Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bir yerde patlayacaktı, patladı


Demokrat Parti’nin başına gelenler, “bir gecede yaşanan ve biten” olaylar değil elbette.
Bengü Şonya’nın, yani genel sekreterin rahatsızlığı UBP’den koparak gelen ve şu anda partide hakim güç konumuna gelenlerle alakalı.
Ta ilk günden bu yana…
Serdar Denktaş, hareketin lideridir.
Kaygısı, “Daha büyük DP” olabilir.
Bu hedefe yürürken de, uzun süre kendisi ile mücadele eden ekibi dışladı.
Bu süreçte, yaptığı en büyük hata da bu oldu…
Evet, DP büyüdü…
Evet, hükümet ortağı oldu, hem de Türkiye’ye rağmen…
Ama “huzur” bulmadı.
Çünkü, DP içerisinde bir grup üst düzey yönetici, kendisini her daim dışlanmış hissetti.
Seçime girildi, “kök DP’li” olan kesim sandıkta kaldı.
Serdar Denktaş, Mustafa Arabacıoğlu ve Fikri Ataoğlu dışında, kim var?
Serdar Denktaş, tam da bu noktada, hem tüzük, hem de olağan kurultayla “büyük DP” fikrini hayata geçirmek istedi.
Şonya da bugünü bekledi.

Nisap istedi diye mi?
Serdar Denktaş, Bengü Şonya’nın görevden alınmasını istedi.
Belki partiden de atacak…
Neden?
“Nisap istedi diye.”
Tek gerekçe bu olabilir mi? Şonya, “nisap” istedi, nisap olmadığı için de tüzük kurultayı 15 gün ertelendi… Sanmıyorum ki, “sırf nisap istedi” diye…
DP’de uzun süredir kaynayan kazandan dışarıya taşanları gördük biz.
Serdar Denktaş, “diktatörlük” kurmak üzere… Şonya’nın iddiası bu.
Kurultaydan sonra en yetkili makam genel başkan…  Bu hangi partide var?
Dünyada örneği vardır belki ama… Parti Meclisi var… MYK var… Bunların “başkandan daha güçsüz” olması olası mı?
DP bir süreçten geçiyor.
Öyle görünüyor ki, bir süre daha “icraat” yan tarafa konacak… Hükümetler “kendi iç sorunları ile uğraşmaya” devam ediyor…
Hala…

Hiç unutmadım
Beyaz arabalar ve popülizm
Bir önceki CTP- ÖRP hükümeti… “Gara Mercedesler”den kurtulmak için adım atmıştı hükümet. 
Toplum tarafından “hoş bir adım” olarak algılanmıştı.
Benzer bir adım da şimdi atıldı.
İskele bölgesinden gelen bir bakan ve Başbakan dışında kimse makam aracı kullanmıyor. Makama kendi araçları ile geliyorlar, devlet işi varsa makam aracı ile gidiyor, aksi halde araç yerinde kalıyor.
Bu da hoş bir adım değil mi?
Peki, topluma faydası nedir? Hiç.
Oysa bizim beklentimiz, “güzel adımlar atılması” değil mi?
Bakan ya da Başbakan özel aracı ile seyahat etmiş ya da etmemiş…
Ne fark eder?
Toplumsal faydası nedir?
Şirinlikten başka anlamı var mıdır?
Toplumsal beklenti, “atılacak adımlarla devlet gelirlerinin artırılması, özel sektörün gelişmesi, istihdamın artması, yatırımların artması, sosyal devlet anlayışının gelişmesi” gibi konulardır.
Yoksa, “makam araçlarını toptan satsanız” bütçeye zırnık katkısı olmadığını hepimiz biliyoruz.
“Beyaz arabaları” görünce arşivde, aklıma geldi. Ya icraatla yola devam edilir, ya da bu gibi adımlar, “popülizm” olarak kalır.
Bir bakanın makam aracı kullanmaması elbette güzel bir adımdır. Ama tek başına yetmez…
Bu nedenle CTP-DP hükümetinin daha gitmesi gereken uzun bir yol vardır. Beyaz arabalar o dönemden hoş bir anı olarak kaldı…

/////////////////////////////////

Twitledim  @husekmekci
CTP, kurultayını tamamladı, artık tamamdır, hükümet icraata odaklanacak derken, şimdi de DP. Ne zaman bitecek bu ülkenin “kurultay” ezgisi?
///////////////////////

Twitledi
Sibel Siber ‏@sibelsiber

18 yaş artık komitelerimizde… Çevre, cinsiyet ayrımcılığı, kültür, tanıtma komitelerine artık genç görüş, genç düşünce katkı koyacak…

////////////

EN İYİ 11 KIBRISLI TÜRK FUTBOLCU 

Güney Kıbrıs’ta 90 gün esir kaldı, ardından Bursaspor’da kaleye geçti. Kıbrıs Türk futbol efsanelerinden Osman Uçaner, Günay Caymaz için de “1” numara

Günay Caymaz’ın en iyi 11’i…
Günay Caymaz… Adı yeter… Saymama gerek var mı? Öğrencilik yıllarında futboldan yüzmeye komple bir sporcu… Efsane Yenicami’nin teknik patronu… Siyaseti yüz akı ile tamamlayan önemli bir devlet adamı… Hepimizin büyük saygı duyduğu spor adamı…
“İlk 11” yapmasını istedim. “Dışarıda kalacak olanları düşündüğü” için zorlandı. “Hocam, teknik patron sensin. Yap 11’i…” diye ısrarımı sürdürdüm…
Uzun bir gayretten sonra işte Günay hocamın ilk 11’i:
Kaleci: Osman Gurra
Defans: Hüseyin Tanışık (DTB), Ergün (Çetinkaya), Raif Örtunç (YAK), İlker Ertemel (Gönyeli)
Orta Saha: Mete Adanır (DTB), Derviş Doğa (BÜY), Rifat (MTG),
Forvet: Erbay Gönelli (Gönyeli), Hüseyin Galliga (MTG), Enver Emin (YAK)
İlk 11’i sayarken ince eleyip sık dokudu Günay hocam. Sıkı sıkı da tembihledi: Fevzi Adanır (Baba), Zihni (YAK), Veli (Çetinkaya), Ayhan (TOL), Kaleci Mustafa (MTG)… Bu isimleri de dışarıda bıraksam ayıp olur…
Böyle bire 11 çıktı Günay hocamızdan. Bu takımın başına “teknik direktör” aramak, ayıp değil mi? Günay Caymaz varken…

////////////////////

Önermezsam Çatlarım
Yarın hem CTP, hem de DP “genel sekreter” için yetkili organlarını toplayacak. Biri “göreve getirme”, diğeri de “görevden alma” için. Bir an önce bu işler bitse diyorum. Hani, iktidar partilerinin ülkeye hizmet gibi başka bir görevi daha var.
////////////////////////

Bu fotoğraf hep aklımda

Efsanelerle bir arada
KTSYD tarafından düzenlenen basın turnuvalarının bir güzel tarafı da buydu. Hayatımız boyunca namını duyduğumuz ya da çok izleme şansımız olan efsanelerle, aynı sahada futbol oynadık.
Bakar mısınız kadroya?
Tözün Tunalı, Erbay Gönelli ve Değer Çeker… Araya da ben sıkışmışım… Arşivimin en güzel fotoğraflarından bir tanesidir.