Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Binnur Gülbudak ve Emrullah Turanlı

Yazının başlığını okuyanlar kısa süreli bir şaşkınlık yaşayabilirler.

“Bu iki isim nasıl olur da bir makalede yan yana gelmiş olabilirler” diye bir düşünceye kapılabilirler.

Detaylarını anlatacağım.

Önce belirtmem gerekir ki kaba bir cümle kuracağım ve peşinden okuyucu kursa bakmasın;

“Hükümet bu vatandaşlık verme işinin b.kunu çıkardı…”

Ankara’nın “Niye vatandaş yapmıyorsunuz” türünden baskıları sır değil.

Gelmiş geçmiş hükümetler bu baskılara maruz kaldılar.

Üstelik parasal konuların konuşulduğu toplantılarda bile vatandaşlık konusu gündem yapıldı.

Bu konuda en veciz cümleyi Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu eski Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in sarf ettiği iddia edilir;

“Ne zaman Kıbrıs’la ilgili bir toplantı yapsak reis söze vatandaşlıklar ne oldu diye başlar” dediği rivayet edilir.

Geçmişte fetihçi zihniyet çerçevesinde “KKTC’nin nüfusunu 700 bine dayayalım, Rumlara denk bir nüfus oluşturalım” şeklinde aşırı milliyetçiliğe dayanan bir derin devlet politikası vardı.

İtiraz edenlere de “ne var yani gelen Türk giden Türk” diye cevap verilirdi. (Rahmetli Rauf Denktaş)

Çünkü Kıbrıslı Türkler öbek öbek İngiltere’ye göç ederlerdi ve nüfus azalırdı, yerine başkaları gelirdi.

Recep Tayip Erdoğan “biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız” dedikten sonra bu aşırı milliyetçi derin devlet projesinin de tarihin çöplüğüne atıldığını sanmıştık.

Galiba yanıldık.

Şimdi pervasızca vatandaşlık dağıtılıyor.

Ve daha fazlası için baskı yapılıyor.

Hedefin bu yıl sonuna kadar 40 bin yeni vatandaşın olduğu söyleniyor.

Elbette yıl başından sonra da devam edecek.

Gizli hedef hala 700 bin mi?

 

***

 

Gelelim Binnur Gülbudak ve Emrullah Turanlı’ya.

Binnur Gülbudak ismini son on beş gündür çokça duyuyorsunuz.

Memlekete turist vizesi ile giriş yaptıktan sonra aniden vatandaş yapılmış.

Anlatılanlar doğruysa yapılış biçimi de Başbakan Hüseyin Özgürgün’ü işaret ediyor.

Türkiye’nin önde gelen gazeteleri “sevgilisini vatandaş yaptı” diye yayınlar yaptılar.

Başbakan bu yayınlara “dedikodu” dedi ve “kızımla plaja gidiyorum dedikodumu yapıyorlar” şeklinde yanıt verdi.

Bu doğru olabilir.

Bu memleketin en ciddi sorunlarından biri de dedikodudur.

Binnur hanım evli-barklı bir kadındır ve eminim söylenenler dedikodudur.

Fakat Binnur Gülbudak niye vatandaş yapılmıştır?

Başbakan insafsızca bir dedikoduya kurban gittiğini söylüyor ama bunu açıklamıyor.

Tıpkı açıklamakta zorlandığı on binlerce yeni vatandaş gibi.

Emrullah Turanlı.

Uzun bir süredir bu memlekettedir ve Ercan Havaalanı’nın yatırımcısıdır.

Ercan Havaalanı’nda yıllık dönen para yüz milyon avro civarındadır ve bu yatırımcı her üç ayda bir devlete  yıllık 30 milyon avro vergi ödemektedir.

Emrullah Turanlı epeyce bir vakit önce vatandaş olmak için başvurdu ama kabul edilmedi.

Kim mi engelliyor?

Tahsin Ertuğruloğlu olabilir mi?

 

 

***

 

Dedikoducu bir ortamda isim vermenin tehlikeli olabileceğini bilerek isimleri yazdım.

Herkse isimlere bakacak ve kendince çeşitli “senaryolar” kuracak.

Alın size yalın bir gerçek;

Surlariçinde ziyaret ettiğimiz Alevi bir aile.

Kız Yakın Doğu Üniversitesi’nde okuyor.

17 yıldır bu memlekette ve yüzlerce kez başvurmasına rağmen vatandaş yapılmadı.

Tam bir kimlik bunalımı yaşıyor.

Kendini “Kıbrıslı” hissediyor ama 3 ayda bir Türkiye’ye gitmek zorunda kalıyor.

Sivas’a gittiğinde “Kıbrıslı geldi” muamelesi görüyor.

Vatandaş olmamanın acısını her noktada yaşıyor.

Niye?

Alevi olduğu için mi?

Bilmem ne “dayanışma derneği” başkanları İçişleri Bakanlığını mesken tutmuşlar.

Ellerinde evraklar habire vatandaş yapıyorlar.

Hade Binnur Gülbudak ve Emrullah Turanlı’yı geçin de bunlara cevap verin.

Atilla İlhan’ın dizelerinde söylediği gibi;

“Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça…”