Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çekip gidersiniz, anılar kalır…

Bir fidan dikersiniz…

Fidan büyür, dallanıp yapraklanır…
Siz ölürsünüz ağaç kalır…

Bir ev yaparsınız…
Sıcacık…
Üç-dört odalı…
Mutfağı, salonu, bahçesi, ahşap kapısı, cumbalı hanayı sizi anlatır…
Alıp başınızı gidersiniz, o ev kalır…

Bir şehirde yaşamaktasınız…
Sokaklar, caddeler, okullar, parklar…
O kentin bir parçasısınız…
Sizden sonra ayakta, o kent kalır…

Dağlar vardır…
Ağaçlardan ve kayalardan ve patikalardan ibaret…
O dağlardan ve patikalardan kaç kez geçtiniz…
Sizden önce de vardılar, sizden sonra da dağlar kalır…

Dört bir çevreniz deniz.
Adı Akdeniz…
Suyundan, tuzundan, kumundan aldınız…
Kaç kez…
Bir gün göçüp gidersiniz, deniz kalır…

Yıldızlar hep aynı yerde mi durur?
Zaman zaman seyre dalıp, dipsiz bir derinliğe kaybolduğunuz…
Hep aynı yerde görürsünüz yıldızları…
Aynı şekilde, aynı parlaklıkta…
Sizden sonra da yıldızlar kalır…

Bir fotoğraf asarsınız duvarın bir köşesine… Çerçevesi yaldızlı… Siyah beyaz. O hep orada durur… O gözler, o kaşlar; o ifade orada donar kalır…
O fotoğraf, o bakış… Sizden sonra da duvarda asılı kalır…

Hiç önemsemediğiniz ev eşyaları…
Ama ısrarla kullandığınız…
Bir sigara tablası, bir vazo, toprak bir testi, islim ve fanus…
Bir köşede durur…
Çekip gidersiniz bu diyardan, onlar orada kalır…

Sazınız var ezgiler ürettiğiniz…
Her telinde, her perdesinde bir tını…
Her ezgide bir hikâye…
Sizden sonra sazınız kalır…

Söz vardır dağılır, söz vardır kalır…
Yazıp bir yere koyduğunuz…
Siz gidersiniz, söz kalır…

Yaşamak, anı biriktirmektir belki de…
Her gün her saniye…
Tüm olup bitenler birer anı…
Bir gün çekip gidersiniz, anılar kalır…

(Poli Yazılarından)