Hakkını teslim etmek gerekir ki Mehmet Ali Talat’ın adaylık faciasından sonra CTP Sibel Siber’in adaylığını gayet iyi bir şekilde kotardı.
Kavgasız, dövüşsüz, Talat’a yapılan gibi yıpratmadan ve üzmeden kararını aldı, yetkili organlarından onaylattı, bu onayın oy birliği ile olmasına azami özen gösterdi ve cumhurbaşkanlığı yarışına iddialı bir şekilde dahil olduğunu kamuoyuna duyurdu.
“Kim kazanır muhabbetleri şimdi daha fazla yapılmaya başlandı.
Ortada iki tane resmi aday var.
Birincisi TDP’li olduğu ayan beyan ortada ama “ben herkesin adayıyım” propagandasına asılacağı da ayan beyan olan “bağımsız” Mustafa Akıncı.
İkincisi CTP’nin resmi adayı Sibel Siber.
Üçüncüsü taraftarlarının saklamayıp da “adaydır” dedikleri ama propagandistlerinin taktik gereği adaylığını açıklamak için kasım ayını bekledikleri Derviş Eroğlu.
Dördüncüsü, benim aday olacağına inandığım Kudret Özersay.
Aslında beşincisi de var.
Bu yazının son bölümü o beşinciye ayrılacak.
Ve aslında o beşinci seçim sonuçlarını etkileyebilecek güçte de olacak.
Beşinciyi yazının son bölümünde değerlendireceğiz.
***
Mustafa Akıncı’nın yükselen bir trendi olduğu ve özellikle Lefkoşa bölgesinde seçmenden hatırı sayılır bir destek aldığı söyleniyor.
Harmancı’nın, Lefkoşa Belediye başkanlığını beklenmedik bir şekilde kazanmasının mimarlarından birisinin de Akıncı olduğu söyleniyor ve bu durumun cumhurbaşkanlığı yarışında Aknıcı’yı ön plana çıkardığı belirtiliyor.
Tüm bunlarda doğruluk payı vardır.
Zaten Akıncı bu doğruları gördüğü için de aday olmuştur.
Benzer bir durum Sibel Siber için de geçerlidir.
Milletvekili adaylığında CTP’nin oylarının çok üzerinde oy alan, geçici hükümetin başbakanlığında Kıbrıs Türkünün gönlünde taht kuran ve meclis başkanlığında ise iyi bir performans sergileyen Sibel Siber’in Akıncı’dan daha geniş kesimlere hitap edebileceği muhakkaktır.
Eğer CTP Siber’in adaylığı çerçevesinde iyi organize olursa TDP’nin Akncı’ya taşıyacağı oyun dört-beş katı fazlası oyu Siber’e taşıyacağı da kesindir.
Bu cenahta aslında yarış kimin, ikinci tura kalacağı yarışıdır.
Ve belirleyici olacak olan hangisinin sağ seçmenden daha fazla oyu alacağıdır.
Lefkoşa Belediyesi seçimlerinde Harmancı aldı ve seçildi.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aynısı olmayabilir.
Eroğlu’nun adaylığına gelince.
2010’da olduğu gibi, yani Eroğlu’nun birinci turda seçimi kazandığı koşullar teknik olarak mevcuttur.
UBP ile DP “adayımız Eroğlu’dur” açıklamalarını çok önceden yaptılar.
Bu iki partinin oyları 2010’da Eroğlu’nun birinci turda kazanmasını sağladı.
2015’te kazanmasını sağlayacak mı?
Birçoğu farkında değil ama Kudret Özersay’ın muhtemel adaylığı Derviş Eroğlu’ndan daha fazla heyecan yaratıyor o kesimde.
Özersay, Kıbrıs Türkü’nün mücadelesinde küçük yaşta babasını kaybedecek denli etkilenmiş birisi.
Buna rağmen kendini yetiştirmiş, iyi bir eğitim almış, rahmetli Denktaş ile, sonrasında Mehmet Ali Talat ile ve Eroğlu ile çalışmış.
Üstelik Eroğlu’nun seçilmesinden sonra bırakmış ama “ne olur geri gel” denilerek yeniden görev yüklenmiş. Bunu yaparak da konunun erbabı olduğunu kanıtlamış.
Dolayısı ile sağ seçmen için aslında iyi bir idole dönüşmüş.
Özersay’ı yabana atanlar çok ama çok fena yanılıyorlar.
***
Gelelim yazının başında vurguladığımız “beşinci” adaya.
Pek dikkat çekmedi ama DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş, önceleri “adayımız Eroğlu’dur” şeklinde kesin bir tavır ortaya koyarken son yaptığı açıklamada “durumu değerlendireceğiz” deyiverdi.
Niye?
Çünkü, Eroğlu’nun desteklenmesi konusunda DP içinde ciddi itirazlar vardır.
“Kendi adayımızı çıkaralım” lobisi oldukça güçlüdür.
“Sibel Siber’e oy vereceğim” diyenlerin sayısı hatırı sayılıdır.
İşte bu durum seçimle üzerinde etkili olabilir.
Ben, beşinci adayı Serdar Denktaş olarak sayıyorum.
Eğer aday olmazsa kendisine rağmen seçmeni ikinci tura kalacak olanı kesin belirleyecek…
































