Köşe Yazarları

Çevre teröristi olmanın arifesinde…


Bu memlekette mesele “otorite” mi?

Kural, intizam, düzen ve modern ölçüler mi?

İnsanca yaşayacağımız şehirler, mutlu olacağımız köyler, bizden başka canlıların da yaşadığının farkında olarak, bu küçücük toprak parçasında doğa ile barışık, tüm canlıları sahiplenerek kısa ömrümüzde keyifli bir hayat sürmek.

Tam tersine maruz kalıyoruz.

Anayasa dahil her türlü kuralı tarumar ediyoruz.

Mahkemelerimizin nasıl bir karar vereceğini bilememenin travmasını yaşıyoruz.

“Adalet adalet” diyoruz ama sonuçta adaletin de tıpkı bu ülke gibi savrulduğunu görüyoruz.

Yasa yapıcıya yükleniyoruz.

“Şu yasa da yapılmalıdır, bu yasa da yapılmalıdır” diyoruz ama en çok yasaları çiğneyenin yasa yapıcı olduğunu dehşetle deneyimliyoruz.

Çıkarılan tüzükler ha keza çıkarılanlar tarafından hükümsüz kılınıyor.

Yeni adetimiz de şudur; Herkes suçu birbirinin üstüne atıyor. Fedakarlık yapılacaksa “benden başkası yapsın” diyenler, “benden başkası suçludur” türküsünü söylüyorlar.

Sonuçta bir hayli acı ve keder yaşıyoruz ama neden yaşadığımızı anlayamıyoruz.

Çünkü aslında hepimiz masumuz.

Halbuki masum değiliz hiçbirimiz…

***

Yaşadığımız bu acılar var ya.

Dört tane pırlanta gibi çocuğumuz korkunç acılar içinde can verdiler.

Onlarca ev yıkıldı, onlarca arabayı sel götürdü.

Hükümet ulusal yas ilan etmedi ama ulusal yas ötesiydi yaşananlar.

Hepsi de yasasızlıktan, kuralsızlıktan beceriksizlikten ve umarsızlıktan yaşandı.

Son örneği Havadis’in dünkü manşetindeydi.

Adam dozerleri dayadı ve altındaki onlarca zeytin ile çam ağacını toprağa gömdü.

Su yolunu kapattı ve taşkınlara yol verdi.

Ne için?

Birkaç dönüm daha arazinin üstüne inşaat yapmak için.

Şeklen bakıldığında her şey yolundadır!

İlgili makamlar, belediye ve kaymakamlık müdahale edip mühürlemiştir.

Mühre karşı adam devam etmiştir.

Polis devreye girip dava açmıştır.

Dava dediğiniz nedir bilir misiniz?

Adaletin en sakat tarafı.

Aç davayı, yıllarca görüşülsün, hakim karar verirse Allah kerim.

Her gün binlerce aracın kullandığı Gönyeli’deki üst geçit gibi.

Binlerce insan mağdur oluyor ama adalet bir türlü karar veremiyor.

Ve her gün ve her gün acı çekiliyor.

Adam onlarca zeytin ve çamı canlı canlı toprağa gömüyor ama adalet dahil hiç kimse gömdüğün toprağı geri al demiyor.

Geriye ne kalıyor biliyor musunuz?

 

***

Çevre teröristi olmak.

Yaşadığımız bu minnacık ülkeyi cehenneme çevirenlere karşı kuralları kendimiz uygulamak.

Tam da bunun arifesindeyiz…



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı