Boşanma ve ayrılık... Peki ya çocuklar? - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Poli

Boşanma ve ayrılık… Peki ya çocuklar?

Evlilikler kolay bir şekilde sonlandırılabiliyor ancak ayrılık süreci, özellikle çocuklar varsa, boşanma kadar kolay yaşanamıyor. Evlenme kararı alan iki kişinin bu süreci sonlandırmak istiyor olması kabul edilebilir bir durum; ancak çocukların, yaşları kaç olursa olsun, ebeveynlerinin ayrılmalarından, ayrılık sonucu yaşanan büyük değişimden etkilenmelerini engellemek pek de mümkün değil. Anne ve babalarının aralarındaki sevginin tükenişine tanıklık etmeleri, ayrılık sonrası iki farklı evde kurulmaya çalışan yeni hayatlarına adapte olmaya çalışmaları ve bir ebeveynin, genellikle bu baba oluyor, hayatlarındaki yokluğuna alışmaları gerçekten çocuklar için zor bir süreçtir. Hayat artık eskisi gibi değildir ve bu duruma alışmaları zaman alacaktır.

Anne-babası ayrılan tüm çocuklar için bu durum büyük bir olay olsa da çocukların içinde bulundukları gelişimsel evreye, yani yaşlarına göre sergiledikleri tepkileri farklılık göstermektedir. Boşanma süreci çocukların gelişimsel evrelerine göre yetişkinlere farklı sorumluluklar yükler. Fakat çocukları kaç yaşında olursa olsun ayrılan karı-kocanın birbirlerinden anne-baba olarak ayrılamayacaklarını anlamaları ve hala çocuklarının anne- babaları olarak onların her zaman yanlarında olacakları hissini yaşatmaları, onlara bu güvenceyi sağlamaları en büyük sorumluluklarıdır.


Boşanma ve sonrasında yaşanan ayrılık çocukları nasıl etkiliyor?

Boşanma sonrası dönemde çocuklar yaşananalara anlam verememenin getirdiği kafa karışıklığı yanında başta yoğun bir duygusal karışıklık da yaşarlar. Özellikle bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimin hassas olduğu çocukluk döneminde çocuklar bu süreçten daha fazla etkilenirler. Bu yüzden ayrılık kararı alındıktan sonra ebeveynlerin öncelikli olarak çocuklarının ihtiyaçlarına odaklanmaları gerekir. 3 yaş altındaki çocuklar ise sürekli bir bakıcıya ve ebeveynlerin her ikisiyle de zaman geçirmeye ihtiyaç duyarlar. Çocuklar anne ve babaları ile zaman geçirmek için sabırsızdırlar. Ebeveynlerin ayrılık sonrasında hem tek tek hem de çocuklarla birlikte anne-baba olarak düzenli bir şekilde zaman geçirmeleri önemlidir. Birlikte geçirilecek bu zamanlar çocukların kendilerini özel ve değerli hissetmelerini sağlayacaktır.

“Çocukluk döneminde ayrılık süreci, yaşananları anlamlandırmakta çektikleri sıkıntıdan dolayı daha inkar edici geçer. Çocuklar ebeveynlerinin bir gün yeniden bir araya geleceği umudunu beslerler. Ergenlik döneminde ise bu sürece gösterilen tepki daha agresif ve tepkisel bir şekilde yaşanır.”

Küçük çocuklar yakın ilgi ve bakıma ihtiyaç duydukları için anne-babalarına bağımlı bir dünyaya sahiptirler; onların sosyal dünyalarının temeli anne ve babadır. Küçük çocuklar için ayrılan anne-babanın birbirinden bağımsız hareket etmeleri güven sarsıcıdır. Onlar açısından anne-babasının karı-koca olarak ayrılmaları hiç bir anlam ifade etmez; ebeveynlerinin neden hayatlarını iki farklı eve taşıdığına anlam veremezler. Onlar için artık iki farklı ev ve yaşantı arasında gidip gelmeyi öğrenmelerini gerektiren, alışık olmadıkları, düzensiz ve güvensiz bir süreç başlamıştır. Bir ebeveynleyken diğerini özlemek zorunda kalan çocuklar giden ebeveynin ardından birlikte yaşadıkları ebeveyni de kaybedebileceklerine dair bir kaygı geliştirebilirler.

boşanma

Ergenlerin dünyası ise küçük çocuklara göre anne-babadan daha bağımsız ve onlardan uzaktır. Daha az destek ve ilgiye ihtiyaç duyarlar. Onların sosyal hayatlarının temelini yavaş yavaş arkadaşları almaya başlamıştır. Amaçları ailelerinden uzak, daha farklı yaşantıları keşfetmek ve deneyimlemektir. Ancak bağımsızlaşmaya başlayan ergenler için de aile hala güvenli bir üs görevi görmektedir. Ergenlik dönemi gelişimsel olarak kendine özgü zorlukları olan bir dönemdir. Bu süreçte bir de ebeveynlerinin ayrılığı söz konusu olunca ebeveynlerle ergen arasındaki ilişki daha da kontrol edilemez bir boyuta dönüşebilir. Daha bağımsız olan ergenler ebeveynlerinin boşanmasına daha agresif, ailedeki disiplin ve kurallara  karşı daha isyankar tepkiler gösterebilirler. Dahası aile bütünlüğünü bir arada tutamayan ebeveynlerine karşı kızgınlık ve güvensizlik sonucunda kendi sorumluluklarını tamamen üzerlerine almaya niyetlenebilirler. Ergen çocukları olan ve boşanan ebeveynlerin çocuklarının kendi gelişimlerinin gerekliliğiyle artan öz denetimlerinin ve sorumluluklarının boşanma ile ilişkilendirilmemesine özen göstermeleri önemlidir.

Eğer çocuğunuz varsa boşanmayın demiyorum. Mutsuz ve geçimsiz bir evliliğin sürdürülmesi çocukların sağlıklı bir şekilde gelişmesi için uygun değildir. Eğer evlilik ilişkinizi tedavi etmek niyetinde değilseniz ayrılmak uygun bir tercih gibi görünüyor.

Boşanma süreci sadece karı-koca arasında yaşanması gereken, çocukların mümkün olduğunca uzak tutulmasının önemli olduğu bir durumdur. Boşanma sonrası gelen ayrılık süreci ise özellikle de çocuklar için yaşanması kaçınılmaz sondur. Eğer ortada çocuk varsa boşanan karı-koca sadece bu rollerinden vaz geçmiş olurlar; ancak hayatlarının sonuna kadar çocuklarının anne-babası olmaya devam edeceklerdir. Bu nedenle biten evlilik ardından eski çiftin birbirine sağlıklı bir şekilde veda etmesi, sağlıklı bir anne-baba rolü sürdürebilmeleri açısından gereklidir.

Çocukları olan boşanmış anne-babaların çocuklarına aile yapısını hissettirmeleri, yeni aile sistemini çocukları için düzenli ve kalıcı hale getirmeleri gerekir. Bunu sağlamak ve çocukların güvenini yeniden kazanmak için 3R kuralını uygulamak yardımcı olacaktır: Rutinler, Ritüeller ve çocukların güvenini yeniden kazanarak onları Rahatlatma.

Bu üçlü, ayrılık sonrası çocukların en az hasarla süreci atlatmalarında etkili bir role sahiptir: Ayrılık süreci ile yeniden şekillendirilen aile yapısı içinde yeni bir düzen ve görüşme günleri rutine oturtulmalıdır. Bu rutinler çocuklara kendi hayatlarının yeniden kontrol altında olduğunu hissettirecek ve yeni ritüeller geliştirebilmelerini sağlayacak, dolayısıyla bu kontrol hissi onların rahatlamasını sağlayacaktır. Bu rahatlama anne ve babanın hala daha sevgi ve güvenle onlara bağlı olduklarını hissettirecektir. Böylece yeni oluşturulan aile yapısının sağlıklı bir şekilde işlemesi de kolaylaşacaktır.

Evliliğinizi sonlandırmakla ilgili soru işaretleriniz varsa ve en önemlisi de çocuklarınız varsa kararınızı uygulamaya koymadan önce bir uzmandan yardım almanızda fayda var. Ebeveynler çocuklarını incitmek için boşanmazlar elbette ama bu süreçten hangi yaşta olursa olsun çocuklar yine de olumsuz olarak etkilenecektir, bu gerçeği göz ardı etmemelisiniz. Bu yardım sürecinin evliliğinizi sonlandırırken ve sonrasında yaşanacak ayrılığın çocuklarınıza en az hasarla yansımasına yardımcı olacak bir yardım süreci olması önemli. Boşanma ve sonrasında sizler anne ve baba olarak çocuklarınızın iyiliği için, yine yeniden belli aralıklarla ve düzenli bir şekilde bir araya gelmekle yükümlüsünüz çünkü.

 

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar