Köşe Yazarları

Çözüm olursa değişeceğiz


“Yıkacağız” demiyorum. “Değiştireceğimiz” 42 yıllık bir coğrafya ile bu coğrafyada 42 yıldır kan tere batarak yaşarken devletini kuran insanların düzenidir.

Belki bu düzen şaibelidir, ambargoludur, cefası sefasından çoktur, yaşamı kahır doludur, kendine ait parası, devletini tanıyanı bile yoktur!

Olsun ama. Barış Harekâtında doğanların şimdi çocukları vardır. Evleri, işleri vardır…

Kaldı ki mesela Barış Harekâtından bir gün önce Mağusa kasabası Surlariçi’nden ibaretti! Dışındaki Baykal, Sakarya ve Karakol mahallelerinde beş on evden gayrısı yoktu. Bugün Mağusa’nın bir ucu Derinya sınırındadır bir ucu Boğaziçi kasabasına dayanmaktadır.

Keza Lefkoşa ile Girne devasa kentler durumuna gelmişlerdir. Köylerimiz bile değişmiş, kerpiç taş evlerin yerine villalar kondurulmuştur.

Geçmişte nüfusumuz 120 bini geçmezken şimdilerde defakto sayımla 500 bine ulaşmıştır.

Onlarca beş yıldızlı otellerimiz, onu aşkın üniversitemiz, hava ve deniz limanlarımız, sanayi tesislerimiz, borularla Türkiye’den akan suyumuz vardır.

Dahası iyi kötü devletiz. Seçimle gelip giden hükümetlerimiz vardır. Anayasamız, Meclisimiz vardır. Demokratik hukuk devleti olduğumuzu her vesile ile söyleriz.

…İşte çözümle birlikte, değiştirip yerine yenisini koyacağımız bu devletle (“düzensizlik vardır” desek de) bu kurulu düzendir!

O değişim sonucunda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.. Hatta büyük olasılıkla AB’nin müktesebatından dolayı belki sınırları çizilmiş “bizimdir” diyeceğimiz bir Kuzey devleti de olmayacak.

Belki 42 yıldır kullandığımız için “bizimdir” dediğimiz mülkümüzün bir bölümünü de iade ederken, coğrafyamız daha bir küçülecek!

Türkiye ve Türkiyeliler adadan ayrılırken belki yerlerini Kuzey’deki ikametleri ile bir kısım Rum ahali dolduracak.

Yeniden başlayacak sosyoekonomik ilişkilerde iki halk arasında rekabetler başlayacak.

Meclisimiz dörtte birlik nüfusumuzdan dolayı “Cemaat Meclisine” dönüşürken,  azınlık çoğunluk oranıyla yer alacağımız federal Meclis’te tüm Kıbrıs’ın iç ve dış politikalarını tartışacağız. Kendi öz Meclisimizde bile gürültülü kavgalı oturumlar yaparken o Federal Mecliste her halde uslu uslu oturmayacak bu kez Rum parlamenter dostlarımızla kavga edeceğiz!

Medyamız Kuzey Kıbrıs’ı aşıp   Güney’e uzanacak. Muhabirler Güney’de haber kovalayacak, sorunların yorumları Güney’in yetkilileri ile sorumlularını da içerecek!

“Onlar öyle de biz neden böyleyiz” kıyaslamaları hiç bitmeyecek.. Vesaire…

Kısaca çözüm olursa 42 yıllık düzeni değiştirip yerine bir başka düzen koyacağız. İyi mi olacak, kötü mü olacak! “Büyüklerimiz” çok iyi olacak diyorlar. Dünya hukukunun bir parçası olacakmışız…

***

YAZMAKTAN USANDIM

Bir yerlere kaçacak değilim. Sadece bir iki gün gazete yığınları içine yumulmadan, televizyon haberlerine dalmadan, ona buna takılmadan, Sn. Akıncı’nın sivrisineklerinden biri olmadan, bazen yazdıklarımı okurken kendime sövmeden, “Köşemin” neden hastane duvarları gibi bembeyaza büründüğünün merakıyla uğraşmadan en önemlisi yazma gailesi çekmeden kendimi rölantiye çekeceğim… Bay bay…

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı