EğitimKöşe Yazarları

Çokkültürlü öğretim süreçleri nasıl yaratılabilir?

Kemal Akkan Batman






KKTC okullarında sınıflar çok farklı kültürlerden öğrencilerle dolu. Bu farklılıklar ikiye ayrılabilir. Birincisi göç nedeniyle adaya gelen ailelerin çocuklarıdır. Söz konusu öğrenciler adaya geldikleri kültürleri sınıflara taşır. Örneğin Rus, Hindistan, İngiliz, Vietnam, Pakistan’dan gelen çocuklar kendi ana dillerini, kültürel değer yargılarını içselleştirerek sınıflara katılırlar.

İkincisi KKTC vatandaşı olup farklı kültürlerin değer ve normlarını içselleştirip, farklı tutumları ve davranışları olan öğrencilerdir. Örneğin Kürt, Alevi, Rus öğrenciler kendi kültürel davranışları ile sınıflara dahil olurlar.

Bunların dışında 1974 öncesi farklı yerleşim yerlerinde, değişik alt kültürleri olan ailelerin de farklı kültürel değer yargıları mevcuttu. Onların çocukları da sınıflarda farklılık oluşturur. En önemli örnek ‘çingenelerdir’. Yine Baf, Leymosun ya da Dillirga bölgesi gibi farklı kültürel özelliklerle sınıflara gelen öğrenciler de mevcut.

Kıbrıs çingenelerinin kendi kültürel davranış ve değerleri var; örneğin kendi ‘konuşma dilleri’. Sosyolojide bu tür topluluklara ‘alt kültür’ denir. Alt kültür ‘bir toplumda kendilerine has özellikleri ve ayrıcalıkları bulunan kültürlerdir’. Çingeneler gibi KKTC’de Kürt, Alevi, Arap alt kültürüne sahip topluluklar mevcut.

Ayrıca sınıflarda farklı cinsiyet, cinsel yönelimi, engelli olma durumu olan öğrenciler de yer alır. Alt, orta ve üst tabakadan gelen farklı öğrenciler, ait oldukları alt kültürün farklı değer yargıları, normları ve davranışlarını taşır.

Tüm bu farklılıklara öğretmenler kendi sınıflarında, daha genel olarak da müdür ve müdür muavinleri yani yönetim de okul düzeyinde ‘ciddi’ bir şekilde yanıt vermelidir. Kısaca tüm farklı grupların eğitimden en yüksek düzeyde kazanım elde etmelerine çalışılmalıdır. Eğitim sisteminde tüm çaba buna odaklanmalıdır.

Fakat KKTC eğitim sistemindeki eğitim ve öğretim programları ne yazık ki tekkültürlü (monokültürel) bir yapıdadır. O nedenle ilk iş olarak programların yeniden ‘çokkültürlü’ felsefeyle yeniden geliştirilmelidir. Var olan programlarla yukarıdaki farklı grupların başarı yakalaması engellenmektedir.

Peki öğretmenler programlara rağmen çokkültürlü öğretim için nasıl bir öğretim yaklaşımı kurgulamalı? Literatürde bu sorunun tek bir yanıtı yok. Çokkültürlü eğitim ile ilgi en çok araştırma yapmış ve kitap yazmış olan biliminsanı Banks, beş farklı çokkültürlü eğitim yaklaşımı önerir. Öğretmenler bu yaklaşımlardan bir tanesini veya birkaç tanesini eklektik olarak da kullanabilirler (Banks, 2013).

Söz konusu yaklaşımlar: Kültürel Farklılık ve İstisnai Gruplar Öğretimi; İnsan İlişkileri Yaklaşımı, Tek-Grup Çalışmaları Yaklaşımı, Çokkültürlü Eğitim Yaklaşımı; Çokkültürlü Sosyal Adelet Eğitimi. Öğretmenle bu yaklaşımları sınıf öüretiminde kullanabilirler.

Bu yaklaşımlar yanında sınıftaki öğretim sürecinde, hangi yöntem ve tekniklerin çokkültürlü sınıf uygulamasında kullanması gerektiği de önemlidir.

Jill Keith ‘Çokkültürlü Sınıf Yaratmak: Farklı Öğrenme Stilleri İçin Stratejiler’ adlı makalesinde yükseköğretim için öneriler yapar. Önerileri okulöncesinde liseye kadar öğrenci düzeyleri temelinde uyarlanabilir.

Öğretmenler öncelikle sınıftaki öğrencilerin farklılıklarını belirlemeli. Bu farklılıklar onlara nasıl bir öğretim gerçekleştireceklerinin en belirleyici öğesidir. Öğrenciler, tanımak için Psikolojik Danışman ve Rehber gibi uzmanlardan da yardım alınabilir.

Öğretim sürecinde ‘görsel’ materyaller kullanılmalıdır. Fotoğraflar, sanat eserleri, çizimler ve grafikler, öğrencilerin anlamlar çıkarması ve eğitim kavramlarını belirli öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirmesine yardımcı olacak sözsüz yöntemler işe koşulmalıdır. Sınıfa kullanılan görseller, öncelikli olarak işitsel öğrenemeyen öğrencilere çok büyük fayda sağlar

Farklı öğrencilere fayda sağlayabilecek bir başka kanıtlanmış öğretim stratejisi de yaparak-yaşayarak öğrenmedir. Farklılıkları olan öğrencilerin sınıf materyalleriyle teknik olarak etkileşim kurabilecekleri fırsat yarattığından uygulama yaptırma, değişik öğrenme-merkezli etkinliklerine düzenleme ve ilgili ekipmanlarla beceri pratiği yapma ve uygulama yapma etklili yöntemler olarak kabul edilir (Allison ve Rehm 2007).

Keith, yaparak-yaşayarak öğrenme etkinliklerine örnek olarak; uygulama dersleri, saha gezileri, gösteriler, laboratuvar dersleri veya değişik uygulama aktivitelerini önerir*.

Öğrencileri uygulamalı etkinlikler veya projeler için gruplamak da önemli bir yöntemdir. Keith, bu tür bir işbirliğinin, çeşitli kültürlerden gelen öğrencilerin yanı sıra çeşitli dilleri konuşan öğrencilerin de dahil olduğu sınıflarda etkili bir öğretim yöntemi olduğunu belirtir. Gerçekten de öğrencilere ödev vermek ve birlikte çalışmalarını sağlamak, ilişki kurma, bilgi ve becerileri paylaşmak için bir fırsat yaratacaktır. Küçük grup veya büyük grup öğretimi çokkültürlü eğitim için çok etkili bir yöntem olur.

*https://tribalcollegejournal.org/creating-a-multicultural-classroom-strategies-for-diverse-learning-styles/







Başa dön tuşu