Türkiye’deki hava muhalefeti nedeniyle bizimkilerin gitmekte zorlandığı Cenevre’deki tarihi zirve Pazartesi günü başlayacak.
Hemen belirtelim ki tıpkı Türkiye’de ulaşıma engel olan puslu ve kötü hava koşulları gibi Cenevre zirvesi de puslu başlıyor.
Ve hatta İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın tarifi ile çökme tehlikesi bile mevcut.
Dün Cumhurbaşkanı Akıncı ile görüşen İkinci Cumhurbaşkanı Talat,”bu noktaya geldikten sonra (Cenevre) bir çöküşün yaşanması çok kötü olur” dedi.
Talat’ın “çöküşe” ilişkin bu uyarısı bir karamsarlığı ifade ediyor.
Benzer karamsarlık Cumhurbaşkanı Akıncı’da ve ekibinde de var.
Akıncı’nın ekibi “ihtiyatlı iyimserlik içindeyiz” diyor ama Cenevre zirvesinden beklenen/umulan sonucun çıkmayacağına ilişkin karamsarlıkları da mevcuttur.
Hatta Akıncı yakın çevresine “50 yıllık bu sorunun ve sürdürülen görüşmelerin son bir buçuk yılında yer aldım. Çözüm için gerekli ortamı hazırlamaya çalıştım. Bundan sonrası beni aşar” dediği belirtiliyor.
Akıncı’nın “bundan sonrası beni aşar” dediği noktada iki önemli güç odağı bulunuyor.
Birincisi elbette garantör Türkiye.
İkincisi de Rum Yönetimi/Yunanistan hükümetidir.
Türkiye, daha önce, Cenevre zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından temsil edileceğini açıklamıştı.
Bu açıklama ve yüksek düzeydeki temsiliyet ciddi bir heyecan yaratmıştı.
Yunanistan’ın da benzer düzeyde katılımı ile Cenevre’de bir sonuca varılması olasılığı yüksekti.
Fakat, Rum yönetimi (ki buna Anastasiades ve muhalefet de dahildir) Erdoğan’ın Cenevre’ye gitmemesi yönünde adeta bir kampanya yaptılar.
Erdoğan’ın üzerinde etkili olamayacakları için Yunanistan Başbakanı Çipras’ın katılımını engellemeye çalıştılar.
Bunda da bir ölçüde başarılı oldular.
Cenevre zirvesi yarın başlayacak olmasına rağmen Çipras’ın katılımı henüz netleşmedi.
Birleşmiş Milletler merkezi, “zirveye üst düzeyde katılım sağlamak için çalıştıklarını” açıkladı ama henüz bir sonuç alamadı.
Niye?
Çünkü Anastasiades ve çok önem verdiği muhalefet Cenevre zirvesinin bir nihai zirve olmayacağını, Cenevre’den sonra da görüşmelerin devam edeceğini yayıp durdular.
“Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanları düzeyinde temsil edilsin” deyip durdular.
Rum Ulusal Konseyi’ndeki çoğunluk olan muhalefet partileri Cenevre zirvesini bir taviz olarak görüyorlar.
Hatta Baf Başpapazı (metropolit) “Anastasiades sarhoş olduğu bir anda Akıncı tarafından kandırıldı” diyecek kadar ileri gitti.
Anastasiades bu saldırılar karşısında geri adım attı ve zirvenin formatıyla oynamaya, önce “Güvenlik Konseyi üyeleri de zirveye katılsın”, sonra da “Kıbrıs Cumhuriyeti de zirvede olacak” demeye başladı.
Bu da Akıncı ile zirve öncesi ciddi bir kriz yaşamasına neden oldu.
***
Anlayacağınız Cenevre zirvesi Cenevre’deki doğa koşullarına uygun olarak Alp dağlarındaki puslu ve sisli havaya uygun olarak başlıyor.
































