Ata topraklarındaydık.
Kıbrıs’ın en batısında.
Kervansaray’da güneş sekizi on geçe batar ve hayret ederdik de Poli’de güneş nasıl olur da sekiz otuzda batar?
Memleketin en batısındaydık.
Güneşin en son ve en güzel battığı yerde.
Kendimizi kutsamak için Latçi denizinde geçirdik akşam üstünü.
Yetmedi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Akama’ya vurduk kendimizi.
Teknenin tümü yabancıydı bu topraklara.
Afrodit’in yıkandığı hamama şöyle bir baktılar.
Aziz George kilisesini incelediler de Blue Lagoon’da coştular.
Afrodit gibi güzelleşmek için kulaç salladılar delice.
Bembeyaz bir kum masmavi bir deniz…
Akdeniz’in saklı cenneti.
Polililer “hoşgeldin gardaş” diye karşıladılar bizi.
1974 sonrasında bizsiz kurdukları düzende belli ki mutludurlar.
Her konu açıldığında “Annan planıma yüzde doksan iki hayır deyip rekor kıranlar” diye takılırım da umurlarında olmaz.
Pür Rum bir Poli onların çok hoşuna gitti.
Fakat zahar bizi de kan çekiyor.
İki taraftan, doğma büyüme Polili.
Kimsenin niyeti yok bu toprakları bırakmaya.
Çünkü orda bir tarih yatıyor.
***
İki bayramdır sabahın ilk ışıklarıyla Poli mezarlığındayız.
Aslında hem mezarlık hem şehitlik.
Kırık dökük ve mezarların birçoğu tahrip edilmiş.
Bir önceki belediye başkanına sormuştum;
“Dedemin mezarını ne yaptınız” diye.
“Bir gün Baf’a gittim, karayolları ekibi geldi yol genişletmek için, hepsini yıktılar” gibi bir nobran bir cevap vermişti.
Mezarlığa gidip kederlenmiştik de müslümanların “aslında mezar yok, aslolan kalbinizdedir” tesellisine sığınmıştık.
İki bayramdır o kırık dökük mezarlığa gideriz işte.
Şehitler için yapılan kaideye bir buhur yakarız.
Üst başta Rum Milli Muhafız Ordusu askerleri alarma geçer.
Bir manga asker bizi izler.
Umursamayız.
Bir buhur yakar, duamızı okur ve ayrılırız.
Niyazi ve Hasan dedemlerin ruhları eşlik eder bize.
Tüm şehitlerin.
Bizim bu toprakları bırakacağımızı zannedenler çok yanılırlar.
Her ne kadar Kuzey’de yüzlerce mezarlık yakılıp yıkılsa da biz her bayram Poli mezarlığında olacağız.
Atalarımızın ruhu için.
Çünkü bütün Kıbrıs’ta bu ruh dolaşıyor.
Bizim ile birlikte…
































