ALi Atamer: Sohbetimize sizleri daha yakından tanıyarak başlayabilirz.
Z.K: Adım Zalihe Karabey.1940 doğumluyum. Asbroyalıyık. Sonradan mandirigaya geldik. Çocukluğumuz ev işi, gazanlar dolusu hellim yapmaynan geçerdi. Davara, fıstığa, fasulya toplamaya giderdik. 60 yaşına gadar işledim. Hoşuma giderdi ki bunları yapardım. Benim hayatım işlerinan,eziyetinan geçti.
S.K: Ben Süleyman Karabey. 1932 mandiriga doğumluyum. Babam beni çocuk yaşta aldı godu keçilerin başına gece-gündüz mandıralarda koyun beklerdim. Başka da bişey yaptığımız yoğudu.
Ali Atamer: Süleyman dede eski yaşantılar nasıldı?
S.K: Bizim zamanımızda saygı-sevgi vardı. Şimdiki gençlikte iş arama. Şimdikiler ister araba, telefon. Hazır beklerler. Sor bakayım gençliğe giderler mi ovaya harmana iş yapmaya. Kimse gitmez. Benim hayatım ovalarda, mandıralarda geçti. Tabii arada bir gençlik toplanır, lingiri oynardık. Tek eğlencemiz oyudu. Şimdi disko-içki gençlikte iş yok. Ha bizim da gız arkadaşlarımız vardı ama şimdiki gençlerin gibi ilişkiler yoktu.
Z.K: Süleyman’ın gız arkadaşları keçicikleriydi be Ali.
S.K: Nedir be ali dediğin senin. Biz Zaliheynan nişan olduk. Akabine nikah olduk da 1 sene sonra gerdeğe girdik. Düşün sen o gadar sıkı vardı ki yok gız arkadaş edineceydin pe.
Z:K: Bak neler anlatır bu adam ayıptır be Süleyman.
S.K: E ne var be zalihe garım değilsin anlatacam tabii herkes bilsin.

Ali Atamer: Sizin evliliğiniz önceden arkadaşlıkla başlamadı değil mi?
S.K: Yok yahu sen da olur öyle hiç. Benim babamın içki arkadaşı buldu bana eşimi. Benim ailem bunu isterdi. Nişan olduktan sonra tanıştık biz. Madem dedim anam bubam istedi bu gızı ben da hayır demedim. Eskiden insanlar gızın ailesine bakarlardı. Ben hem güzel buldum hem saygılı buldum. Şanslıyım.
Z.K: Bizim dünürcülük hoppadak oldu. Damdan ener gibi oldu bizim iş.
S.K: Şimdi okullarda diskolarda sevişirler buluşurlar da olur bu evlilikler.
Ali Atamer: Süleyman dede, Zalihe hanımdan önce arkadaşlık ettiğin bir kız varmış…
S.K: Başka köyden Selma adında bir gız arkadaş vardı. Ailem istemezdi diye o gızı ben da vazgeçtim. Bizimkiler gitti Allahın emriynan zaliheyi istediler. İlk defa o saat gördük birbirimizi.
Z.K: Ben biraz heycanlandıydım. İnsan tanımadığı bir adamı ansızdan karşısında görünca heycanlanır.
S.K: Çiçeği burnunda lokum gibi gızdı vallahi. Gençlik işte

Ali Atamer: Eskiden çiftler birbirilerini gerdek gecesinde görürmüş..
S.K: Biz Arada bir tenhalarda-menhalarda buluşurduk.
Z.K: Tenha-menha yoğudu. Herkes işinde-gücünde.
S.K: Gider görürdün gendini o gadar. Birşey yapamazdın.
Z.K: Benim rahmetli gocagarı sıkı tutardı bizi. Bu adamınan yalnız bir yere gitme yoksa başına bişey gelir dedi.
S.K: Gadın nikahım daydı ama yabanıydı.
Z.K: Napayım gideceydim gireyim gucağına olurdu öyle şey.
S.K: Ben 1 sene eşime sadık galdım. Bekledim dayandım görmedim gendini. Şimdikiler takar yüzüğü aynı geceden girer gerdeğe.
Z.K: Zaten ne arardı başka güzel gız da onlara gideceydi. Tabii ki da bekleyceydin.
Ali Atamer: Zalihe nene ne zaman muradınıza erdiniz?
Z.K: Yaptık düğünü rahatladık. Evvel ki i düğünler oğlum 3 gün sürerdi. Çalgılar, kemaneler çalınır, hayvanlar bazlanırdı. Mentüfiye denen kadın hem gelinin saçını onarırdı hem da döplek çalardı. Bir da andrigo vardı o da kemane çalardı. Gazanlar dolusu herseler, fasulyalar yapılırdı.
S.K: Düğünümde 3 dane gadev gordum başıma da zeybek oynardım. Adamlar ve kadınlar farklı farklı yerlerde eğlenirlerdi. 3-4 tane Gumbaro vardı. Hep onlar idare ederdi düğünü. Ondan sonra gençler kendi aralarında güreş tutarlardı. Ben da güreştiydim.
Z.K: Golay mıydı güreş tutmadan gız alasın. Güreşeceydi tabii.
S.K: Ama gelinliğin içinde ki gördüm Zaliheyi kalbim başladıydı tak tak atsın.
Ali Atamer: Karı-koca olarak yaşadığınız zor dönemeçler nelerdi? Bu zorlukları nasıl aştınız?
Z.K: 53 sene çocukların gaylesiynan geçti.
S.K: Evlenirkandan başladık çocuk yapmaya.
S.K: Bizim hayatımız hep cicim-gülüm geçti. Hep bolluğunan geçti. Zaliheyle de yıldızlarımız uyuştu. Anlaştık. O da çalıştı ben da çalıştım.
Z.K: Hem çocuklara bakardım hem herife hem da eve. Aha geçti bu kadar sene. Göçmnelik da çektik. 1974 de göçmen olduk geldik bura. 63 yıllarında gocam 3 ay esir düştü. O zaman galdık çocuklarınan. Maraz ettik çok.
S.K: Ben yokken merak ederdim naparlar diye. Ama geçim sıkıntısı çekmediler.

Ali Atamer: Eskiye dair en çok özlediğiniz anlar nelerdir?
S.K: İkimiz baş başa galdığımız da derim gendine “ah be hanım o gençlik yıllarına geri dönseydik da dünyaya borçum olsaydı”. Çok özlerim gençliğimi. Bazen eski gençlik yıllarındaki gibi evde muhabbet, alemcik yaparık.
Z.K: Bolluk vardı eskiden. Her şey daha güzeldi. Mutluydun huzurluydun. Bozuldu ortalık.
Ali Atamer: Sohbetimizin sonuna geldik. Okuyucularımza ne gibi nasihatlarda bulunursunuz?
Z.K: Birbirimize uyum sağladık. Anlaştık yahu tamamdır. E arada birşey olacaktı.
S.K: Şimdikiler çok kıskanç. Çok bolluk içindedirler. Bolluk yaramaz. Biz bu gadar yaşadık çünkü sevgi saygı vardı yahu. Hani şimdi var öyle duyguları yaşayan insanlar.

































