Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete

16 Ağustos 2018 Perşembe | 10:30
Erdoğan Özbalıkçı
erdoğan özbalıkçı

Türkiye’deki ekonomik kriz derinleştikçe, Kuzey Kıbrıs’taki yansımaları  daha da şiddetlenerek vatandaşı ezmeye başladı.

Bu işin şakası yok. İnsanların çalıştıklarının eridiğini görmek hayli üzücü oluyor.

Sterlin, dolar veya Euro ile borçlanma hatasını gösterip, son krizle birlikte çok zor duruma düşen  insanların  çaresizliği, sokakta yüzlerine yansıyor.

Çözümsüzlüğü savunan, ırkçı görüşlere sahip arkadaşlar bile isyan etme noktasındalar.

Olayın insanlara yansıması hala tamamlanmadı. TL nin erimesi, esas olarak Türkiye’nin dış borçlarından tetiklenmektedir.

Eriyen TL, maaşları TL olan Kıbrıs Türklerini çok zorda bırakmaktadır.

Türkiye’li şirketlerin dış piyasaya olan borçları 250 milyar dolar mertebesindedir.

Devletin ise nerdeyse buna yakın dış borç yükümlülüğü vardır.

Şirketler, isteseler de istemeseler de, dış borçları DÖVİZ olduğu için, iç piyasadan  DÖVİZ talep etmek zorundadırlar.

Dövizin son günlerdeki yükselişinin ardında yatan nedenlerden biri de budur.

Bu arada, Türkiye’nin, Fethullah Gülen olayından sonra, ABD den uzaklaşma çalışmaları da Amerika’yı tedirgin etmektedir.

Amerikan yönetiminin, tutuklu PAPAZ olayını ileri sürerek, Türkiye’ye karşı aldığı tedbirler, artarak devam edecektir.

Dışa bağımlı bir ekonomisi olan Türkiye’nin, Amerikanın aldığı  bu tedbirlerden sonra, ekonomik olarak zorlanacağı kesindir.

Kuzey Kıbrıs’a gelince:

Türkiye’ye her alanda bağımlı ve manevra kabiliyeti olmayan bir toplumun yapabileceği şeylerden biri, sessizce beklemektir.

İkinci yol ise, Kıbrıs Sorununu bitirmek için daha radikal adımlar atması ve Rum toplumunun endişelerini daha dikkate alıcı yeni siyasetler üretmesidir.

Türkiye zaten, son iki günde, Amerika’nın meydan okumasını etkisizleştirmek için, AB ve komşularıyla olan çelişmelerde daha uzlaşıcı siyasetler izlemeye başlamıştır.

Trakya sınırında yakalanıp, AYLARCA hapiste olan iki Yunan askerinin serbest bırakılması da komşularıyla yumuşamada etkili bir adımdır.

Türkiye’nin, dış çelişmeleri etkisizleştirmede, Kıbrıs kartını devreye sokması beklenmelidir.

Bu kart, AB ile olan sorunların çözümüne de yardımcı olacak bir karttır.

Kıbrıs Türklerine gelince,   “Bindik bir alamete, Gidiyoruz Kıyamete” özdeyişi  bu dönem için söylenmiş olmalı.

Rum mallarını yağmalamayı esas alan günübirlik politikalar, artık Kıbrıs Türklerine çıkış yolları olamamaktadır.

Gün, mantıklı bir şekilde, düşünüp, mümkün olanı talep etme ve daha uzlaşıcı olma günüdür.