Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekteri Güven Bengihan, sağlık alanında yaşananları ve yapılan yeni yasal düzenlemeleri Havadis’e değerlendirdi.
“PERSONEL EKSİKLİĞİ BÜYÜK SORUN”: Bengihan: Kamu hastanelerinde birçok branşta çok büyük oranda personel eksikliği var. Kamu sağlık çalışanları hizmet verme noktasında üstün performans gösteriyor, fiziksel ve psikolojik yıpranıyor. Halk hak ettiği sağlık hizmetini alamıyor
“SÖMÜRÜ- DARBE -SUÇ”: Bengihan: Devlet hastanelerinde taşeron firmanın istihdam ettiği temizlikçiler kamu görevi yapıyor. Bunun yasada yeri yoktur, suç işleniyor. Emek sömürüsü de var. Bu insanlara aylarca maaş ödenmiyor. Taşeron firmaların bu istihdamları örgütlü mücadeleye de darbe vuruyor
“DÖNER SERMAYE YASASI’NA KARŞIYIZ”: Bengihan: Döner Sermaye Yasası’nın sağlığın özelleştirilmesinin önünü açacağına inanmaktayız. Sağlık hizmetlerinin kalitesi ve niteliği düşecek. Döner Sermaye Yasası, Kamu Görevlileri Yasası ile de çelişiyor. Bu yasa, kamuda çalışma barışını da bozacak. Kaos kapıda
Duygu ALAN
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekteri Güven Bengihan, sağlık alanında ciddi sıkıntılar olduğunu belirterek, sağlıktaki sorunlar nedeni ile halkın hak ettiği sağlık hizmetini alamadığını kaydetti.
Bengihan, kamu sağlık çalışanlarının ise mevcut sistemsizlik altında hem bedenen hem de ruhen ezildiklerini ifade etti.
Bengihan, kamu sağlık alanı ile ilgili yasaların güncellenmemesi konusunda da yetkilileri eleştirdi.
Güven Bengihan, sağlık alanındaki sorunları ve kamu sağlık çalışanlarının görevini yerine getirmek için yaşadıkları sıkıntıları Havadis okurları ile paylaştı.
“En büyük sıkıntı personel eksikliği”
KTAMS Genel Sekreteri Güven Bengihan, sağlıkta en büyük sorunlardan birinin personel eksikliği olduğunu ifade etti.
Bengihan, doktor, hemşire, perfüzyonist, diyaliz teknikeri, anestezi teknikeri, laborant, mikrobiyolog, biyolog, kimyager gibi birçok branşta hastanelerde çok büyük oranda personel eksikliği olduğunu söyledi.
Bengihan, personel eksikliği nedeni ile halkın hak ettiği sağlık hizmetini alamadığını belirtti.
Ülkede artan nüfus ile birlikte devletten sağlık hizmet alan kişi sayısının da arttığına işaret eden Bengihan, personel eksikliği nedeni ile kamu sağlık çalışanlarının hizmet verme noktasında üstün performans gösterdiklerini bu sebeple hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıprandığını söyledi.
Güven Bengihan, hükümetlerin ekonomik nedenleri ortaya koyarak “tedbir” adı altında bir takım kısıtlamalara gitmesi, altyapı yönünden eksikliklerin tamamlanmaması halinde kamu çalışanlarının hata yapma riskinin de artacağını söyledi ve “Sağlık hizmetlerinde tasarruf da asla olamaz” dedi.
Sağlık hizmetlerinde hata riskinin en aza indirilmesi gerektiğini kaydeden Bengihan, “Kamu sağlık çalışanlarının verimli ve kaliteli hizmet verebilmesi için de sağlık alanlarının altyapısının oluşturulması gerekir” diye konuştu.
“Girne’de birçok branşta hekim eksikliği var”
Güven Bengihan, ülkede en büyük hastane konumunda olan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin kapasitesinin çok üzerinde hasta barındırdığını söyleyerek altyapı ve teknik yönden yetersiz kaldığını ve artık güncelliğini yitirdiğini kaydetti.
Bengihan, elektronik ve teknik donanım yönünden halkın hak ettiği sağlık hizmetini alabileceği yeni bir hastanenin yapılacağının sözünün verildiğini ancak bu hususta henüz somut bir adım atılmadığını belirtti.
Girne Akçiçek Hastanesi’nde bir fiil hizmetlerin yürüyebilmesi için Kardiyolog, Radyolog ve Dahiliye Doktoru olmadığını dile getirdi.
Bu branşlardaki hekim eksikliğinin Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde görevli hekimlere ek nöbet yazarak giderilmeye çalışıldığını ifade etti.
“Hızır Servis ile ilgili yasa yok”
Güven Bengihan, KKTC’de halen daha “112 Hızır Servis” ile ilgili bir yasa olmadığını söyleyerek “112 Hızır Servis”te görevli çalışanların o görevi yapmak için yasal yönden yetkili olmadıklarını ifade etti.
Bengihan, Girne Akçiçek Hastanesi’ndeki personel eksikliği nedeni ile hastanesinin Hızır servisinde görevli hemşirelerin aynı zamanda acil servisinde de hasta baktığını kaydetti.
“Sıkıntıların sorumlusu sağlık bakanlarıdır”
Güven Bengihan, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Teşkilat Yasası’nın 7 yıldır teknik komite olduğunu söyleyerek “Bu hususta gelmiş geçmiş hiçbir sağlık bakanı gerekli iradeyi ortaya koymadı” dedi.
Bengihan, “Sağlık artık dünyada branşlaşarak geliştirmiştir. Avrupalılar nasıl daha iyi sağlık hizmeti verebilir bunun gailesini yaşıyor KKTC’de ise 7 yıldır Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Teşkilat Yasası teknik komitede tamamlanamadı. KKTC’de 7 yıl içerisinde görev yapmış tüm sağlık bakanları bu yasanın sorumlusudur. Dolayısıyla sağlıkta yaşanan sorunların da sorumlusudur” diye konuştu.
“Döner Sermaye Yasası’na karşıyız”
“Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Teşkilat Yasası’nı 7 yıldır teknik komitede tamamlanamazken ne hikmetse Döner Sermaye Yasası, 4 ay içerinde tamamlanmış ve meclis alt komitesine gönderilmiştir” diyen Bengihan, Döner Sermaye Yasası’nda murat edilenin sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin yavaş yavaş önünün açılması, sağlığı paralı hale getirmek olduğunu kaydetti.
Bu yasa tahtında kamu sağlık çalışanlarının mesai saatleri içerisinde performansa dayalı ücret alacaklarını yani mesai saatleri içerisinde baktığı hasta sayısına göre ücret alacağını belirten Bengihan, mesai saatleri içerisinde hizmet alan tüm vatandaşların da belli bir ücret ödeyeceğini söyledi.
Bengihan, “Tüm bunlar olurken finansman olarak da Genel Sağlık Sigortası’nı yürürlüğe koyacaklar. Ancak kimin finanse edeceği belli değil. Genel Sağlık Sigortası’nda bu Döner Sermaye Yasası’nı karşılayabilecek bir bütçe yoktur” dedi.
Bengihan, döner sermayenin bütçesinin genel bütçede mi yoksa özel bütçede mi olacağı konusunda da sıkıntı olduğunu belirterek “Sağlık Bakanlığı bunun kendi özel bütçesinde olmasını istiyor. Maliye Bakanlığı da genel bütçeye bağlı olmasını istiyor. Biz ise örgüt olarak Döner Sermaye Yasası’nın tamamen sağlığın özelleştirilmesinin önünü açacağına inanmaktayız ve bu yasaya karşıyız” diye konuştu.
“Yasalar çelişecek”
Bengihan, Türkiye’de yapılan anketlere göre, döner sermayenin uygulanması ile birlikte sağlık hizmetinde kalitenin yüzde 61 düştüğünü kaydederek halkın birçoğunun doktorların kendileri ile ilgilenmeleri konusunda memnuniyet getirmelerine rağmen aldıkları hizmetinin kalitesinin düştüğünü ifade ettiğini belirtti.
Bengihan, “Çünkü hastaları hastalarla ilgili geçirmeleri gereken muayene süresinin kısaldı. Bir hasta muayenesi için minimum 20 dakikaya ihtiyaç var ama performansa dayalı ödenek alacakları için doktorlar hastaları bir meta olarak görüyorlar. Gerekli muayene maalesef yapılmıyor” dedi.
Bengihan, KKTC’de Döner Sermaye Yasası’nın Kamu Görevlileri Yasası ile de çelişeceğini kaydetti.
Bengihan “2008’den önce devlet memeurlarının sosyal sigorta yatırımları bulunmamaktadır. Peki ben 1997’de işe girdim ve 20 yıldır emekli sandığına yatırımım var sosyal sigortaya kesintim yoktur. Ben Genel Sağlık Sigortası’ndan yararlanacak mıyım, bunu kim finanse edecek?. Sosyal sigorta kurumu dışında emekli olanların ve sigorta yatırımı bulunmayanların sağlık hizmeti bedelini kim karşılayacak? Diye sordu.
Güven Bengihan, “Anayasada, sosyal devlet anlayışına göre sağlık herkesin hakkıdır ve Kamu Görevlileri Yasası’na göre kamu görevlilerinin ücretsiz tedavi hakkı vardır. Yasada ücretsiz tedavi hakkı varken nasıl hastanede döner sermaye adı altında ücret alınacak? Bir kere burada yasalar çelişecek” diye konuştu.
“Kaos ortamı doğacak”
Bengihan, Döner Sermaye Yasası’nın kamuda çalışma barışını da bozacağını, kamu sağlık çalışanları arasında huzursuzluğa neden olacağını söyledi.
Bengihan, “Kamu sağlık çalışanları arasında kaos ortamı doğacak” dedi.
“Sağlıkta taşeronlaşma başladı”
Güven Bengihan, 2014 yılında meclisten oybirliği ile geçen Kamu Görevlileri Yasası’ndan geçici istihdamın kaldırıldığını ancak geçici memur istihdamının şimdi taşeron firmalar tarafından yapıldığını kaydetti.
“Şuan hükümet edenler sağlıkta yaşanan bu personel eksikliğini gidermek ve sorunu ortadan kaldırmak yerine kendilerince ve partizanca bir yöntem uygulamaya başladılar” diyen Bengihan, “Bir yandan da UBP-DP azınlık hükümeti 25’er, 25’er işçi adı altında her ay kendi partililerini kamuda istihdam ediyor. Kooperatif Merkez Bankası’na 100’e yakın, Vakıflar Bankası’na 20’den fazla istihdam yaptılar. Birçok kamu kurum ve kuruluşlarında da istihdam yapmaya başladılar” diye konuştu.
Ülkedeki devlet hastanelerinin tümünde taşeron firma tarafından istihdam edilen temizlikçilere kamu görevi yaptırıldığını söyleyen Bengihan, “Bu kişiler temizlikçi olarak istihdam edilip, hastanelerde, muhasebe görevi yapıyor. Eczanede eczacı gibi görev yapıyor. Kayıtta kayıt memuru gibi işlem yapıyor. Bir de üstüne üstlük Lapta Huzur Evi’nde hemşire istihdam edecek diye utanmadan özel temizlik şirketi münhal çıkıyor. Bunun yasada yeri yoktur tamamen suç işlenmektedir” diye konuştu.
Bengihan, Nüfus Kayıt Dairesi’nde de taşeron firma tarafından istihdam edilen bir işçinin şuanda kamu görevlisi gibi çalıştırıldığını kaydetti.
Bengihan, “Bu tamamen suçtur anayasaya da aykırıdır. Aslında bu istihdamı siyasiler partizanca yapıyor ama maaşı taşeron firma veriyor. En kötüsü de bu insanların da emekleri sömürülüyor. Lefkoşa’dakiler 3, Girne’dekiler 2 aydır maaşlarını alamıyor. Taşeron firmaların yaptığı bu istihdamlar örgütlü mücadeleye de darbe vuruyor” dedi.
































