KıbrısManşet

“Can güvenliğimiz yok”


Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı, Dr. Umut Öksüz, eczacılık sektörü ve sektörde yaşanan sıkıntılar hakkında Havadis’e dikkat çeken açıklamalarda bulundu:

 

 “BAKKAL GÖZÜYLE BAKILIYOR”: Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı, Dr. Umut Öksüz, Türkiye’de birinci derecede kamu hizmeti olarak yasallaşan eczacılığın, Kıbrıs’ta, siyasilerin dahi bakkal gözüyle baktığı bir sektör haline geldiğini ileri sürdü

 

“GECE NÖBETLERİ TEHLİKELİ”: Öksüz: Eczacının can güvenliği yok. Gece nöbetlerinde, eczanelerin camlarını kırarcasına, reçetesiz uyuşturucu türevi ilaçları talep eden yabancı öğrenciler, bizim için ciddi şekilde can güvenliği tehlikesi oluşturuyor

 

“12 KADRONUN 7’Sİ BOŞ”: Öksüz, yataklı tedaviler kurumlarında 12 olan eczacı kadro sayısının 7’sinin boş olduğunu söyledi. Umut Öksüz, “Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nde ve Mağusa Devlet Hastanesi’nde eczacı dahi yok” dedi

 

“BAKAN SÖZ VERDİ”:Eczaneleri denetleyebilmek için tüm bölgelerde komiteler kurmaya başladıklarını söyleyen Öksüz, “Bununla ilgili yasa şu an savcılığın önündedir. Bakanlığın da bize sözü var, seçim yasakları girmeden, yasa meclisten geçirilecek” dedi

 

Pınar BARUT

Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı, Dr. Umut Öksüz, eczacılık sektörü ve sektörde yaşanan sıkıntılar hakkında Havadis’e konuştu.

2019 yılının Kasım ayında, yaş ortalaması 28 olan genç ve dinamik bir kadroyla yönetime geldiklerini söyleyen Öksüz, ülkemizdeki eczacılığın siyasilerin gözünde ‘bakkal’ olarak görüldüğünü, eczacılara gereken değerin verilmediğini söyledi.

Devlet kadrolarındaki eczacı eksikliğine de dikkat çeken Öksüz, 7 kadronun şu an boş olduğunu ve bir çok devlet hastanesinde eczacı dahi olmadığını belirtti.

Öksüz, eczacıların, özellikle gece nöbetlerinde can güvenliklerinin olmadığını belirterek, yeşil reçete ile satılan ilaçlar konusunda yaptıkları çalışmalara da hız verdiklerini açıkladı.

Geçtiğimiz günlerde, Sağlık Bakanı Ali Pilli ile yaptıkları görüşme hakkında da bilgi veren Öksüz, Haysiyet Yasası’nın 2,5 yıl sonra tekrar hayata geçtiğini, Temel Meslek Yasası’nın ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce meclisten geçirileceğine dair Bakan Pilli’den söz aldıklarını ifade etti.

 

“Siyasiler, eczacılara ‘bakkal’ gözüyle bakıyor”

En yakın örnek olarak, Türkiye’de eczacılığın birinci derecede kamu hizmeti olarak yasallaştığını, KKTC’de ise böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirten Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı, Dr. Eczacı Umut Öksüz, eczacılığın, siyasilerin dahi dışarıdan bakkal gözüyle baktığı bir sektör haline geldiğini ileri sürdü.

Eczacılığı, ‘Günde 10 buçuk saat mesai harcayan, gece 02:00’a kadar nöbet tutan, tüm bunlara rağmen hata yapma lüksü olmayan bir sektör’ olarak tanımlayan Öksüz, “Eczacılık aynı zamanda, hiç bir ayrıcalığı olmayan, hiçbir vergiden muaf tutulmayan ve nöbet tuttuğu gecelerde bile tabela vergisini ödeyen bir sektördür” dedi.

 

“1 yılda 243 bin 743 kişinin muayene olduğu devlet hastanesinde eczacı yok”

Hali hazırda, yataklı tedaviler kurumlarındaki eczacı kadro sayısının 12 olduğunu söyleyen Öksüz, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde 2, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 1, Güzelyurt Sağlık Ocağı’nda 1, Cengiz Topel Devlet Hastanesi’nde de 1 eczacı olmak üzere, kadroda 7 eczacı açığı olduğunu kaydetti.

“Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nde ve Mağusa Devlet Hastanesi’nde eczacı yok” diyen Öksüz, 2018 yılının verilerine göre, sadece Mağusa Devlet Hastanesi’nde 243 bin 743 kişinin muayene olduğunu, muayene olanların ortalama yüzde 70 ya da 80’ine de en az bir ilacın reçete edildiğini söyledi.

Öksüz: Mağusa Devlet Hastanesi, KKTC’nin en büyük yatak kapasitesine sahip ikinci devlet hastanesi. Bütün bu reçetelendirmeler, eczacının olmadığı bir hastane ortamında yapıldı. Ülkedeki 28 sağlık ocağının sadece bir tanesinde 1 eczacı var, oda Güzelyurt Sağlık Ocağı

 

“Eczacı, barem düşük olduğu için kamuyu tercih etmiyor”

Devletin eczacı kadrosunun boş kalmasıyla ilgili görüşlerini de açıklayan Öksüz, “Eczacı neden kamuyu seçmez? Çünkü 5 sene pratisyen hekim gibi eğitim alır. Ama hekimler 11. ya da 13. baremden başlarken, eczacı 9.3 baremden başlar” dedi.

Bu baremle 5 sene ihtisas yapıp uzmanlığıyla mezun olacak ve bu baremden başlayacak olan eczacının da hak ettiği karşılığı bulamamasından dolayı kredi çekip eczane açmayı tercih ettiğini söyleyen Öksüz, Sosyal Sigortalar Dairesi’ne, ayda yaklaşık 12 bin adet sigorta reçetesi geldiğini, bunların işlenmesi ve ödenmesini de sadece 2 eczacı yaptığını belirtti.

 

“Bakanlık neden İlaç ve Eczacılık Dairesi’ne eczacı almıyor”

Sağlık Bakanlığı’nın 200 milyon TL’lik imhaya gidecek olan ilaç olduğunu açıkladığını hatırlatan Öksüz, . “Meclis Komitesi kuruldu. Ama devlet bu gün hala İlaç ve Eczacılık Dairesi’ne eczacı almıyor. Otomasyona geçildiğinde kim kontrol edecek bunları? 2 eczacı bunların altından nasıl kalkacak? İhaleler nasıl yapılacak? Depoya gelen ilaçların tarihlerini kim, nasıl kontrol edecek?” diye sordu.

Gelişmiş ülkelerde, her hastanede, en az 2 tane eczacı olduğunu söyleyen Öksüz, bu eczacıların, her gün, ne kadar hastaya hangi ilaçların, hangi dozda verildiğini denetlediğini, takibini yaptığını ve verilen ilaçların, endikasyonu ve yan etkileri konusunda hastaya bilgilendirme yaptıklarını ifade etti.

 

“Eczacıları ve eczaneleri denetleme yetkisine sahip değiliz”

Geçtiğimiz günlerde, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği olarak, Sağlık Bakanı Ali Pilli ile görüştüklerini ve bu görüşmenin konusunun, dört temel başlıkta toplandığını ifade eden Öksüz, bunlardan birinin, eczacıların Temel Meslek Yasası’nın çıkartılması olduğunu belirtti.

Yasanın içeriği hakkında da bilgi veren Öksüz, “Şu an biz eczacılarımızı denetleme yetkisine sahip değiliz. Yani Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği, kendi üyelerini denetleyemiyor. Sağlık Bakanlığı bünyesinde bir denetmen eczacı atanması lazım” dedi.

 

“Sağlık Bakanı Pilli söz verdi. Seçimden önce yasa geçecek”

Eczanelerin nöbet saatlerine, açma kapama saatlerine uyup uymadığı, vatandaşla ne gibi sorunlar yaşadığı gibi soruların cevaplarını bulmak için, Türkiye’de Ecza Odaları olduğunu, bu uygulamanın Kıbrıs’ta nüfus açısından uygulanamadığını söyleyen Öksüz, “Bu yüzden biz de bölgelerde komiteler kuruyoruz” dedi.

Öksüz: Örneğin, Mesarya’da ve İskele’de artık KTEB’in birer temsilcisi olacak. Vatandaş birebir sıkıntılarını o kişilere iletebilecek. O bölgedeki komiteler, toplum sağlığı adına, bölgedeki eczaneleri denetleyebilecek. Bunlar için yeni bir yasa geçiriyoruz. Yasa şu an savcılığın önündedir. Bakanlığın da bize sözü var, Cumhurbaşkanlığı seçimi yasakları girmeden, bu yasa meclisten geçirilecek”

 

“Haysiyet Divanı aktif hale getirildi”

Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin, kendilerine ‘Haysiyet Divanı’ kuracağı sözü verdiğini söyleyen Öksüz, Haysiyet Divanı’nın, İlaç ve Eczacılık Dairesi bünyesinde kurulacağını, başına bir savcı atanacağını, 3 kamu eczacısı ve 3 de özel eczacıdan oluşacağını ifade etti.

Bakanın verdiği sözü tutarak, Haysiyet Divanı’nı 2,5 yıl aradan sonra tekrar aktif hale getirdiğini belirten Öksüz, “Herhangi bir olumsuz durumda, Eczacılar Birliği Disiplin Kurulu, bir eczacıyı, Haysiyet Divanı’na sevk ettiğinde, divanın ceza işlem yapma yetkisi vardır. Gerekli gördüğü durumlarda da meslekten geçici ya da kalıcı men cezası verebilen bir divandır”

 

“Yeşil reçeteli ilaçlar konusunda bakanlığa çözüm önerisi sunduk”

Bakanlıkla yaptıkları görüşmedeki bir diğer başlığın da yeşil reçeteli ilaçlar olduğunu ve bu konuda bakanlığa bir çözüm önerisi sunduklarını belirten Öksüz, yapılması planlanan otomasyon sistemine, bir anda bütün ilaçların entegre edilmesinin zaman alacağını, önce yeşil reçeteli ilaçlardan başlanılması gerektiğini ifade etti.

Öksüz, “‘Gelin önce, yeşil reçeteli ilaçlardan başlayın’ dedik. Çünkü bu ilaç gruplarının sayıları sınırlıdır. Hangi depo, hangi tarihte getirdi? Hangi depo, hangi fatura numarasıyla, hangi eczaneye verdi? Hangi eczane, hangi seri numaralı reçete ile hangi hastaya verdi? Kayıt altına alınsın” dedi.

 

 “Can güvenliğimiz yok”

Yeşil reçeteli ilaçlar konusunda, her şeyin kontrol altına alınmasının eczacıların güvenlikleri açısından da çok önemli olduğunu vurgulayan Öksüz, özellikle geceleri, nöbetçi eczanelerin camlarını kırarcasına, reçetesiz uyuşturucu türevi ilaç talep edenlerden kurtulmalarına yardımcı olacağını söyledi.

Öksüz: Çünkü eczacının can güvenliği yok. Gece nöbetlerinde, eczanelerimize gelen acil vakaların dışındaki hemen hemen bütün müşteriler, yabancı öğrencilerdir. Ciddi şekilde bize can güvenliği sıkıntısı yaşatıyorlar

Konuyla ilgili, Polis Genel Müdürü Süleyman Manavoğlu’na da gittiklerini söyleyen Öksüz, nöbetçi eczanelerin olduğu yerlerde devriyenin arttırıldığını söyledi.

Öksüz, “Ayrıca, özel güvenlik şirketleriyle görüşüp, hem koruma hem de acil durum butonu için fiyatlar alıp üyelerimize bilgi verdik” dedi.

 



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı