Olumsuz gelişmelerle dolu olan piyasaların kısa vadede kaderi değişti.
Türkiye’de ki yerel seçimlerin ardından gerileyen döviz kurlarının tekrar kısmi yükselmesi gerekirken (Türkiye’nin kırılganlığından, ülke riskinden ve siyasi riskten dolayı) kurlarda istikrar sağlamaya başlandı. Piyasaların kaderi tersine döndü.
Türkiye dışındaki gelişmeler piyasaların lehine olan gelişmeler. Gelişmekte olan ülke piyasalarına sermaye girişlerinin başlamış olması finansal olarak bağlı bulunduğumuz Türkiye para piyasaları için olumlu. Çünkü Türkiye piyasası bundan payını alacak. Geçen hafta 2,5 milyar dolar Türkiye para piyasalarına yabancı sermaye girişi oldu. Şimdi faiz oranlarının düşürülmesi gündeme gelecek.
ABD’den gelen veriler piyasanın canlanmasını destekleyici verileridir. İşsizlik oranının %6,7’ye gerilemesi, ucuz ve bol para döneminin bir süre daha devam edecek olması, gelişmekte olan piyasalara pozitif etki yapacak nitelikte verilerdir. Piyasaları destekleyecek diğer bir gelişme ise AB’den geldi. ECB varlık alımlarını 1 trilyon Euro menkul kıymet üzerinden yapacak. Enflasyon ise bir süre daha düşük tutulacak. Uzun bir süre daha enflasyon 1,5-2,0 aralığında seyredecek. Bu gelişmeler global piyasalar için büyük bir parasal genişleme anlamı taşıyor. Hatırlanacağı gibi 2011 yılında kriz Avrupa’ya sıçradığı zaman iki defada 500’er milyar Euro’luk uzun vadeli kaynak bile global piyasalara çok büyük etki yaratmıştı. ECB’nin şimdiki planı gelişmekte olan piyasalara büyük bir doping etkisi yaratacak. Yukarıda belirttiğim tüm bu gelişmeler, gelişmekte olan piyasaları etkisi altına alırken, Türkiye’de gelişmekte olan piyasalar kapsamında olduğu için, Türkiye’yi de etkisi altına almakta ve bu KKTC piyasasına da yansımaktadır. Fakat Türkiye için ve de direkt olarak KKTC için bir tehlike var. Türkiye’de siyasal risk henüz bitmiş değil. Diğer taraftan Başbakan’ın TCMB’nin politikalarına müdahale nitelikteki konuşmaları piyasalar açısından olumsuz algılanır. Yani TCMB Başkanı önce enflasyonu düşürelim faizleri sonra düşürelim politikasına Başbakan Erdoğan’ın faizleri hemen düşürün mesajı TCMB’nin bağımsızlığına müdahale niteliği taşımaktadır ki bu yabancıların alışık olmadıkları bir durumdur ve olumsuzluk niteliği taşır. Daha da ileri Türkiye iç piyasası da bunu pek sevmez.
Bu durumda ne olur? Faizlerin düşmesi bankalara yarar. Türkiye’nin tüketimi artar büyüme oranı artar. Türk Lirası cazibesini yavaş yavaş azaltır. Kurların düşüş hızı yavaşlar ve hatta kurlar tekrar kısmi yükselişe geçer. Kurların şu an geldiği değer, makul değerleridir.
Faizlerin düşüş trendini ve de TC Başbakanı ile TCMB Başkanı’nın iyi izlemekte fayda var. Bu iki durum piyasaları bozar. Son derece kaygan olan finansal zeminde hata yapmak telafisi zor zararlar getirebilir.
































