Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Celal: Genel Müdür gerçeği biliyor

Kutlu Adalı cinayeti döneminin bakanlarından, Avukat Hüseyin Celal, Havadis Web TV’de Damla Dabis’in konuğu oldu. Av. Celal, Adalı cinayetine ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu.

Kutlu Adalı cinayetinin gerçekleştiği dönemin bakanlarından Avukat Hüseyin Celal, “Adalı’nın öldürülmesi toplum tarafından beklenen bir olay değildi. Ama bu çevreleri daha iyi bilenlere göre de beklenmeyen bir şey değildi” şeklinde konuştu.

Avukat Hüseyin Celal, PGM Müdürü Ahmet Soyalan’ın, Adalı cinayetinin soruşturma subayı olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:

“Polis olayın nasıl gerçekleştiğini biliyordu ama ‘olayı kapatın’ dediler, onlar da kapattı. Olayın soruşturma subayı bugünün PGM Müdürü Ahmet Soyalan’dı. Olayı kapatıp kapatmama yetkisi Soyalan’daydı. Bu kararı verecek adamdı. O zaman olay kapatılmasaydı bir sonuca ulaşılabilirdi.

 

“Demirci koku içinde yaşadı ve öyle de öldü”

Sadece Soyalan değil, birçok kişi de biliyordu. Hüseyin Demirci bu konuda çok daha fazla şey biliyordu. Bu olaydan sonra evinin bahçe duvarlarını 2-3 metreye çıkarmıştı, çok korkuyordu. Öldürülmekten korkuyordu. Hastanede yattığı günlerde de korkuyordu. Hep korku içinde yaşadı ve korku içinde de öldü.”

“Soruşturma açılsa bile sonuç alınamaz”

Avukat Hüseyin Celal, Başsavcılığın bu konuda soruşturma başlatın demeye yetkisi olduğunu ancak bunu yapmayacağını belirtti.

Avukat Celal, “Başsavcılık olaya direkt müdahale etmez. Polise bu konuda ‘soruşturma açın’ deme yetkisi var ama sistem öyle bir gelişti ki soruşturmayı polis başlatır ve savcılığa gönderir. Onlar da dava açılıp, açılmayacağına karar verir. Biraz İngiliz döneminden gelme bir sistemdir. Zorlamak lazımdır ama polis, ‘eskiden bu konuda kararı verdik, yeni bir şey yoktur’ deyip soruşturmayı kapatacaktır. Bundan hiç şüphem yoktur” diye konuştu.

“Kara para…. Olay uyuşturucu ile kumarhaneciliğin birleşmesidir”

Avukat Hüseyin Celal, kara para konusunda da yorumda bulunarak, şunları söyledi:

“Kumarhanelerin Kıbrıs’a taşınmasıyla başladı bu olaylar. Ufak tefek hırsızlarımız vardı ama bununla birlikte işler büyüdü. Hintkeneviri ötesinde uyuşturucu da yoktu. Şimdi olay uyuşturucu ile kumarhaneciliğin birleşmesidir, toplum içinde de bunlar bir güç merkezi oluşturmuşturlar. Bazı sebeplerden birkaçının üstüne gidildi ama bazıları bu işin dışında tutuldu. Sanal bet olayı çok büyüktür. Türkiye’nin sanal betçileri de buradan çalışmaktadır. O paraların aklanması da bazı merkezlerde yapılmaktadır. Bu adanın imajı için de kötüdür.

 

“Artık daha da cinayetler bekleyebiliriz”

Artık daha da cinayetler bekleyebiliriz. Böyle büyük bir olaya göz yumuluyorsa… Kolayca insan satın alabiliyorlar, bu siyasetçi de polis de olabilir. Onlar için çok kolaydır.

O kara kenarcığından bazı insanlara da ulaşıyor. Bazı bölgelerde insanların değiştiğini görüyorum. Kılık kıyafet değişikliği, yaşam koşuları… Başka bir ülkede yaşıyorum sanıyorum… Kumarhanelerin bu ülkeye gelmesi en büyük hataydı. Kumarhaneler suç ortamı yaratan yerlerdir.”