Kategorisiz

Bir okula üç değişik giriş yöntemi olur mu?


Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın web sayfasında dün bir duyuru vardı. Hala Sultan İlahiyat Koleji 6’nci sınıf “İlahiyat Anadolu Lisesi Programı”na öğrenci alınacakmış… “Bu da nerden çıktı?” diye kendi kendime sordum. Sonra aklıma geldi ki geçtiğimiz yıl TC Milli Eğitim Bakanlığı ile KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı arasında imzalanan İşbirliği Mutabakat Zabtı’na göre Hala Sultan İlahiyat Koleji içerisinde İlahiyat Anadolu Lisesi Programı açılmaya karar verilmişti. Buna göre de geçtiğimiz yıl Eylül ayında bu programa öğrenci alınmıştı. Bu yıl da bu programa 60 öğrenci alınacak. Peki bu 60 öğrenci nasıl seçilecek? Aday öğrenciler, ilkokul (5.) beşinci sınıfta okumuş oldukları “Türkçe”, “Matematik”, “Fen ve Teknoloji”, “Sosyal Bilgiler” ve “İngilizce” derslerinin yılsonu karne notlarının aritmetik ortalamasına göre sıralanacaklar ve ilk 60 öğrenci alınacak. İlkokullarda karne notları biraz da öğretmenin kanaatine göre olduğu için çocukların karne notları arasında ciddi farklılıklar yoktur. Böyle bir durumda seçim elbette zor olacaktır. Okula girecek çocuklar, belki de ondalık sayı farkları ile belirlenecektir.

Bu Hala Sultan İlahiyat Koleji 2011 yılından beri ülkenin gündeminde… Bir türlü doğru dürüst rayına oturtulamadı, ne olacağına karar verilemedi. Her birkaç yılda bir değişiklik yapılıyor. Aslında 9 yılda çoktan rayına oturtulması gerekiyordu. 2011’de öğretim yılının ortasında Kasım ya da Aralık ayında Haspolat Meslek Lisesi’nde başlayan bu macera, sürekli değişmeye devam ediyor. Meslek lisesinden sonra işi koleje çevirdik, şimdi de kolej içinde Anadolu Lisesi’ni monte etmeye çalışıyoruz. Yani anlayacağınız işi “karman çorman” ettik. Şimdi okula üç değişik şekilde öğrenci alıyoruz.

Bu durumda 20 Haziran’da yapılacak olan Kolej Sınavı ile okulun 6’ncı sınıfına 120 kontenjan ayrılmış. Bu sınavdan birkaç gün sonra 22-25 Haziran tarihleri arasında yapılacak başvurular ile okulun Anadolu Lisesi Programı’nın 6’ncı sınıfına 60 öğrenci daha alınacak. Okula bir başka giriş yöntemi de 9’uncu sınıfta oluyor. Burada da İlahiyat Meslek Alanı diye bir bölüm var ve yine diploma ortalamasına bakılarak okulun 9’uncu sınıfına öğrenci alınıyor.

Peki bu farklı giriş şekliyle okula girenlerin farklı amaçları mı var? Kesinlikle yoktur. Hepsi de 9’uncu sınıfta ayni noktada buluşacaklardır. Kolej Sınavı ile giren çocuk da GCSE programını seçmediği için 9’uncu sınıfta Türkçe programa devam eder. Anadolu Lisesi Programı’na girenler de ortaokul düzeyinde genel ortaokullardan çok bir farklı yoktur, sadece fazladan 3-4 tane dini içerikli dersleri vardır. Onlar da 9’uncu sınıfa geldiklerinde kolej bölümünden gelen çocuklarla ayni programı takip edecekler. Şimdi bazı veliler şunu diyebilir; “Kolej sınavı ile okula girenler 8’inci sınıfın sonuna kadar İngilizce öğrenirler”. Bu tespiti yapmamız çok doğru olmaz. Çünkü İngilizce öğrenme biraz süreç işidir ve yarıda bırakılan bir eğitimden bahsediyoruz. 9’uncu sınıftan sonra farklı bir eğitime geçiliyor. Elbette İngilizce meselesi de sekteye uğruyor.

Peki ne yapılması gerekiyor?

 

Kanaatimce Hala Sultan İlahiyat Koleji’ne ayrı, kendine has bir sınav yapmak lazım… Bülent Ecevit Anadolu Lisesi(BEAL) sınavı gibi bir sınav olabilir. Nasıl ki BEAL’de GCSE ve Anadolu Lisesi diye iki program var ve çocuklar istediğini seçer, burada da illa da İngilizce bir program takip etmek isteyen varsa onlara daha az kontenjan verilir(BEAL’deki gibi) ve esas yoğun kontenjan Anadolu Lisesi programına ayrılır. Böylelikle bu okuldaki çocukların esas hedefi olan Türkiye ve KKTC üniversitelerine girişe hazırlanma daha kolay olur ve ortadaki karmaşa da kalkar. Bunun için yapılması gereken elbette yasal düzenlemeler vardır. Bu konudaki görev de Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na düşüyor.


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı