Bir Kurban Bayramı daha bitti. Tüm okuyucularımın Bayramını en içten dileklerle kutlarım.
Kıbrıslılar, artan hayat pahalılığı nedeniyle, bu yıl BAYRAM tatillerini ülke içerisinde geçirmeye yöneldiler.
Bu durum, ülke içerisinde yoğun bir trafiği, deniz kenarlarında ise , plajlarda önemli bir yığılmayı getirdi.
Özellikle denizi olan köylerde canlılık alabildiğine belirgindi. Ancak, köylerdeki alt yapılar, bu canlılığa cevap veremedi.
Yılda bir iki kez hareketlenen yerli halkın konaklama ihtiyacını karşılayacak tesisler yetersiz kaldı.
Kuzey Kıbrıs’ın plajları bu yılda, gerek bayram günlerinde, gerekse diğer günlerde pırıl pırıl olacak iken, denizden gelen plastik çöpler,tahta parçaları, sazlıklar her tarafı kapladı.
Aile işletmesi durumunda olan turistik tesisler, yeniden susuzluktan kırıldı.
Kendi kuyu sistemleri olan tesisler, zorlanarak, halka hızmet vermeye çalıştı.
Türkiye’den borularla adaya getirtilen suyun, bunca yıl sonra bile, köylere düzgünce dağıtılamamasının acısını, turistik tesislerin yanı sıra , halk da her gün çekmektedir.
Devlet, günlük hayatın kolaylaşmasını örgütlemekden de sorumlu olmalıdır.
Kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmemiz için, her alanda örgütlü toplum olma yollarını bulmalıyız.
Örneğin doğal plajlardan sorumlu bir alt yapının ve onun denetleyicisinin olmaması, Kuzey Kıbrıs’ın turistik değerini azaltmaktadır.
Susuz bırakılan tesisler nasıl bir örgütlenmemenin ürünüdür. Bunun hesabını sadece o turistik tesisler değil, tüm toplum ödemektedir.
Bayram, dinlenme, dostlarla buluşma ve yeniden kaynaşma zamanıdır. Çocukları sevindiren büyüklerin en önemli düşüncesi ise, çocuklarına mutlu bir gelecek hazırlamaktır.
Mutlu bir gelecek, küçük küçük şeylerin toplamıdır.
Yollarda çöp olmaması, hareket halindeki insanlara saygı, piknik alanlarının temiz bırakılması, stressiz bir hayatın küçük destekleyicileridir.
Kıbrıs Sorununun yıllardır çözümlenmemiş olması, tüm toplumda bir bıkkınlık ve bir umutsuzluk odağı olarak durmaktadır.
Ancak bu önemli sorunun dışındaki sorunları çözme gücü de mutlaka harekete geçirilmelidir.
Devlet, yerel yönetimlerin daha başarılı olmasının yollarını mutlaka bulmalı ve buralara nasıl kaynak bulacağını berraklaştırmalıdır.
Duyarlı bir toplumun oluşturulmasında eğitim çok önemlidir.
Eğitim sistemi, duyarlı bir toplumun yaratılmasına yönelik çalışmaları gündemine almalıdır.
İnsanların daha üretken olmalarını sağlamak da yeni bir eğitim politikasını gerektirir.
Bu bayram, halkın eğlenmesinin yanı sıra, önemli sorunlarımızla da yüzleşmesini sağlayan bir rol oynamıştır.
Herkese gelecekte daha huzurlu, daha temiz çevrelerde, mutlu bayramlar dileriz.
































