Bir garip sınav

29 Temmuz 2018 Pazar | 08:04
Barış Uzunahmet
Barış Uzunahmet

KTAMS Genel Sekreteri sevgili Devrim Barçın’ın sosyal medyadaki paylaşımından öğreniyoruz ki Kamu Hizmeti Komisyonu’nun yaptığı bir sınavda, sınava katılanların tamamı başarısız oldu. Planlama ve İnşaat Dairesi’nde çalıştırılmak üzere alınacak olan bir kişilik 3. Derece İnşaat Mühendisi kadrosu için 10 kişi sınava girmiş ve bunların hiçbiri 100 üzerinden 60 puan alamamış…

Şimdi bu olayı bir sınıf ortamında düşünürsek ve bir öğretmen sınıfta bir konuda sınav yapar ve o sınavda sınıftaki çocukların hiçbiri başarılı olamazsa biz eğitimcilerin ilk tepkisi “bu öğretmen iyi öğretemedi veya soruları doğru dürüst soramadı” deriz. Elbette bu sonucun farklı sebepleri de olabilir.

Bu olaya baktığımız zaman sebep ne olabilir? Kamu Hizmeti Komisyonu Sınav Merkezi yeterli ve uygun soru soramamış da olabilir, sınava girenlerin de yetersizliği de mümkündür. Ancak ilginç olan aynı günlerde yine Kamu Hizmeti Komisyonu’nun yaptığı bir başka sınavda devletin Su Dairesi için 3.Derece 2. Sınıf İnşaat Mühendisi sınavına 11 kişi katılmış ve bunların 6 tanesi 100 üzerinden 60 puan almayı başarmış. Aynı dönemde, inşaat mühendisi alımı için farklı iki sınav ama sonuçlar ortada…  Bir tuhaflığın olduğu kesin ama ne?

Genelde bu tür sınava girenlerin en çok şikayet ettiği konulardan biri de çok sayıda yasa, tüzük ve benzer konuların kendilerine sorulmuş olmasıdır. “Ben avukat mıyım ki yasaları, tüzükleri ezbere bilmem gerekir” diyen bugüne kadar bu tür sınavlara giren çok sayıda insana rastladım. Anladığım kadarı ile bu tür yasa, tüzük, yönetmenliklerden oluşan soruların, mesleki yeterlilik sorularının önüne geçtiği izlenimi var bu tür sınavlara girenlerde…

Aslında bunu doğrular nitelikte de bir sınav sonucu var. Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yine aynı günlerde Merkez Mevzuat Dairesi için açılan 1. Derece Hukukçu sınavına 44 kişi katılmış ve bunların 37’si sınavda geçer not almış…

Acaba bu sınavlarda yasa ve tüzüklere çok mu önem veriyoruz? Kısacası ortada bir sıkıntı var. Bu sorular nasıl ortaya çıkıyor? Hangi bilimsel süreçlerden geçiyor? KHK’nın bu konuda yeterli elemanı var mı? Bunlar hep cevap verilmesi gereken sorular…

Aslında bu tartışmaları ortada kaldıracak en önemli girişim, Türkiye’deki ÖSYM modeli bir sınav merkezinin oluşturulması ve bu ülkede yapılacak olan tüm sınavların bu merkez üzerinden yapılmasıdır. Kamu Hizmeti Komisyonu üzerinden bu yükü almak gerekir. Daha demokratik, daha şeffaf bir sınav merkezinin hayata geçirilmesi kaçınılmazdır. Hatırladığım kadarı ile bu konu hükümet programında da yer almaktadır. Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’in bu konuda Türkiye’de temaslarda bulunduğunu da biliyoruz.

***

Şimdi burada sadece Kamu Hizmeti Komisyonu ile ilgili eksiklikleri sıralarsak adil olmaz. Sınavı geçemeyen İnşaat Mühendisi arkadaşların ve onların yetiştiren kurumlarının da kendini sorgulaması gerekmektedir.

Elbette özellikle KKTC’deki üniversitelere burada ciddi görevler düşmektedir. Nitelikli eleman yetiştirme en büyük öncelikleri olmalıdır. Faaliyetteki üniversite sayımız 20’ye yaklaşırken nitelik ve kaliteyi de unutmamak gerekir. Her önüne gelenin, liseden her mezun olanın üniversiteye gittiği bir dönem yaşanıyor bu ada yarısında… Elbette bu da ciddi sorunları da beraberinde getiriyor.

Bu garip sınavda, “ne Kamu Hizmeti Komisyonu, ne sınava girenler ne de üniversiteler suçludur” demek istemiyorum. Bir gerçek varsa ortada bir tuhaf durum var ve bunun incelenmesi gerekmektedir.