Belki iddialı bir cümle ama ‘bütün çocuklar gerçekten başarılı kılınabilir’. Yeter ki özellikle beyin ve zeka ile ilgili bilimsel çalışmalara odaklı öğretim süreçleri okullarda uygulansın. Söz konusu uygulamalar da özellikle okulöncesi dönemde başlatılsın ve geç kalınmasın. Öğrenme beyinde gerçekleşir ve öğrenmede zekanın aktif olduğu bir gerçek. Bireysel farklılıkları veya farklı gelişen özel gereksinimli çocuklar olsun, bütün öğrenciler başarılı kılınabilir. Bunun için de beyin ve zeka temelli yaklaşımlar okullara transfer edilmelidir.
Öğrenci başarısının artırılmasında yeni yaklaşımlar sürekli deneniyor. Eğitim programları, öğretim programları, ders kitapları, öğretim uygulamaları sürekli denemeye tabi tutuluyor. Hangi yaklaşımlar geleneksel okuldan daha başarılıdır? diye.
Geleneksel okul 18. Yüzyılın başlarında zekanın tek bir genel yetenek olduğunu kabul edip, insanın tüm yeteneklerini yönettiği iddiası üzerine kurulmuştu. Ancak sonraları insan zekası çoklu bakış açısıyla görülmeye başlandı. Bu görüş açısının ilerleyişinde Prof. Dr. Hovard Gardner’in Çok Boyutlu Zeka Kuramı (ÇBZK) gelinen son nokta olarak algılanabilir.
Gardner ‘Zihnin Çerçeveleri: Çok Boyutlu Zeka Kuramı’nı yazdığında (Gardner 1983/1993) pek çok eğitim bilimci, bunun bir meydan okuma olduğunda hem fikir olmuştu. Sonrasında ÇBZK pek çok ülkede değişik uygulamalarla eğitim sistemine dahil edilmeye başlandı. İlk yazıldığında 7 sonraları Doğa Zeka’sı eklenince 8, şimdilerde ise Gardner’in kendi belirttiğine göre 9. aday zeka olan Varoluşçu Zeka’nın bilimsel testleri geçmesi bekleniyor.
Kornhaber, Fierros, Veenema ‘Çok Boyutlu Zeka Kuramı: En İyi Araştırma ve Pratikler’ adlı kitaplarında kuramın uygulamadaki başarılarından bahsetmekte. Araştırma sonuçlarına odaklanmakta fayda var. Eğer eğitimde başarısızlık veya beklenen sonuç alınamıyorsa çağdaş uygulamaların sonuçları ülkeler için önemlidir. Eğitim sistemindeki başarı ancak bu yolla yakalanabilir çünkü.
Kornhaber, Fierros, Veenema (2004) ÇBZK’nın uygulandığı okullarda neler olduğunu ve kuram ile öğrencilerin pozitif kazanımları arasında ilişkinin nasıl olduğunu aktardılar.
Aktarılan araştırmalar ÇBZK’nın ABD’deki 18 ve bir tane de Kanada okulundaki uygulamaların sonuçlarını içeriyor. ÇBZK’nın uygulamaya konması ile 19 okulun % 49’unun Kaliforniya Başarı Test’i gibi standart testlerde gelişme gösterdiği ortay çıktı. ÇBZK’nın uygulandığı okulların % 54’ünde disiplin sorunlarının azaldığını belirttiler. Disiplin sorunlarının azalması da ÇBZK ile ilişkilendirildi. Yani ÇBZK uyglanması disiplin sorunlarını azaltmış.
Yine ÇBZK’nın uygulandığı okulların % 60’ında ailelerin okul öğretim sürecine katılımının yükseldiğini belirttiler.
En önemli sonuçlardan bir tanesi ise ÇBZK’nın uygulandığı okullarda, öğrenme farklılıkları ve engelleri olan öğrencilerin gelişiminde de etkili sonuçlar vermesidir. ÇBZK’nın uygulandığı okulların % 78’inde öğrenme farklılıkları veya öğrenmede engelleri olan öğrencilerin gelişimlerinde ÇBZK ile ilişkili olduğu belirtildi.
Örneğin Vermont, Hinsburg’taki, Champlain Valley Lisesi müdürü Valerie Gardner bu konuda şunları aktardı; ‘Hiçbir şüphe duymadan ÇBZK muazzam bir farklılık yarattı. Örenme farklılıkları veya engelleri olan öğrenciler güçlü yanları ile ilgili seçim yapabilme ve oyun oynayabildikleri için kendilerini çok iyi hissettiler. Ayrıca zayıf oldukları alanlarda da çalıştıkları için aktif oldular’.
Kornhaber, Fierros, Veenema söz konusu okulları ziyaretlerinde ve öğretmenlerin yazmış oldukları raporlarda; ‘öğrenme engelleri olan öğrencilerin normal sınıflarda yapıcı bir şekilde çalıştıkları ve genel olarak normal öğrencilerden (engeli olmayanlar) hiç bir ayrıma tabi tutulmadıkları’ belirtildi.
ÇBZK kuramı, beyin temelli öğrenme, aktif öğrenme, işbirlikli öğrenme gibi beyin ve zeka temelli öğrenme-öğretim yaklaşımları öğrenmedeki bireysel farklılıkları olan veya öğrenmede engeli olan öğrencileri de başarılı kılmak için başvurulacak yaklaşımlardır.
Geleneksel öğretimin uygulandığı buraların sistemsiz eğitiminde öğrenmedeki bireysel farklılıklar hiç dikkate alınmaz. Öğretim sürecinde öğretmen merkezli öğretim hakim sürdüğü için öğretmen tüm çocukların zeka yapılarını aynı kabul edip, tek bir uyarıcı ile dersi sunar. Bu uyarıcı da ya sözel / dilbilimsel ya da mantıksal / matematiksel zekanın uyarıcılarıdır. Bu zekaları güçlü olan öğrenciler de öğrenirler fakat diğer 6 zekada güçlü olanlar öğrenmezler. Artık bu ayrımcılık terk edilmeli. Diğer 6 zekada güçlü olanların da nitelikli eğitimden yararlanması için gereken düzenlemeler yapılmalıdır. Aksi durumda farklı zekalarda güçlü olan çocuklara haksızlık yapılmaya devam edilecektir. Bu durum da çocukların fırsat eşitsizliğine maruz kalmasına neden olacaktır, on yıllardır olduğu gibi…
































