Çalıştay ve Şura çöplüğü

8 Temmuz 2018 Pazar | 11:09
Barış Uzunahmet

Ülkede bir çalıştay modasıdır gidiyor. Hafta içinde iki önemli çalıştay yapıldı ülkemizde… Birincisi “KKTC Yükseköğretim Stratejik Planlama Çalıştayı”, ikincisi de  “Kuzey Kıbrıs Turizm Stratejisi 2024 Çalıştayı”. Her iki çalıştayda da hiç şüphem yok ki çok önemli akademisyenler, bilim adamları, sivil toplum örgütleri temsilcileri vardı… Ve yine hiç şüphem yok ki bu çalıştaylarda, hem yükseköğretim hem de turizm ile ilgili çok önemli kararlar da alınmıştır.

Buraya kadar tamam, peki bundan sonra? İşte esas mesele bu sorunun cevabını doğru cevaplandırmaktan geçer. Genellikle bu çalıştaylarda üretilen çok önemli kararlar, ülkeyi yönetenler tarafından dikkate alınmadığı için bu kararlardan oluşan raporlar tozlu raflarda yerini alır. KKTC neredeyse çalıştay ve şura çöplüğüne döndü.

Bundan önce 26-27 Mayıs 2015’te yapılan Yükseköğretim Çalıştayı’na katılanlar arasında ben de vardım. Çalıştayın sonunda 14 sayfalık bir rapor ortaya çıkmıştı. Üzerinden üç yıl geçti acaba bu üç yıl içerisinde bu çalıştayda üretilen fikirlerin kaçta kaçı yapıldı. Ben deyim hiç, siz deyin %5.

Bu ülkede yapılan şuralar için de durum aynıdır. 1974’ten sonra bugüne kadar 5 tane eğitim şurası yapıldı. Yüzlerce karar alındı. Bugüne kadar geçen 44 yıllık sürede eğitimi yönetenler bu şuralarda alınan kararları tozlu raflardan bir türlü çıkaramadı. Zaten son üç şura 2005-2015 arasında yapıldı. Ondan önceki ilk 30 yılda şura yapılmasına neredeyse ihtiyaç bile duyulmamış…

Geçtiğimiz gün yapılan Yükseköğretim Çalıştayı’ndan alınan kararları, üretilen fikirleri merakla bekliyorum. Çalıştay sonuçları kamuoyu ile paylaşılacağını umuyorum. Üç yılda ne tür farklı kararlar alındığını merak ediyorum. Yoksa aynı konular yeniden mi tekrarlandı? Büyük oranda ikincisi olacak. Yükseköğretimdeki taleplerde üç yıl içinde değişen bir şey yok. Aslında hakkını yememek gerekir ki yabancı öğrencilerin üniversitelere girişiyle ilgili bir yasal düzenleme yapıldı. Önemli bir eksiklik de giderilmiş oldu.

Bu çalıştay sonucunda merak ettiğim konulardan biri de kalite. Acaba bu çalıştayda üniversite temsilcileri kaliteli eğitim konusunda gerçekten içten kararlar aldılar mı? Yoksa birçok üniversitenin bugün de yaptığı gibi öğrencileri müşteri olarak görmeye devam mı edecekler?

Bir çift laf da ülkeyi ve eğitimi yönetenlere… Bundan sonra bu çalıştaylar ve şuralarıda alınan kararları dikkate almayacaklarsa, bu kararlar tozlu raflarda kalacaksa bence bu çalıştayları ve şuraları yapmaya gerek yoktur. Oralara gelen yüzlerce akademisyen ve uzmana yazık. Onların iki-üç gün boyunca ürettikleri fikirlere, harcadıkları emeğe yazık…

Bugüne kadar yapılan beş eğitim şurasında alınan kararlar bir kısmını uygulama cesareti gösterilseydi acaba eğitim bugünkü noktasında olur muydu?

Siyasetçiler ne yazık ki eğitimi yönetirken kendi istekleri veya partisel talepler doğrultusunda hareket ederler. Bundan vazgeçip, eğitim biliminin gösterdiği yolda giderlerse ülke eğitimi daha iyi bir noktaya gelebilir. İşte buna bu şura ve çalıştaylarda alınan kararları uygulayarak başlayabilirler. Şimdi eğitimde yeni bir şura hazırlığı varmış. 2019’da 6. Milli Eğitim Şurası yapılacakmış. Umarım bu şurada alınacak olan kararları Cemal Özyiğit yönetimindeki Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı hayata geçirecek.

Eğitimi, bakanların iki dudağı arasından kurtarmak gerekiyor. Bundan dolayı şura ve çalıştaylar önemli…