Çok geç olmadan - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Pazar, Aralık 4, 2022
Köşe Yazarları

Çok geç olmadan

Türkay Öyken

Ülkemizde sanayi sektörünün yoğun olmaması nedeniyle üretilen tehlikeli atık miktarı yüksek olmamakla birlikte, gerek hastaneler gibi sağlık kuruluşlarından kaynaklanan atıklar, gerekse evsel atıklarda bulunan tarım ilaçları kalıntısı tehlikeli atık kategorisine girmekte ve taşıma, depolama ve uzaklaştırılması ile ilgili birtakım yasalar mevcuttur. Sizler sormadan ben söyleyeyim. Ne yazık ki birçok konuda olduğu gibi bu konuda da mevcut yasaların yetersizliği ilk olarak karşımıza çıkıyor ve bunların yanı sıra yasaları uygulamada da ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. 

Tehlikeli atıkların çevre ve halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri yalnız Kıbrıs’ta değil dünyaya baktığımız zaman da tartışılamaz bir boyutta. Şöyle bir genel olarak konuyu incelediğimiz zaman sanırım konunun önemi yeterince anlaşılmaktadır. Kontrolsüz bir şekilde çevreye bırakılan tehlikeli atıklar hem bizler hem de yaban hayatı için oldukça ciddi tehdit unsurları içermekte. Ülkemizde Turizm ve Çevre Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Çevre Koruma Dairesi tarafından geçmiş yıllarda tehlikeli atıklarının olumsuz çevresel etkileri ele alınarak, KKTC’deki mevcut durum hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Bunun üzerine ‘tehlikeli atık’ sorununun çözümü için başlatılan ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen bu proje kapsamında halktan ve uzman kişilerden gelen değerlendirmelere yer verilmiş, bu konuda adımlar atılması beni oldukça mutlu etmiştir.


Ülkemizde hali hazırda yirmi sekiz belediye mevcut ve tüm yerleşim birimleri 2008 yılında gerçekleştirilen bir reform ile belediyelere bağlanmış durumdadır. Özellikle katı atık yönetimi uygulamasında atıklar, belediyeler tarafından toplanmakta, taşınmakta ve çok geri kalmış bir uygulama olan ‘vahşi depolama’ yöntemleriyle yok edilmektedir… Dikmen’i yaktık, patlattık, tükettik şimdi sıra geldi Güngör’e. Dört tarafı denizlerle kaplı eşsiz doğal güzelliklere sahip bir adadır KIBRIS. Çöp depone alanları şehirden uzak yerleşimin az olduğu yerlerde konumlandırılır. Bir Lefkoşalı olarak çocukluğumdan beri Dikmende sık sık patlayan çöpler için  ‘ Bu çıkan dumanlar ne? Yangın mı çıktı? Orası neresi oluyor tam? ’ sorularını birçok kez sormuşumdur. Bu da Dikmen Çöp Depone Alanı’nın bizlerle ne kadar iç içe konumlandırıldığını sanırım en iyi şekilde özetliyordur.

Geçmiş yıllara bakacak olursak birçok belediye kendilerine bağlı yerleşim birimlerinin katı atıklarını toplamakta ve işin kolayını seçerek yerleşime hiç de uzak olmayan bölgede vahşi depolama yöntemiyle yok etmektedirler. Bu alanların birçoğunda çöpler sadece alanlara bırakılmakta ve üzerleri toprak gibi örtü malzemeleriyle dahi kapatılmamaktadır! Günümüzdeki çağdaş düzenli depolama tesislerinde olması gereken standartları sağlamayan bu alanlarda katı atıkların depolanması, önceleri ciddi çevre sorunları yaratmıştır ve ne yazık ki izleri uzun bir süre daha geçmeyecektir. İşin doğrusunu söylemem gerekirse başımız daha çok yanacaktır. 

 

Taşkent Güngör’de bulunan tesis 2012 yılı başında tamamlanmış ve ayni yıl Nisan ayı itibarıyla işletmeye açılmıştır. Şu anda ülke nüfusunun yaklaşık olarak yarısının evsel katı atıkları, dokuz belediye tarafından bu tesise getirilmektedir. Üzülerek belirtmeliyim ki bu tarz tesislerde ayrıca olması gereken standartlardan çok uzak bir ‘Tehlikeli Atık Geçici Depolama Merkezi’ de bulunmaktadır. Az önce bahsettiğim gibi bir ada ülkesiyiz ve artan nüfus ile beraber atık sayımız günden güne hızla çoğalıyor. Peki, Güngör’de dolunca ne yapacağız? Yeşil Ada’yı çöplüğe mi çevireceğiz? Yazık… Bugün mevcut ‘Güngör Çöp Depone Alanı’ yapılan çalışmalara ve planlara göre ülkenin atıklarını 2026 yılına kadar karşılayacağı ön görülüyor. Fakat buradan belirtmek isterim ki bu kendi kedimizi kandırmaktan başka bir şey değil! Artan nüfus ve bu şekilde geri kalmış plansız yöntemlerle en geç 4-5 yıla kadar Güngör’ün de kapasitesini dolduracağını rahatlık ile söyleyebilirim. Bu yüzdendir ki ada için tek kaçış yolumuz geri dönüşüm! Ne demiş İngiliz REDUCE, REUSE, RECYCLE (3R). Atığını azalt, tekrar kullan veya bunları yapamıyorsan geri dönüştür. Avrupa’nın birçok bölgesinde bu bir iş kapısı. Devletin katkısı ile ülkede yaşayan insanlar atıkları toplayıp, topladıkları atıklardan para kazanıyorlar. Aslında bu en kolayı ve bizler her zaman ki gibi zoru seçiyoruz. Her zaman inandığım bir atasözü vardır ki, ‘Zararın neresinden dönersen dön kârdır.’

 
Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar