Çanakkale Kampı

27 Mayıs 2018 Pazar | 09:32
Barış Uzunahmet
Barış Uzunahmet

Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlığı ile KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı işbirliğinde gerçekleşecek olan Çanakkale Gençlik Kampı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da sorun olmaya devam ediyor. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın kamp ile ilgili genelgeyi okullara göndermesi ile birlikte KTOEÖS çok sert tepki gösterdi ve bu kampın “ideolojik” bir kamp olduğunu vurguladı.

KTOEÖS Başkanı Selma Eylem konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Kıbrıs Türk toplumu siyasi ve kültürel bir varlık olmaktan çıkarılma noktasına doğru götürülüyor, buna müsaade edilmesi bir siyasi körlüktür” dedi.

Bir gerçek var ki geçen yıl yapılan aynı kampta Kıbrıs Türk toplumunu rahatsız edici bir takım gelişmelerin yaşandığını gerek yazılı ve görsel basında, gerekse sosyal medyada görmüştük. Bu yıl kız ve erkek öğrencilerin ayrı ayrı bu kamplara götürüleceği açıklandı. Geçen yılki kampta kız öğrencilerin şort giymemelerinin sürekli hatırlatıldığını söyleyen çok sayıda öğrenci velisi vardı.

Geçen yıl yaşanan bu gelişmelerden ve KTOEÖS’in bu yılki sert tepkisinden sonra Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit ise kamp ile ilgili Türkiye yetkilileri ile görüştüklerini ve Kıbrıs Türk toplumunun hassasiyetlerine duyarlılık gösterilmesi ile ilgili uzlaşıya varıldığını söyledi. Kamplar başlamadan önce bakanlık yetkililerinin kamp yerlerinde inceleme yapacağını, koşulların ne olduğunu göreceklerini söyleyen sayın bakanın söylediklerine inanmak istiyorum. Bakanın söylediklerinden geçen yıl yapılan dini propagandaların bu yıl yapılmayacağını anlıyoruz. Yapılıp yapılmayacağını hep birlikte göreceğiz.

***

Bu kampa yaz döneminde beş bin civarında öğrencinin götürülmesi planlanıyor. Bu kamplara gitmek zorunlu mu? Zorunlu değil, gönüllülük esasına dayanıyor. Peki o zaman bu 11-14 yaş arasındaki gençler Çanakkale’yi çok merak ettikleri için mi bu kamplara gidiyor? Yoksa farklı sebepleri mi var?

Bu işe karşı çıkan sendikaların bu konuda basit bir sosyolojik çalışma yapmasını bekliyorum. Kimler gidiyor bu kamplara ve neden gidiyor? Benim sosyolojik gözlemin, genellikle bu kamplara yaz döneminde tatile gitme imkanı olmayan, gelir düzeyi düşük,  Türkiye kökenli ailelerin çocukları gitmektedir. Elbette farklı sebeplerden dolayı bu kamplara gidenler de vardır ancak esas neden gidildiğinin üzerinde kafa yormak gerekir.

***

KTOEÖS’ün söylediği gibi bu olay eğer Kıbrıs Türk toplumun varlığına bir saldırıysa, sendika yetkilileri ve okullardaki üyeleri bu konuda gerek öğrencileri gerekse aileleri bilgilendirmeli ve bu gidişe dur denilmesine katkı koymalıdır. Bu kamp bu kadar ilgi görüyorsa, okullarda birilerinin gidilmesi yönünde ciddi bir çalışması var demektir. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın bu kamplara gidilmesi için özel bir çabası olmadığına göre, KTOEÖS’ün meydanı boş bırakmaması gerekir.

Esas yapılması gereken hem KTOEÖS  hem de Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın bu kamplara alternatif yaratmalarıdır. Gençlik Dairesi’nin yıllardır bu konuda çalışma yaptığını biliyoruz. Belki de bu daha kapsamlı hale getirilebilir. Bu kamplar teşvik edilerek, çekici hale getirilerek daha da yaygınlaştırılabilir. Sendikanın da benzer bir kamp yapabilir veya bunu şartları zorlanır.

Yoksa alternatif yaratmadan bu kampların önüne geçmek o kadar da kolay değildir.