Köşe YazarlarıManşetRöportaj

“Ben bitti demeden bitmez”







Ayten Benli… 11 yaşında başladı, 57 yaşında hâlâ koşuyor. İlk ve tek master kadın atlet. Koşu, yüksek atlama, uzun atlama, üç adım. Türkiye’de, dünyada rekorlara doymuyor. En büyük destekçisi, antrenörü de kızı

 

Nezire GÜRKAN

İlkokulda öğretmeninin teşvikiyle 11 yaşında başladı koşmaya. Sonra ortaokul ve lisede yine öğretmenler tarafından fark edildi, spora devam etti. “Köylü, çiftçi çocuğuydum. Hem okul, hem tarla ve hayvanlarla uğraşırdım. Şimdiki imkânlar yoktu. Öğretmenler elimden tutmasa başaramazdım” diyor. Lisenin ardından iş, evlilik, çocuk derken uzun süre ara verdi ama koşma aşkı hiç bitmedi. Kendi kendine çalışmaya devam etti, derece tuttu ve 46 yaşında master olarak yarışmaya karar verdi. “Bu yaştan sonra ne olacak” diyen yakın çevresine rağmen pes etmedi. İzmir Masterler Atletizm Kulübü’ne üye oldu ve son 12 yıldan beri Türkiye, Balkan, Avrupa, dünya şampiyonalarında yarışıyor. Koşu, uzun atlama, üç adım, yüksek atlamada rekora doymuyor. “Bu benim hayatım, yaşam kaynağım. Ayakta olduğum sürece devam, belki 90 yaşıma kadar koşarım” diyor.

Ayten Benli, Gönyelili. 1962 doğumlu. Kofalı ailesinin kızı, Benli ailesinin gelini. Baba, rahmetli  Ömer Kofalı. 6 kardeşin 4 numarası. Çiftçi bir ailenin çocuğu.

Sporcu olmasını öğretmenler teşvik etti. İlkokulda Ziya öğretmen (Özkoşar), ortaokul ve lisede dönemin ünlü beden eğitimi öğretmenleri Günay Yücesoy ve Sabahat Özkaloğlu. “Onlar beni fark etti, elimden tuttu, yönlendirdi. İyi ki yapmışlar” diyerek ifade etti minnet duygusunu.

 

Mektupla ikna etti

Spor tutkusu nedeniyle beden eğitimi öğretmeni olmayı hayal etti lisenin ardından ama olmadı. Liseyi bitirir bitirmez dönemin futbolcularından Ahmet Benli ile evlendi. Şu anki belediye başkanı Ahmet Benli’nin kuzeniyle. Ve Kültür Dairesi’nde memur olarak çalışmaya başladı. 2010’da emekli olana kadar da burada çalıştı.

Aileden gelen bir yetenek mi vardı, sporculuğun kaynağı ne?

“Genlerde var sanırım. Çocukluğum zaten hep sokakta, tarlada, ovada geçti. Hep ağaçlar üzerindeydim. Erkek gibiydim. Korkusuz, cesur. Bir ağaçtan diğerine atlayarak oynardım. Yeteneğim vardı hep. Ama elimden tutanlar olmasa bu noktada olmazdım.”

 

Ülkenin ilk ve tek master kadın atleti. Bu alanda çalışan erkekler var ama kadın olarak tek. Nasıl cesaret etti?

“Çok kolay olmadı aslında ama ben kolaya alışık bir insan değilim zaten. Kolay vazgeçmem, pes etmem. 2008 yılında kızımla beraber çalışırken bana derece tuttu, derecemin çok iyi olduğunu fark ettik. Master yarışları, kulüpler olduğunu biliyordum. İzmir Masterler Atletizm Kulübü’ne başvurdum. Üye oldum, lisans aldım.”

Ama iş lisans almakla bitmiyordu tabii ki. Oraya gidip yarışlara katılması gerekirdi. “Bu yaşta ne gerek var” diye tereddüt gösteren eşini mektupla ikna etti.

“Ona rağmen, onun onayı olmadan katılmak istemiyordum. Ama eşim karşı çıktı veya ne gerek var dedi diye de vazgeçmedim. Neden çok istediğimi, bunun benim yaşam amacım olduğunu anlatan uzun bir mektup yazdım, yastığın üzerine bıraktım. Okuyup okumadığını da bilmiyorum, herhangi bir şey söylemedi. Sabahleyin kalktığımda tamam dedi. Gece de çok ağlamıştım, onun da etkisi oldu sanırım. Son gün, gitmemiz gereken günün sabahı tamam dedi. Kızımla birlikte eşortmanları toplayıp, sırtımıza çantayı vurup evden nasıl çıktığımızı hatırlamam! Uçağı ya yetişiriz, ya yetişmeyiz. Aynı gün yarışma var İzmir’de. Son dakika yetiştik uçağa,  hatta beklettik. Gittik, yarıştım, ilk yarışta hem koşuda, hem uzun atlamada rekor kırdım ve akşama döndük.”

 

Rekora doymuyor

Koşarak gitti, koştu, koşarak döndü ve artık yol açıldı. Artık o bir master atletti, Türkiye yanında dünyayla yarışacak. Dünyalıyla aynı statlarda koşacak.

İzmir Masterler Atletizm Kulübü üyesi olarak Türkiye milli takımında yarışmaya başladı. Arkası geldi. En büyük destekçisi de çocukları yanında eşi, eski futbolculardan Ahmet Benli oldu. Türkiye, Balkanlar, Avrupa, dünya şampiyonalarına katıldı.

Son 12 yıldan beri koşuda, uzun atlamada, üç adımda, yüksek atlamada rekor üstüne rekor kırdı. Fransa, ispanya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Slovenya’da yarışlara katıldı. İki yıl art arda yılın atleti seçildi. Ve yarışmaya devam ediyor. Temmuzda Türkiye, eylülde Balkan şampiyonası var. Antremanlara devam ediyor. Her gün bazen yalnız, bazen kızı ve torunuyla.

Küçük beklentiyle büyük mutluluk

Master atlet ne demek?

“Küçük beklentiyle büyük mutluluk” dedi bu soruya karşılık Ayten Benli. Masterlik, ustalık aslında. Belli bir yaştan sonra, farklı alanlar için kullanılıyor. Sporda masterliğin başlama yaşı, 35. Farklı yaş gruplarında kategorilendiriliyor ve masterler göğüslerinde yazılı yaşlarıyla yarışıyor. Ayten Benli 58 yaşında ve 55-60 yaş kategorisinde yarışıyor şu an. 35’le başlıyor, üst sınır yok. “90’ında yarışanlar gördüm uluslararası yarışlarda. Çok özendim” diyor.

Günde ortalama 1-2 saat antreman yapıyor. Antrenörü de Beden Eğitimi öğretmeni, basketbolcu, milli atlet kızı Narin Benli Perçinkardeşler. Hatta diyetini de o ayarlıyor. Kızı ve torunuyla birlikte antreman yapıyor şimdi.  Gönyeli spor kulübünde bir dönem futbol oynayan oğlu Sermet de sporla yakından ilgili.

“Eşim yanında oğlum, kızım, damadım yarışlarda en büyük destekçilerim. Eşim başlangıçta tereddüt etti ama sonradan hep yanımda oldu. Yarışlara birlikte gidiyoruz.”

Bunun dışında ayakkabıdan beslenmeye, ulaşımdan alt yapı imkânlarına kadar bir dizi ihtiyaç var. Çoğunluğunu kendi olanaklarıyla karşılıyor. “Zaman zaman ilgili birimlerden destek olur” diyerek kimseden şikâyet etmemeye özen gösterdi ama belli ki devlet adına kurumsallaşmış bir katkı yok.

Başarılı, mutlu ama buruk

Türkiye mili takımıyla uluslararası yarışmalara katılıyor, ambargo altındaki bir ülkenin vatandaşı olarak dünyayla yarışıyor ama kendi kimliğiyle, bayrağıyla değil.

“En büyük burukluğum o. Keşke kendi bayrağımla, göğsümde kendi ülkemin adıyla yarışabilsem. Ve keşke bu yarışlardan biri benim ülkemde yapılabilse. Ama yine de bana bu imkân verildiği için Türkiye milli takımına minnet borcum var.”

Ve hayalini gözleri parlayarak, heyecanla anlattı…

“Rüyamda bile havada uçtuğumu görürüm. Uzun atlama yarışlarım rüyama girer, havada, yere basmadan uçtuğumu görürüm. Torunum şimdi küçük, ama onunla sahaya gitmek, beraber spor yapmak bana tarifi imkânsız mutluluk veriyor. Onunla 20 yaşına geldiğinde de yaşlı bir nene olarak beraber koşmak isterim. 90 yaşımda sahalarda olmak isterim.”

 








Başa dön tuşu