Köşe Yazarları

Bazıları mahalleye değil sınıfa…


Kudret Özersay’ın gideceği köyün minareleri göründü.

Toparlanıyoruz Hareketi ile sempati toplayan,  çağdaş normlara dayalı yönetim sözleri vererek seçmende unut yaratan ve “HP’siz koalisyon kurulamaz” denklemi yaratacak kadar da seçmenden oy alan Kudret Özersay teklemeye ve gerilemeye başladı.

Nedensiz bozduğu dörtlü koalisyondan sonra yıldırım hızıyla icraatlar yapıp önemli sorunları kısa sürede çözeceğini iddia eden Özersay şimdilerde “yolsuzluk” dosyalarıyla bozulan imajını düzeltmeye çalışıyor.

Köy köy dolaşıp kendince sıraladığı “yolsuzlukları” gündeme getiriyor ve “mutlaka hesap soracağız” diyor.

Gündeme getirdiklerinde en popüler olanı Hüseyin Özgürgün dosyası.

Gerçi kendisinin akademide hoca olduğu dönemlerden de dem vuruyor ama belli ki Cumhurbaşkanlığı seçimine giden yolda tek malzemesi Hüseyin Özgürgün olacak.

Bir de sırtını yasladığı çıkar çevrelerinin verdiği akılla Cumhurbaşkanı Akıncıyla ilgili “örtülü ödenek” konusuna sarılacak.

Bunları yaparak Cumhurbaşkanı olmayı umacak.

Ama bence sadece umacak.

Çünkü siyasetin kirli dehlizlerine çoktan girdi ve 3 sene önceki temiz adını çoktan kirletti.

 

***

 

Siyasilerin rüşvet alması veya ihalelere hile karıştırılması önemli bir sorundur.

Ve bu önemli sorunun üzerine elbette gidilmelidir.

Ama en az bunun kadar önemli başka bir sorun da siyasilerin “baronlarla” veya kendi çıkarları için çalışan ekonomik çevrelerle kurduğu ilişkilerdir.

Memleket küçüktür ve 5 yıldızlı otel odalarında çevrilen işlerin duyulması bir haftayı geçmez.

Bunun için hafiyelik yapmaya da gerek yoktur, “Özersay cebimizdedir”, “hükümeti biz bozduk, biz kurduk” lafazanlıklarını herkes duyuyor ve biliyor.

Çıkar çevrelerine karşı mesafeli bir duruş sergileyen Özersay şimdi o çevrelerin dedikodu malzemesine dönüştü.

Tetikçi gazetecilerin yönlendirmesi ve organizasyonuyla hangi toplantılara katıldığını yine tetikçi gazeteciler anlatıyor.

Bazı televizyon, gazeteler ve internet sitelerini  “HP’nin yayın organıymış gibi” kullanması da tüm bunların üstüne tuz biber ekiyor.

***

Ortaya çıktığı dönemde, bu köşeden Kudret Özersay’ı destekleyen ve “yeni nesil politikacılar” arasında sayan çok yazılar yayınlandı.

Söyledikleri ve vaat ettikleriyle bunu da hak ediyordu.

Şimdilerde hayretler içinde izliyorum ki bildiğimiz Özersay bu değilmiş.

Statükonun değiştirilmesi için bir umut saydığımız Özersay statükonun temel taşı olmaya niyet etmiş.

Özersay’ın gideceği köyün minareleri göründü.

Aslına dönmezse, özünü ortaya koymazsa görecekleri karşısında kendisi de çok şaşıracaktır.

Bu halk değişime fırsat verecek adımları atar ama tersini de yapar.

Sınıfına geri gönderir.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı