Köşe Yazarları

CHP’NİN KIBRIS’I AKP GİBİ

Başaran Düzgün yazdı






CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son geliş tarihini kendisinin de unutacağı kadar  uzun bir aradan sonra KKTC’yi ziyaret etmeye niyet etti.

Bu niyet doğrusu Kıbrıs’ta hoş bir şaşkınlıkla karşılandı.

Ada, zaten Erdoğan ile ciddi gerilmeler yaşıyordu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yapılan müdahalelere ilişkin rapor yayınlanmış, MİT elemanlarının açıkça ve pervasızca yaptıkları yeniden ortalığa saçılmıştı.

Bir önceki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı “beni ve ailemi tehdit ettiler” demişti ve bu da az-buz bir şey değildi.

Kıbrıs’ın efsane ismi Rauf Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş doğrudan Erdoğan’ı işaret ediyordu.

Türkiye’de demokrasi ve hukuk mücadelesi veren CHP’nin “görmez-duymaz-konuşmaz” halleri adalılar tarafından elbette garipseniyor ve bir miktar da öfkeye neden oluyordu.

Sanıldı ki Kılıçdaroğlu nihayet adaya vasıl edecek ve Erdoğan’ın yaptıklarına “dur orada” diyecek.

Hemen belirtmeliyim ki sanılan olmadı ve üstüne üstlük büyük bir hayal kırıklığı oldu.

Erdoğan mağduru Mustafa Akıncı ile görüşmek için randevulaştı, sonra hiçbir izah yapmadan randevuyu iptal etti.

Dışişlerinin uyguladığı rutin protokol programının bir milim dışına çıkmadı.

Kapalı kapılar arkasında siyasilerle görüştü ve hiçbir açıklama yapmadan çekip gitti.

Sivil toplum örgütleri, sendikalar ve dahi güçlü bir pozisyonda olan sosyal demokratlar elleri böğürlerinde boşuna beklediler.

Gandi Kemal’i görüp de hasbihâl etme umudu yaşayan vatandaşların umutları suya düştü.

 

***

 

Kılıçdaroğlu’nun KKTC ziyareti programsal açıdan bir felaketti de kendisi açısından da pek başarılı değildi.

Belli ki dersine çalışmadı.

Kıbrıs dosyasını alıp şöyle bir sayfalarını çevirmedi.

Ve bu nedenle pot üstüne pot kırdı, gaf üstüne gaf işledi.

Dışişleri Bakanı ile görüşmesinde “52 yıldır kimsenin burnu dahi kanamadı” diyerek işitenleri hayretlere düşürdü.

Kendisi gibi CHP Başkanı olan Bülent Ecevit’in, Kıbrıs’ın tarihini temelli değiştiren  20 Temmuz 1974 harekatını temelli es geçmiş oldu.

Kardeş parti saydığı Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin “iki devletliliği savunmak ayrılıkçılıktır, Türkiye’yi de felakete sürükler” tezlerini duymazdan geldi “Kıbrıs bizim milli davamızdır” diyerek Erdoğan ile hamaset yarışına soyundu ve O’nun  Kıbrıs politikasını kutsadı.

Bir nezaket örneği göstererek öldürülen gazeteci Kutlu Adalı’nın ailesi ile görüştü, mezarını ziyaret etti.

Gazeteciler “Kutlu Adalı cinayetini işleyenlerin ortaya çıkarılması için CHP elinden geleni yapacaktır. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmayı takip edecektir” demesini bekliyorlardı ama Kılıçdaroğlu’ndan ses seda çıkmadı.

Böyle olunca da geriye gazete manşetleri kaldı:

CHP’NİN KIBRIS’I AKP GİBİ.

Aynen öyle…

 







Başa dön tuşu