KıbrısSanatSinema

“Birbirimizi tamamladık. Hayallerimiz ve tutkumuzla yola devam”


Ayrı ayrı yola çıktılar, yolları aşkla kesişti, birlikte devam ettiler… Belgesel, prodüksiyon, kısa film derken artık hedef uzun metrajlı film

 

Nezire GÜRKAN

Onlar 30’lu yaşlarda gencecik bir çift. Doğuş Özokutan ve Vasvi Çiftçioğlu. İkisi de iletişimci, gazeteci. Son yıllarda kısa filmlerinin uluslararası başarılarıyla gündem oldular, tanındılar.  Belgeseller, filmler, iletişim ve görsellikle ilgili her şey ikisi için de tutku. Bu yola ayrı ayrı, farklı kulvarlarda çıktılar ama yolları aşkla kesişti ve birlikte devam ettiler. Belgesellere, televizyon prodüksiyonlarına, kültür sanat eklerine imza attılar. Derken kısa filmlere yöneldiler, bu filmlerin uluslararası başarıları üzerine tanındılar. Tabir yerindeyse kendi yağlarıyla kavruldular, borç alarak film çektiler. Çekimden montaja, sesten ışığa her alanda kendilerine yeter hale geldiler. “Biz birbirimizi tamamladık” deseler de her ikisinde de yok yok neredeyse. Şimdi hedef uzun metrajlı sinema filmi çekmek. Ve bunun için alt yapılarını hazırlıyorlar.  Yoğun bir işte çalışmasına karşın DAÜ’de görsel sanat eğitimi alıyor örneğin Doğuş. Bununla da yetinmiyor, her hafta İstanbul’a gidiyor yapımcılık eğitimi için. “Hayallerimiz ve tutkumuz var, zor ama yolumuz açık” diyorlar…

Bildiğimi sandıklarım

Röportaj için Zephyr Cafe’de buluştuk Doğuş ve Vasvi Çiftçioğlu ile. Çok kolay olmayan röportajlardan, çünkü 2’si de yakın arkadaşlarım. Doğuş, son 6 yıldan beri Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) habercilerinden. Yani TAK’tan ayrıldığım yaklaşık 4 ay öncesine kadar benim mesai arkadaşlarımdan. Vardiyaları, geceleri, nöbetleri paylaştık. Vasvi de meslektaşım. Hayat hikâyelerine tanıklığım çok. Ama sandığımın aksine, genç yaşlarına rağmen bildiklerimden çok daha derinmiş yaşam yolculukları.

Uluslararası ilişkiler, finans, turizm okudu

Doğuş’la başlayalım, Vasvi ile devam edelim, ortak üretimleriyle tamamlayalım diye bir kurgu yaptık röportaj için. Nasılsa Doğuş’u yakından tanıyorum, daha kolay olur akış diye düşünmüştüm ama yanılmışım… Çünkü haberci, iletişimci, kültür sanat ilgilisi, sinema tutkunu olarak tanıdığım Doğuş, çok farklı alanlardan gelmiş buralara.

1984 doğumlu, şimdilerde 34 yaşında Doğuş. Atatürk İlkokulu ve Türk Maarif Koleji derken, ÖSS birincisi olarak Çanakkale Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okudu.

Hayali gazeteci olmaktı ama broker oldu

Eğitimini tamamlayarak adaya dönüşünden yaklaşık 2 ay sonra, 2005’te babasını kaybedince hemen işe girmesi gerekti. Annenin turizm şirketi olmasına karşın, bu iş ilgisini çekmedi ve bankacılığa yöneldi. Sınavla önce OYAK’ta, ardından Altınbaş Bank’ta (sonradan Creditwest) çalışmaya başladı. Burada çalışırken borsa eğitimi aldı, lisanslı broker oldu.

Doğa Öz oldu… TV gazetesi, Kıbrıs

“Zevkliydi, iyi para da kazanıyordum” diyor bankacılık/borsa işi için ama içindeki uhde basın, medya. “Gönlümde yatan aslan” diyor. Ve bankada çalışırken, 2006’da Vasvi ile tanışmalarıyla birlikte basına yöneldi.  Birlikte iş yapmaya başladılar. Vasvi’nin ünlü TV Gazetesi’nin prodüksiyonunu yaptığı günler. Gazeteciler Sami Özuslu ve Cenk Mutluyakalı’nın sunduğu bu programın sokak röportajları dâhil çekimlerini, kamera arkasındaki her şeyi, paket program olarak birlikte hazırlamaya başladılar. Ama bankacı Doğuş’un ekranda görünmesi, adını kullanması mümkün değil.

“Doğa Öz takma adını kullandım bu dönemde. Vasvi kamerayla çekerken, ben mikrofon tutardım ve sadece elim görünürdü. Okullarda veya program formatına uygun olarak farklı yerlerde röportajlar yapılması gerekirdi. İşe gitmeden sabah erken okul önlerine gider, çekim yapardık. Mesai sonrası da evde montaj.”

TV Gazetesi’ndeki mesaileri yaklaşık 3 yıl devam etti. 2008’de evlendiler, birlikte çalışma artarak sürdü. Doğuş bankada; Vasvi farklı medya kuruluşlarında işlerini sürdürürken ortak çalışmalar çeşitlenerek arttı.

Doğuş, bankadaki görevini sürdürürken Kıbrıs gazetesinde de çalıştı. Burada da aynı takma adla. “İki iş, hatta bazen 3 iş zordu, çok yorucuydu. Meslek aşkı yanında, borçlar nedeniyle gelire ihtiyacımız vardı” diyor ağır çalışma temposunu özetlerken.

Bu dönem Kıbrıs gazetesinde kültür-sanat haberleri yaptı, röportajları yayımlandı.

Belgeseller başladı

Bunlarla da yetinmediler, belgesel çekimleri başladı. Vasvi’nin “tutkum” dediği belgeselleri beraber çekmeye başladılar. Kimi proje, kimi sipariş. Çektiler, montajladılar. Özker Özgür ve Niyazi Kızılyürek ile ilgili belgeseller, Yasemin Kokan Şeher onların imzasıyla farklı kanallarda yayımlandı, yurt dışında gösterildi.

Klipler de çektiler. Grup Rast’ın Çapkın şarkısına çektikleri klip, KRAL TV’de gösterildi.

Ekonomi eki ve TAK

Basın tutkusu galip gelince, 2010’da bankadan istifa etti Doğuş. “İyi kazanıyordum ama ruhuma uygun değildi” diyor. Ve bu sefer, adıyla Kıbrıs gazetesinde çalışmaya başladı. Bankacı, finans geçmişinin etkisiyle, gazetenin sahibi Asil Nadir’in önerisiyle Ekonomi ekini çıkarmaya başladı. İlk defa takma isim yerine adını kullandı. Yazılar yazdı, derlemeler yaptı.

Yaklaşık 2 yıl sonra, 2012’de TAK’ın sınavına girdi. 2013’te ajansta haberci olarak çalışmaya başladı.

Kısa filmlerle sinema macerası ise 2014’te başladı.

Ünlü olmak istedi

“Sinema macerasının öncüsü sendin herhalde” diyorum Vasvi’ye, “Tam aksi, Doğuş olmasa olmazdı. Onun hayal gücü çok geniş. Ben haberciliğe, belgesellere meraklıyım” diyor.

Zaten İletişim okumayı da “ünlü olma” hayaliyle seçmiş. Televizyon kanallarının arttığı, anchorman’lerin parladığı zamanlarda…

Hayvancı bir ailenin çocuğu olarak 1980’de doğan; ailenin işi nedeniyle ilkokulu Cihangir, Düzova, Çamlıca, Gönendere olmak üzere 4 ayrı yerde okuyan Vasvi, zor hayat şartlarına, ailenin mali imkânsızlıklarına rağmen şansla yolunun açıldığına inananlardan.

Gönendere ilkokulunda Refika Kasapoğlu isimli öğretmenin çalıştırması ve desteğiyle koleji kazanmış. “O yıllarda, hele de benim gibi imkânsızlıklar içinde koleji kazanmak kolay değildi. Beni üstün zekâlı falan sandı insanlar. Oysa öğretmenim yardımcı olmuştu. Kolej hayatı da pahalıydı, kolay olmadı.”

TMK’nın ardından DAÜ İletişim’de okudu Vasvi. 2001’de mezun oldu. Ama daha okurken iş hayatına atıldı. Kanal T ile başladı, SİM TV ve Kıbrıs Medya Grubu ile devam etti. 2004’ten itibaren de Güney Kıbrıs’ın resmi TV kanalı RIK’te yönetmen ve TV gazetecisi olarak çalışmaya başladı. Daimi sözleşmeli statüsünde.

Borçla film çektiler

İlk kısa filmleri Olağan Denemeler’in çekimleri 2014’te başladı, 2015’te tamamlandı. Yaklaşık 6 ay sürdü. Çünkü finansör bulamadılar, borçla çektiler. Toplam 7 dakika, 39 saniyelik bu film, 23 farklı ülkede 41 festivalde gösterildi. 3 farklı ödül aldı.

Kısmet, ikinci kısa filmleri. Bu yıl, 2018’de çekildi. Bu filme DAÜ finansör oldu. 3 dakika, 19 saniyelik bu film şu sıralar dünyayı gezmeye devam ediyor. 2 ayda 10 uluslararası festivale seçildi. 19 ülkede gösterildi. Brezilya’da seyirci ödülü aldı.

Neden kısa film!

“İmkânlarımız bu kadar elbette, her saniyesi para. Ama kısa film; belgesel, animasyon gibi bir tür. Dünyada örnekleri çok. Sektörün gelişmesine de katkısı çok kısa filmlerin. Gişe kaygısı yok, daha özgür, daha sanatsal…”

Devam edecek mi filmler…

“Olağan Denemeler ve Kısmet, bir üçlemenin ilk iki filmi. Kader ve ölümle ilgili 3 film. Yani sırada bir tane kaldı. Ardından hedef uzun metrajlı sinema filmi.”

Her hafta eğitim için İstanbul’a

Doğuş, yoğun tempolu TAK’ta çalışmaya devam ederken, şimdilerde DAÜ’de Görsel Sanatlar bölümünde yüksek lisans yapıyor. Bununla da yetinmiyor. Ünlü yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın yapımcısı olarak tanınan Zeynep Atakan’dan yapımcılık eğitimi alıyor İstanbul’da. Her hafta gidiyor. Cuma gidip cumartesi dönüyor yaklaşık bir aydan beri. 6 ay devam edecek bu tempo.

Çok zor değil mi? TAK zaten yoğun. Hem DAÜ’de yüksek lisans, hem her hafta İstanbul?

“Bir işi yapacaksam tam yapmalıyım. Kendimi yetiştirmeliyim. Bu iş benim tutkum. Ruhum, hayatım bu işte. Sadece kendi gelişimim için de değil, sinema sektörü oluşmasını istiyorsak yapımcılığı bilmek zorundayız. Tekniğimiz, sanatsal bilgimiz iyi olmalı. Tekniği yaparak öğreniyoruz ama sanatsal, kurgusal yanı ve yapımcılığı akademik olarak geliştirmek, profesyonel destek almak gerekir. Yapımcı olmadan sektör oluşması imkânsız.”

Finansman desteği şart

Birbirlerini tamamladıklarını anlattı Vasvi…

“Doğuş’un sanatsal, kurgusal yönü daha baskın, benim teknik. Ben haberi, belgeseli severim. Doğuş daha yaratıcı.  Ama teknik işleri de öğrendi. Kamera, ışık, ses, montaj…  O olmasa ben film çekmezdim, belgesel yapardım sanırım. Ama geldiğimiz noktada artık keskin iş bölümü yok. Birbirimizi tamamlıyoruz. Birimizin bıraktığını diğeri tamamlıyor. Rekabet etmek yerine işbirliği içinde, yardımlaşarak çalışıyoruz. Bu bizim en büyük gücümüz.”

Doğuş da son sözü ekledi:

“Sinema diğer sanat dallarından farklı. Örneğin kitap yazarken insan sadece kendiyle baş başa. Ama film yaparken bir dizi dış faktör var. Ekip, ekipman, mekân, ara eleman, teknik destek… Dolayısıyla finansman gerekir. Çekim için, tanıtım için mali kaynak şart. Mesela kısa filmlerin gösterimi için uluslararası festivallere başvuruyoruz, filmlerimiz dünyada gösteriliyor, ödül de alıyor ama biz gidemiyoruz…”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı