Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için devam eden müzakerelerde hedef 2016 yılı içerisinde kapsamlı bir çözüm planının ortaya çıkarılması.
Ve bunun iki halkın onayına sunulması…
Bu başarılabilir mi bilemiyorum ama liderler bu konuda iddialı.
Bekleyip göreceğiz.
Zaten Kıbrıs’ta yıllardır ömürler beklemekle tüketildi.
Nesiller her yeni yılda pompalanan Kıbrıs konusuna çözüm bulunacağı mesajları ile umutlandı ama umutlar günün sonunda hayal kırıklıkları ile sonlandı.
Adanın Kuzey’inde yaşayan bizler ülkedeki pek çok sorunun çözümünü yıllardır Kıbrıs meselesinin çözümüne bağladık.
Ve maalesef yan gelip yattık.
Sanki bir sabah çözüm olduğunda memleketteki tüm sorunlar bitecek!
Örneğin evlerde akan tuzlu suyun yerini temiz, içilebilir sular alacak.
Kamu Yönetimi sihirli bir el değmiş gibi bir anda halka hizmet edecek bir yapıya bürünecek.
Sağlıkta, eğitimde yaşanan sorunlar bitecek.
Her tarafı delik deşik olmuş yollar çözüm için imzalar atıldığında dümdüz olacak.
Trafik kazaları bitecek.
Yani kısacası darmadağın ettiğimiz evin içi bir anda çözümle birlikte tertiplenecek.
Çevre sorunları geride kalacak.
Yok böyle bir şey.
Böyle bir dünya yok.
2016 çözüm yılı olacaksa bizim yapacak çok işimiz olmalı.
Evimizin içini tertiplemek için çoktan seferberlik ilan etmeliydik.
Etmedik.
Ülkede gündem, yaratılan yapay krizler.
Dünyadan kopuk yaklaşımlarla sloganların arkasına saklanılarak ülkenin yarınları tüketilmeye devam ediliyor.
Yapılan tartışmalar ekonomik akıldan çok uzak.
Ortada icraat yok.
Reformlar hala bekletiliyor.
Yıllardır birikmiş sorunlara yenileri el birliği ile ekleniyor.
Elde kalan ne varsa cömertçe harcanıyor.
Bu arada müzakere masasında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider Anastasiades adanın kuzeyinin AB ile uyumunun müzakerelere paralel yapılacak çalışmalarla sağlanması konusunu da ele alıyorlar.
Bu yönde adımlar atılması konusu gündemde.
Ama en büyük endişe uyum için yapılacak çalışmalarda muhatap bulunup bulunamayacağı.
Daha da önemlisi bu çalışmalara sahip çıkacak bir siyasi iradenin var olup olmadığı.
Ne kadar garip değil mi!
Çözüm ve AB yolunda kime sorarsanız mangalda kül bırakmaz ama sıra bu konuda iş yapmaya, bir şeyleri uygulamaya koymak için adımlar atmaya geldi mi muhatap bulmakta zorlanılır.
Tam bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti klasiği.
Daha fazla söze gerek yok!


























