Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
DünyaManşet

Cemile için seferberlik

Avustralya’nın Melbourne şehrinde çok kötü koşullarda yaşayan Kıbrıslı Türk kadına yardım kampanyası başlatıldı… 

Gürsel KARAGÖZLÜ

Avustralya’nın Melbourne şehrinde bir bakım evinde kötü koşullarda yaşamını sürdüren Cemile Demirdeş için Sydney’de yaşayan Türkler seferber oldular.

Sydney’de yaşayan Birsel Akbulut isimli bayan gazetemize sosyal medya üzerinden aslen Trabzonlu olan ve yaşamını Melbourne ‘de sürdüren Cemile Demirdeş’in bir yaşlı bakım evinde kötü koşullarda yaşam sürdüğünü yazarak, Cemile Demirdeş’in daha iyi koşullarda yaşam sürmesi için bir grup arkadaşı ile birlikte mücadele başlattıklarını anlatarak, Demirdeş ile ilgilendiklerinden ve Demirdeş’in kötü koşullarda yaşamını yansıttığı için konu yaşlı bakım evi yöneticilerinin kendisini mahkemeye verdiklerini anlatarak Türk elçiliğinden ve Avustralya yetkililerinden olayın üzerine giderek Demirdeş’in daha iyi koşullarda yaşam sürmesi için gerekli işlemleri başlatmalarını istedi.

Birsel Akbulut’un yazısı.

 

Tüm Melbourne halkını Cemileyi kurtarmaya çağırıyorum. 30 yıldır sokaklarda tecavüze uğradığı yeter!!! Dövüldüğü yeter!!! Kaldığı bakim evinde cinsel tacizde dahil olmak üzere insanlık dışı olaylara maruz kaldığı yeter!!!
Avustralya basınına yayın bu fotoğrafları.. Hepinizin bu paylaşımı gördüğünü biliyorum..görmemezlikten gelenlerde payını alacak görüp de duyarsız kalmayanlarda!!!
Bir insan oluyor!! Olduruluyor!! Ve sen hala susuyorsan canin cehenneme vatandaş!!

51 yasında. 30 yıldır sokaklarda tecavüze uğrayan dövülen ama kimsenin ruhunu kirletmeye gücü yetmeyen bir kadın o.. Annesi utandığı için 25 yıl önce Turkiye’ye yerleşip Lux hayatı tercih etmiş.. Cemile şizofren hastası 12 yaşındaki çocuk akli var.. Melbourne de 2 kız kardeşi var hali vakti yerinde olan.. Ama onlarda utanıp yıllarca yüz cevirmişler… Ben Birsel Akbulut olarak Cemileye sahip çıkıp sokaklardan almaya kalkınca birden ortaya ailesi çıkıp biz Cemilenin ailesiyiz diyorlar.. Cemileyin yaşadığı durumu ortaya koymak için Facebook’da Cemile hayranları sayfasını açtım. Cemile hayranları sayfasından Cemilenin hayatını daha yakından takip edebilirsiniz. Cemile şu anda bu hayattan kurtarılmış ve bir bakim evinde yasamaya başlamıştır. Ancak onun için durum hala düzelmemiştir. Bu bakım tesislerinde hastalara adil ve etik davranılmadığı Victoria ve aynı zamanda Avustralya’nın geniş çapında ve dünyada çok sayıda kişinin dikkatine sunulmuştur. Bu tesiste hijyenik olmayan koşullar altında yaşayan hastalar var ve sessizlik içinde yaşam sürüyorlar. Sizden hayır demenizi ve topluluğumuzun savunmasız vatandaşlarının koşullarını iyileştirmemize yardımcı olmanızı rica ediyoruz. Cemile’ye sahip çıktığımız içinde Avustralya hükümeti tarafından mahkemeye verildik. Bunların düzeltilmesi için yardım talep ediyoruz.

Cemile’yi 1991 yılında bir alışveriş merkezinde küçük bir kafeteryada çalışıyorum. Bir gün kulaklarımı tırmalayan kalbimi paramparça yapan bir ses. Polis Baba!!! Polis Baba imdatt!!! Diye bağırıyor.. Başımı çeviriyor ve karşımda güzel çok güzel bir kadın görüyorum. Kimdir? Nedir? Neden bağırıyor? Neden elinde tül eldiven başında tül perçemli Fransız şapkası ve bacağında yırtık file çorap var diye geçiyor içimden. Neden ruju taşmış yanaklarına niye bu kadar boya sürmüş diyor hayretler içinde izliyorum kadını. Sesi de bir başka görünüşü de  korkuyorum gidemiyorum yanına.
Ertesi gün yine ayni kadın yine ayni kıyafetle geçiyor çalıştığım kafeteryanın önünden. Tüm dikkatim onda izliyorum kadını. Birden bir kaç veledin kadınla dalga geçtiğini onu itip kalktığını görüyorum. Ve iste o anda veriyor Allah gücü koşuyorum kadının yanına kovalıyorum veletleri etrafından dönüp soruyorum “iyimisin” iyiyim diyor kocaman gülüşüyle iyiyim. Adim Birsel diyorum hayır çiçek diyor. Yok çiçek değil Birsel diyorum sen bir çiçeksin senin adin Çiçek Abla diyor. Tamam diyorum çiçek olsun peki senin adin??? Cemile diyor!!! Cemile!!!! Ve iste Çiçek ablayla Cemile böyle tanışıyor.
Açmışın diyorum evet diyor. Artık Arkadaşız her gün geliyor günaydın çiçek Ablacım diyor günaydın Cemile açmışın diyorum. Cigaramda yok diyor toplasak belki 15 kez yemiş içmişizdir birbirimizi görmüşüzdür. Sonra Cemile yok oldu. Gözlerim kalbim onu aradı alışveriş merkezinde günlerce haftalarca. Ama yoktu. Dedim ya bunlar 1991 yılında yaşandı. Ve ben unuttum Cemileyi. Ama o beni unutmamış. 26 yıl sonra güzellik salonu açtım Glenroyda.. Bir arkadaşımla salonun önünde dışarıda ayak ustu sohbet ediyoruz.. Ardımdan bir ses Çiçek Ablacım diyor!!! Cemile?? Nasıl tanıdın sen beni yüzümü bile görmeden?? Sesinden tanıdım senin sesin başka.