Beynini kullananların dikkatine! - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Cumartesi, Nisan 13, 2024
Poli

Beynini kullananların dikkatine!

Pınar Cavlan
Pınar Cavlan

Hepimizin az çok sağlığa zararlı olduğunu bildiğimiz ve kaçındığımız alışkanlıklarımız vardır; en azından kaçınmaya çalıştığımız. Çoğunlukla da “ama”lı bir kalıba yerleştiririz bunları.

“Sigara sağlığa zararlı biliyorum, ama bırakamıyorum”, “İş yerinde sürekli oturuyorum ve hareketsizim, ama n’apayım spora vakit yok” veya “Stresle kendimi yıprattığımın farkındayım, ama elimde değil” gibi… Bahanelerimiz her zaman vardır; aslında gerçekte yapmamıza engel olan nedenimiz cümledeki ama’dan sonraki kısım mıdır? Bunu kendimize tekrar tekrar “gerçekten öyle mi?” diye sormak gerek belki de… Bir deneyin bence tekrar tekrar sormayı.

Bir de “sağlığa zararlı” teriminin içerisinde “buna da mı etki edermiş bu?” diyebileceğimiz ve atladığımız zararları olabilir bazı alışkanlıklarımızın. İşte bunlardan birkaçı, çok vurgulanmayan yönleri ile… Belki duyup dikkate almadığımız, belki de farkında bile olmadığımız…


Ertesi güne huysuz başlamanıza neden olabilen uykusuzluk, hepinizin bildiği gibi bedeninizin dengesini bozuyor ve enerjinizi düşürüyor. Düzensiz ve kalitesiz uyku unutkanlığa neden olabiliyor. Demans ve Alzheimer hastalıklarının nedenleri arasında uyku eksikliği de bulunduğu gerçeğini de atlamamak gerek. Bedeninizin, dinlenme ve kendini yeniden yapılandırma süreci olan uyku kalitesi beyin hücreleri için de önemli. Eğer uyku konusunda sorun yaşıyorsanız; özellikle geceleri alkol, kafein ve elektronik cihaz kullanımından kaçınmanız, düzenli bir egzersiz alışkanlığı edinmeniz ve yatma saatlerine dikkat etmeniz şiddetle tavsiye edilir. Bilinçaltı çalışmalarına yönelerek, bunu sorun olmaktan çıkarmanız daha hızlı bir sonuç verebilir. Bilinçaltı ile ilgili yapılan uygulamalar, bu konuda gerçekten oldukça etkili yöntemlerdir. Uyku kaliteniz beyniniz için önemlidir.

Son zamanlarda sosyal medya ve telefonlara olan yönelim, ve bunların yarattığı bağımlılık hepimizin farkında olduğu bir durum. Bu konudaki bazı tezatlıklar ise, işin beni benden alan kısmı: teknoloji kullanımı ve sosyal medya ile ilgili karikatür, video vb. komik paylaşımların yine söz konusu teknolojik cihazlar aracılığı ile söz konusu sosyal medyada yayılması mesela! Bir de, ortama girildiğinde telefonla uğraşan insanlar varsa, mutlaka bunun esprisi yapılmalı diye bir kural var galiba; “Maşallah çok muhabbetlisiniz” de en bilindik laflardan biri. Sanırsınız ki espriyi yapanın telefonunun tuşları var, internet kullanmıyor ve kesinlikle hiçbir sosyal medya hesabı yok. . Hani bu söylediğimi de telefonlara düşmüş, “dünyadan kopup dünyaya bağlanmış” bir ortamı savunmak olarak algılamayın. Tam tersi o konuya geliyorum; sosyal medyadaki arkadaş ya da takipçi sayınızın “gerçek bağlantı algısı”ndan çok farklı olduğuna mesela, ki biliyorsunuz zaten. Sosyal medyadaki sanal sosyalleşmenin beyninizi yıprattığını ve olumsuz etkilediğini hiç düşündünüz mü? Arkadaşlıklarınızı yüzeysel bir formata getirip anlamlarını daraltıyor ve bu sayede beyninizdeki duygusal bağlantıları da sanallaştırıyor olabilir misiniz? Çevrenizin geniş olmasından bağımsız olarak düşünün arkadaşlıklarınızı. Sadece birkaç yakın arkadaşı olan bireylerin daha mutlu ve yaratıcı olduğu gözlenmiş; ve bu bireylerin beyin hücre yıkımı ve unutkanlık riskinin daha düşük olduğu saptanmış. Dansa giderek, sportif bir aktiviteye katılarak ya da KIBRISLI geleneği mangal yakarak, “insan” içeren bağlantı algınızı geliştirmek beyninizi daha dinç ve hayata bağlı tutacaktır. Gerçek bağlantılar beyniniz için önemlidir.

Değersiz(hamburger, kızarmış patates gibi yüksek şeker, nişasta ve kalorili, besin değeri düşük) besin maddeleri ile nam-ı diğer “JUNK FOOD” ile beslenen çok kişi var. Ancak “junk food” beynin öğrenme, hafıza ve mental sağlık ile ilgili kısımlarını olumsuz etkiliyor. Sağlıklı bir beslenme düzeni olan; yeşil yapraklı sebze, kırmızı meyve, kuruyemiş (ceviz, fındık, fıstık, badem vb.) ve taneli besinler (buğday mısır, vb.)tüketen bireylerde; beyin fonksiyonları korunurken, mental gerileme yavaşlıyor. Bir dahaki sefere, bir paket cips aradığınızda bu satırları hatırlayın (umarım hatırlarsınız) ve yerine bir avuç kuruyemiş tüketmeyi deneyin. Ayrıca, aşırı yemek yiyorsanız, ve her çeşit besini tüketiyorsanız; beyniniz düşünmek ve hatırlamak için gerekli bağlantılarını güçlü bir şekilde oluşturamayabilir. Aşırı yemek tüketimi, birçok hastalığa kapı açan tehlikeli bir kilo fazlalığı ile, beyin fonksiyonlarını da olumsuz etkiliyor. Sağlıklı beslenme beyniniz için önemlidir.

Her yerde karşınıza çıktığını biliyorum; sigara! Zararlı olduğunu bilmeden sigaraya başlayan var mıdır? Paketinde bile kocaman uyarılar olmasına rağmen içiliyorsa, sigara içenlere sigaranın zararlarını anlatmak ne kadar etkili bilemiyorum; hatta konunun üzerine gidildikçe ters tepiyor bile olabilir… Bu benim ilginç bakış açım. Klişeleri sevmiyorum. Şöyle diyelim; beyin fonksiyonları yavaşlayınca, birisi bir şeyleri anlamayınca, algılamakta zorlanınca kullanılan bir laf vardır; “beynine oksijen gitmemek” deyimi! İşte sigara beyine oksijen gitmemesine ya da az gitmesine neden oluyor. Oksijen beyniniz için önemlidir.

Hava kapalı olduğunda “içim sıkıldı” der çoğu insan. Çok uzun süre karanlıkta kalmak ve yeterince gün ışığı almamak da beyin fonksiyonlarını yavaşlatıyor, ayrıca depresif bir ruh haline sebep olabiliyor. Yapılan araştırmalar, güneş ışığının beynin çalışmasını olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Aydınlık beyniniz için önemlidir.

Kulaklık kullanımının işitmeyi olumsuz yönde etkilediğini biliyorsunuz. Yüksek seste kulaklık kullanımı, sadece 30 dakikada işitmenizde kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Ve daha da kötüsü, hasar sadece kulaklarınızda olmuyor. İşitme kayıpları yaş ilerledikçe beyin problemleri, Alzheimer ve beyin doku kaybını da etkiliyor. Bu durumun,  işitmedeki sorun nedeni ile beynin etrafında olup biteni algılamak için aşırı çaba göstermesi ve işitme hafızasının kısıtlanması ile bağlantılı olabileceği düşünülüyor. Yani kısacası; müzik çalar, televizyon vb. cihazlarınızı maksimum ses düzeyinin %60’ı veya daha düşük bir seviyede kullanmaya ve kulaklık kullanım sürenizi minimum düzeyde tutmaya dikkat etmenizde fayda var. Alçak ses beyniniz için önemlidir.

Gelelim bir Fizyoterapist olarak benim açımdan en önemli konulardan birine: HAREKETSİZLİK! Patates çuvalı gibi kanepede yatmak, koltukta gün boyu oturmak, işyerinde masa başında çakılı kalmak, vs… Bunların getirdiği duruş bozuklukları, kas iskelet sistemi rahatsızlıkları, damar problemleri, diyabet, obezite, vs… Atatürk’ün dediği gibi: Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Beyin, bedensel aktivite ile gelişir ve çalışır. Beyindeki fonksiyonların gelişmesi, ve ağ bağlantıların sağlamlaşması yine düzenli fiziksel aktivite ile mümkündür. Maratona başlayın ya da hemen bir salona gidip ağırlık çalışmaya başlayın demek değil bu tabi ki; ancak haftada en az 3 gün fiziksel olarak aktif olmanız beyin fonksiyonları açısından gereklidir. Sporu sevmiyor olabilirsiniz, ancak keyif alacağınız bir sportif aktivite bulmaya çalışın. Yürüyüşe çıkabilirsiniz mesela, günde yarım saatçik… Masa başı çalışmayanların “bu kısım bana hitap etmiyor” dediğini duyar gibiyim. Gün boyu hareketli bir işi olanlara da seslenelim o zaman: hareketli bir işiniz olması, gün boyu oturuyor olmanızdan çok daha iyi olabilir; ancak bunun asla düzenli egzersiz veya sporun yerini tutmadığını unutmayın! Hareket beyniniz için önemlidir.

Ve özetle, her şey beynimizi kullanmakla başlar. Beynimizi korumak bu yüzden benliğimiz ve varlığımız için önemlidir.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar