Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

BELEDİYELERDEN NE HABER… VE “KISACA TAKILDIĞIM!”

Memleketteki pek çok sorun yanı sıra bir sorun da “sürdürülebilirliktir.” Tutun ki  istikrar olmadan sağlanması mümkün olmayan..

Tabi “Devlet kurumlarından” söz ediyorum ki “Belediyeler” bunlardan biridir.                Henüz kendimize “cemaat” dediğimiz dönemlerden bugünlere intikal ederlerken kentleşme süreçlerinde önemleriyle işlevleri alabildiğine arttı ama hizmetleri  “cemaat toplumu” esamesinde kaldı!

BUNA karşın “belediyelerin” de seçimleri vardır ve en az milletvekilliği seçimleri  hatta bazı hallerde daha heyecanlı olmaktadır.     FARKLARI? Milletvekilliği seçimlerinin  artık her yıl yapılmasına karşın, Belediye Başkanlığıyla meclis üyelikleri seçimlerinin Anayasaya uygunluğunca beş yıl arayla  yapılmasıdır. (Doğrusu bu teamülün nasıl bozamamışlar, Belediyeleri de siyasetin dönme dolabında çevirip  nasıl içine edememişler hayret!

Yoksa her yıl bir de “erken belediye seçimleri” yaptığımızı düşünün! Nice olurdu hallerimiz!

HA! Yapılmıyorsa eğer kerametinden değil elbet!                                                                              İçinden çıktıkları siyasi partilerin “partililerine” istihdam olanağı sunduklarındandır..

***

FAKAT NE DERLER? “Anasına bak danasını al!                                                        Memurunun, ötesi çalışanlarının maaşlarını  eğer Ankara’nın parasal katkısı olmasa ödeyemeyecek fukaralıktaki “hükümetlere” karşın her halde “belediyelerden” ahım şahım hizmetler de beklemezsiniz!                                               Zaten onlar da anca gerçekleştirebildikleriyle  yetinmektedirler!       Farkları, milletvekilliği seçimleri her yıl yapılırken Belediye seçimlerinin (her halde  çaresini bulup içine edememiş  olacaklar) hâlâ usulüne yasasına uygunluğunca  beş yılda bir gerçekleşmesidir!

Ve yakında Belediye Başkanlığıyla Meclis üyelikleri seçimleri de vardır…

***

BUNDAN önceki Belediye seçimleri 2018 de gerçekleştiydi. Yenisi 2022 de olmalı..

Nitekim daha şimdiden “Başkanlık için  adaylığa” hazırlananlar, hatta propagandaya başlayanlar var..

“NİÇİN Belediye Başkanlığına aday olmak istiyorsunuz” diye sorduğumda “kentime, kasabama, köyüme hizmet etmek” gibilerinden  klasik cevapla karşılaşıyorum ki galiba  bir başka izah şekli de  yoktur..                                             ***

“İYİ AMA hizmet belirli bir bütçeyi gerektirmez mi? Oysa  bugünkü Belediyeler (tabi nedenlerini açıklamıyorlar ama)  borç bataklıklarında yüzdüklerini söylüyorlar!

Bu nedenle seçilmeden önce  söz verdikleri  o “hizmetleri” de veremiyorlar ki çer çöp toplamaktan öte gidemiyorlar..

Oysa belediyeler “kentleri, kasabaları için hükümet kadar  işlevsel ve önemlidirler..

HATTA Hükümetleri koyun bir kenara, ülkeyi Belediye Başkan ve Yönetim Kurullarıyla yönetmek, “komünler” esamesinde  belediye bölgeleri oluşturmak bile mümkündür..

***

NEDEN BELEDİYELERİ HATIRLADIM:? Çünkü şu son yıllardaki kadar hatta beterince yokluk ve sıkıntılarla çaresizliklere düşmedilerdi!  

Kİ insafla yazayım:  Hangi belediye,  kentinin yollarının patlak çatlak olmasını ister..

Hangi belediye akşamları kentinin kasabasının karanlıklara gömülmesine aldırmazlık edebilir?

Hangi belediye “eserim” diyeceği yatırımlarıyla gurur duymak yerine,  kısır döngülerde gerçekleştiremedikleri karşısında  başının  hep eğik olmasını ister?

KALDI ki “Belediye Başkanlığı” tam tamına “insanın toplumuna, milletine verdiği hizmet ve yarattığı faydalı eserlerin tatmini değil midir? Başarılardan dolayı duyabileceği gururla hazza  ulaşması değil midir?

YAZIK ki, yıllardır hiçbir Belediye Başkanı ne böyle bir gurur duyabildi bu ülkede ne de “Başkanlığının” gururunu yaşayabildi…

***

KISACA TAKILDIĞIM: Belediyelerden söz etmişken arzuhalimizi de iletmiş olalım:

Artık kentlerdeki yollarda araba kullanmak daha çok zorlaşıyor, tehlikeli oluyor!                         Trafiği rahatlatacağım diye mahallelerden anayollara sürekli tali yollar açıyorlar bu kez tıkanmalar yaratıyorlar..

Yetersiz sinyalizasyon,  yetersiz ışıklandırma, yetersiz altyapı…                       Ve arabaların sayıları katlanarak sürekli  artarken, söz konusu yetersizliklere yenilerinin eklenmesi gibi   ters bir gelişme söz konusu oluyor!

Trafiği  az biraz rahatlacak yollardaki “trafik işaretleriyle beyaz çizgiler de silinip kayboldular mı sürücüler Allah’ınan canına birbirlerini anca korumaya çalışarak yol alabiliyorlar!

Ve yayaların özellikle anayollarda bir taraftan karşı tarafa geçmeleri gitgide “trafik kazalarına” davetiye çıkartacak  tehlikeli   maceralara dönüşüyor…                                                                  ***

ŞiMDi, “BU DA NERDEN ÇIKTI” demeyin.. Daha geçen gün en küçüğünden ve aleladisinden  arabama, “seyrüsefer ve muayene ücreti”  olarak bir avuç para ödedim.

Eeee? Hani karşılığı? Hani yol güvenliği? Hani trafik işaretleri? Hani aydınlatma? Kaldı ki kentler yeni yollar yeni trafik düzenlemeleri bekliyorlar?

Yahu bu ülkede insana reva görülen muamele artık komünist rejimlerde bile kalmadı! Ne oluyoruz yahu?