Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“CARUSO”

Ölümünden birkaç gün önce kaldığı otelden balkona çıkar ve orada ünlü sesi ile son kez şarkı söyler.

Sevdiği kızın yeşil gözlerine baka baka.

Son kez söyler çünkü 2 gün içinde hayattan kopacaktır…

Dünyanın yetiştirdiği en ünlü opera sanatçısıydı İtalyan Enrico Caruso (1873-1921).

Hayatına dair anlatılanlardan anlaşılıyor ki hayatı boyunca kadınlara karşı ilgi duyuyor ve çeşitli aşklar yaşıyordu.

İlk evliliği hüsranla sona erer; karısı başka birine aşık olup onu terk ederken o da ülkesini terk eder ve Amerika’ya yerleşir.

Hakkında yazılanlara göre, sanatını icra ederken birçok kadınla birlikte olur.

Ölüm onu sesini kullandığı yerden yakalayacak gırtlak kanseri olacaktı.

Hastalığa yakalandıktan sonra ülkesine döner ve ölümü sırasında bir otelde kalır.

O sıralar genç bir kadına dersler veren sanatçı bir kez daha aşık olur ve gecenin birinde piyanosu ile birlikte balkona çıkarak şarkılar söyler; sevdiği genç kadının gözlerine baka baka; denizdeki tekneler ve yıldızlar bu sese kulak verirler…

Hakkındaki söylentiler muhtelif olmasına rağmen, ölüm yolculuğuna daha çok bu aşk hikayesi eşlik eder…

Enrico Caruso ne kadar kendi sanat gücü ile ölümsüzleşse de,

Daha sonra bir başka ünlü müzikçi Lucio Dalla’nın (1943-2012) onun adına yaptığı “Caruso” adlı şarkı ile daha da ölümsüzleşecekti.

Bütün dünyada bilinen bu şarkı Pavarotti ve Enrico Masias dahil birçok ünlü yorumcu tarafından söylendirilir.

Dalla’nın kaleme aldığı hikaye şöyle:

Burası denizin parladığı ve rüzgarın sert estiği yer
Surriento körfezinde yaşlı bir terasın üstünde
bir adam genç bir kızı kucaklıyor
ve ardından bağırıyor.
Sonra boğazını temizliyor ve şarkı başlıyor.

Seni çok seviyorum
Çok ama çok seviyorum, biliyorsun.
Bu bir bağ şimdi
Biliyorsun, damarlardaki kanı eriten.

Denizin ortasındaki ışıkları gördü
Amerika’daki akşamları düşündü
Fakat onlar sadece balıkçı teknelerinin lambaları
ve uyanan pervanelerin beyazıydı
müzikteki acıyı hissetti
piyanonun başından kalktı
bir buluttan süzülen ayı görünce
ölüm daha tatlı geldi
genç kızın gözlerini gördü
ki bu gözler deniz kadar yeşildi.
sonra aniden bir damla gözyaşı döküldü
ve adam boğulduğunu düşündü

liriğin gücü
Her dramanın yalan olduğu
Biraz makyajla ve taklitle
Bir başkası olabildiğin yer
Fakat iki göz sana bakıyor
Oldukça yakın ve gerçek
Sana bütün kelimeleri unutturuyor
düşüncelerini karıştırıyor.

Ve böylece her şey önemsiz bir hale geliyor
Amerikada’ki geceler bile
Ve ardına bakıyor, hayatını görüyorsun
Pervanelerin uyanışı gibi
Ah evet, hayat bitiyor
Fakat o artık bunu daha fazla düşünmüyor
Zaten kendini oldukça mutlu hissediyor
Ve tekrar şarkısını söylemeye başlıyor.

Seni çok seviyorum
Çok ama çok seviyorum, biliyorsun
Bu bir bağ artık
Biliyorsun, damarlardaki kanı eriten.