıklar niteliktedir. Tüm bu faktörler, çözüm arayışının sadece siyasal arenada değil, bireyin günlük hayatında da etkili bir şekilde varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.

Sonuç olarak:

Belirginleşen çözümsüzlük kodlarıyla baş etmek, geçmişteki deneyimlerden ders çıkarmak ve bu deneyimleri çözüm arayışlarında kullanmak, Kuzey Kıbrıs’ın gelecekteki toplumsal dönüşümlerine yeni bir perspektif kazandırabilir. Bu perspektif, çözüm arayışının sadece siyasal arenada değil, aynı zamanda bireyin günlük yaşamında da etkili olabileceğini gösterir. Geçmişteki çözümsüzlükten alınan dersler, toplumun birlikte hareket ederek daha sürdürülebilir çözümler bulunmasına katkıda bulunabilir. Bu bağlamda, halkın bir araya gelerek ortak bir çözüm vizyonu oluşturması ve bu vizyonu gerçekleştirmek için birlikte çalışması, çözüm arayışlarında yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

 

 

 

 

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar