Köşe Yazarları

Çocuklara kolej sınavıyla kıymayın, yazıktır!..











Be arkadaşlar yanlışta ısrar etmek neden? Bir tane gelişim teorisyeni 10 ya da 11 yaşındaki çocukları ‘seçip–eleyen’ ilkokul sonu sınavını doğru buluyorsa amenna! Ancak buralarda ilkokul sonu ‘kolej sınavı’ hala daha 21. yüzyılda devam ettirilmektedir. Sınava giren %35 çocuk seçilir alınır, onlara kaliteli! eğitim sunulur; geriye kalan %65’lik çocuğa ise dur! denir; barikat var siz başarasızsınız geri! Denir.




Ne ölçtüğü belli olmayan iki sınavla çocuklar seçilmiyor ve ELENİYOR. 21. yüzyılda hiçbir teoriye uymayacak şekilde. Genelde alt sosyo ekonomik yapıdan gelen çocuklar ELENİYOR ve bu durum da kimsenin umurunda değil. Bunun ilerde telafisi de yok.



Kolej sınavı çocuklar üzerinde travmaya neden olacak psikolojik etkiler yaratıyor. Hem şimdiki yaşlarında, hem de sonrasında, kişiliklerinde ortaya çıkacak yaralar açmakta.

Kolej Giriş Sınavlarının Öğrenciler Üzerindeki Psikolojik Etkileri İle İlgili Öğretmen Görüşleri*’ adlı çalışmanın bulgularını aktarmak belki birilerini uyarır! Öğretmenler kolej giriş sınavlarının çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerini özetle şöyle aktardılar;

  • Kolej sınavı öğrencilerde uyku sorunu yaratıyor (63%),
  • Sınıfta ders esnasında karın ağrısı (63%), mide bulantısı (36%), kusma 27%, renk atma, nefes alış-verişte düzensizlik, baş ağrısı, saç dökülmesine neden oldu.Bir öğretmen ‘2-3 kişide büyük problemler yaşandı. Altına kaçırmaya kadar oldu. Sınavlar söz konusu olduğu andan itibaren başladı. Uykusunda altına kaçırma başladı’ dedi.
  • Sınav sürecinde öğrencilerde aşırı atıştırma gözlemlendi (36%),
  • Sınav sürecinde; sinirlilik 72.72%;  gerginlik, ağlama ve fiziksel saldırganlık ile vurma 36.36%; içe kapanma, bağırma, saldırganlık, panik ve endişe 18.18%;  sessizleşme, umursamazlık, hassaslaşma, kırıcılık, parlama, sözlü çatışma ve yıkıntı 9.09% gözlemlendi. Öğretmenlerin şu tespitleri dikkate değer: ‘SBS başladığı yıl sınıf bir bütün olarak karşıma farklı bir organizma olarak çıktı. Öyle bir korku var ki, Bize ne yapacaklar? diye soruyorlar’; ‘Herkes birbirini rakip olarak görmeye başladı’; ‘Birbirlerine karşı sabırsız ve öfkeli’; Günlük birkaç kişiyi dikişe gönderdik (hastane)’.
  • Öğrencilerin başarıp başarmayacakları hakkındaki düşüncelerinin günü gününe uymuyordu (birgün başaracağım diyen ertesi gün başaramayacağım diyor) 63.63%,
  • Öğretmenler, öğrencilerin diğerleri (öğretmen, arkadaş, aile)  başaracağıma inanmıyor 36.36% dediklerini aktardı. Aynı zamanda öğrencilerin başarısız olurlarsa utanacaklarını 45.45% ve okula gitmek istemyeceklerini 36.36% algıladıklarını belirtmişlerdir.
  • Öğretmenler, sınav sürecinde verilen etkinlikleri yapmada isteksizlik gösterdikleri 72.72%, gürültüden sesten rahatsız oldukları 63.63%; etkinliği yaparken öğretmenden sürekli yardım istedikleri 54.54%; etkinlikleri yaparken dikkatlerini toplayamadıklarını 45.45%, belirttiler.

SBS Sınavının Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri İle İlgili Aile Görüşleri**’ adlı diğer bir çalışmada ise aileler;

  • Çocuklarının uyku sorunu yaşadıklarını vurguladı (50%). Bir velinün Deneme sınavlarında uykusuzluk had safhada derim ama esas sınavda çok çok aşırı. Yatağa girmedik.’ İfadesi üzücü.
  •  Sınav sürecinde çocuklarının; mide bulantısı (62.5%), karın ağrısı (50%), baş ağrısı (25%), ishal ve kız çocuğunda adet görme ise (12.5%) gibi istenmedik fizyolojik tepkiler gösterdiklerini ifade etti. Velilerin şu görüşleri üzücüydü: Evet evet evet. Özellikle sınav günü. Deneme sınavlarında hafif olarak geçirdik bunu ama esas sınav günü karın ağrısı, mide bulantısı ve aynı zamanda ishal’ ve ‘Çok değişik şey…anlatılacak gibi bir şey değil’
  • Sınav sürecinde çocuklarının aşırı yemek yeme davranışı gösterdiklerini belirtti (62.5%).
  • Çocuklarının sınav sürecinde günlük olaylar karşısında; sinirlilik (87.5%), ağlama (87.5%), korku (75%), gerginlik (37.5%), aşırı tepki (37.5%), duyarsızlık (25%), üzülme ve kabuğuna çekilme (12.5%) gibi istenmeyen tepkiler verdiklerini belirttiler. Ailelerin şu görüşleri dikkat çekici: “Stresimiz arttı. Kardeşiyle diyalogu bozuldu. Evde kedi köpek gibi olduk”. …… “Orta yolu bulmaya çalışıyoruz ama… çok tartışıyoruz. Bu bir gerçek”. “Ağlıyor, kapıları çarpıyor” ve“Çok asabi”.
  • Çocuklarının başarılı olma ile ilgili düşüncelerinin; günü gününe uymadığını (75%), başaramayacağını (62.5%), sınavı iyi yapamayacağını (50%), arkadaşlarım benden daha iyi (37.5%) ve aklım almaz (12.5%), olduğunu belirttiler.
  • Çocuklarının çalışma davranışı ile ilgili; ebeveynle birlikte çalışmak isteme (62.5%), ders çalışmak istememe (50%), dikkatini toplayamama (37.5%), gürültü/sesten rahatsız olma (25%) ve aşırı ders çalışma (25%), olarak belirttiler.

Küçücük bedenlerin ve psikolojilerinin araştırmalarda da görülen psikolojik etkileri yaşamasını istemek ve sağlamak insanlık dışıdır. Yapmayın be arkadaşlar, çocukların sağlığı ile oynamayın.

* Beidoğlu, M ve Batman, K. A. (2011). Teacher Opinions on the Psychological Effects of SAT and CEE on Students. International Society for Educational Planning 41th Annual Meeting-Budapeste, Hungary
October 12-15.

** Beidoğlu, M ve Batman, K. A. (2011). SBS Sınavının Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri İle İlglili Aile Görüşleri. 3. Türkiye Eğitim Araştırmaları Kongresi, Girne, KKTC, Mayıs.

 

 





Başa dön tuşu