Köşe Yazarları

Başbakan Tatar’ın açıklamaları üzerine…



Her halde diyorum:  Allah, Tatar Koalisyon Hükümetine son anda bir büyük şans daha tanıdı! Şöyle ki  Önce Koronavirüs’ü yarattı sonra dünyaya saldı!

Ve Kıbrıs”ı da virüsün faaliyet alanı olarak devreye soktu!  Ne var ki henüz siyasi statüsü olmadığı için “yamalama devlet” esamesinde olan KKTC için  özel bir karar aldı: Şöyle ki:

“Zaten 40 yıldır dünyadan tecrit edilmiş, adı var kendi yok bir Devleti şimdi kalkıp virüse bulaştırmak bana yakışmaz” düşüncesinden olmalı, virüsün Kuzey’e ayrılan kısmını da Güney’e fatura etti!

Yani dünyada tanınmamış tek devlet olduğumuz için ilk defa ve bu nedenle virüsün “etki tepti” alanı dışında tutularak olayı atlatırken, doğrusu Tatar Hükümetini  de son anda “ipten aldı!”

NİTEKİM bugüne kadar hiçbir icraatından “övgüyle söz edildiğini” söyleyemeyen.. Programının 90 günlük olanını da uygulayamayan.. Aslında maaşlara zam yapması gerekirken,  aksine kamu görevlilerine verdiği  maaşlarından keserek Ali’nin külahını Veli’ye, Veli’ninkini Ali’ye giydiren Tatar Hükümeti…

Doğrusu ya evet “Koronavirüs” salgınına yönelik tedbirlerinde turnayı gözünün ninnisinden vurdu! Tam isabet!

Kendisi de durum vaziyetinden çok memnun olmalı, “verilen mücadeleden çok memnun olduğunu” beyan etmekte!

Doğrusu Hükümet için kıvanç verici bir olay!

Üstelik Başbakan Tatar şu müjdeyi de verdi: “İkinci bir salgın olursa hem Hükümet hem Halk olarak ona da hazırlıklıyız..” Yani ne! Kim korkar hain kurttan! Ki Amerika bile virüse yenik düşerken!

***

PEKALA geçen haftanın sonunda bundan sonrası ekonomi konusunda bazı açıklamalarda bulunan BaşbakanTatar başka ne söylediydi: başka ne söylediydi?                    Mesela virüs’ü işaretleyerek  Hükümetin gösterdiği başarıyı vurgularken, “biz zaten Hükümet olduk olalı başarıdan başarıya koşuyoruz” dedi mi?

Mesela “trafik sorununu, dolayısıyla ulaşımda altyapı sorunlarını başlattığımız çalışmalarla nihayet çözecek aşamaya geldik” de dedi mi?

İşitip okumadım!

Sadece büyük bir kıvançla, “birinci dalga virüs oldu mu ki ikinci dalga” da  olsun) diyerek başarısını hatırlatırken 2. Dalgaya da hazır olduklarını vurguladı!

ASLINDA Sn. Tatar şimdilerde ayak patırtılarının daha çok işitildiği gerçeklerde “Virüsü” savdıktan sonra “ekonominin” ne olacağına yönelik konuşuyordu.. Ve “son çarede” Merkez Bankasının ve Türkiye Cumhuriyetinin de katkıları ile piyasaya sürülecek 1 buçuk milyar TL’e umut bağladığını açıklıyordu!

Fakat bu “umudu” Koronavirüs olayında “ikinci dalgaya da hazırız” dediğince yeni umut çakamıyordu! Dolayısıyla    “umutların gerçekleşmemesi” olasılığında ötesi alternatiflerin ne olacağını söyleyemiyordu!

Zaten bizzat Tatar da   “şu anda sürecin nasıl gideceğini bilmediklerini” vurgulamak gerektiğini duyuyordu…”                            Kısaca ekonomiyi yeniden canlandırmanın tek çaresi “iç borçlanma” olarak görülmekte… Ya sonra?

Belli  ki şimdilik hurmanın üzerinde fırtınaya yakalanmış Arap gibi “hele bir ayaklarım yere değsin” düşüncesinden öte  beklenti yok!

ÖTE yandan Başbakan Tatar “kesintiler geri ödenecek” diyor da var mı başka bir alternatifi? Hele zamanı günü geldiğinde ödemeler yapılmazsa ilgili Sendikalara nasıl meram anlatabilir ki!

***

      VE tam da “ne oldu şu Maraş konusu” diyecektik..

Başbakan Tatar lafı havada kaptı Maraş konusuna da değindi.                                                  Ve ilk akla gelen görüşü attı ortaya:  Maraş’ın iskâna açılmasının Ekonomik yönden piyasayı hareketlendirmesi  umudunu!

Belki düşünce  düşünce doğru ama siyasi yönden de yeni bir gaile olacağı muhakkak

***

PİLEDEKİ TÜRK İŞÇİLER SORUNU:

 

Ve şu Rum tarafında çalışan fakat virüs nedeniyle işlerine gidemeyen Pile’deki Türkler sorunu…

Başbakan Tatar sEçık seçik itiraf ediyor. “Bakanlar Kurulu olarak diyor, henüz bir karar üretemedik!”

Üretilemez de!  Bir yanda virüs öte yanda siyasi çözümsüzlük..

Yaşanan olay bir kez daha gösteriyor ki “çözüm gerçekten çok gereklidir!” Bunun ispatını bir kez daha “Pile”li işçilerimiz çaktı..

Güney’e geçmelerine izin verilse de bir buçuk aydır sınırları kapatılan iki ayrı Devlet ahkâmında tutun ki “dünyanın bir ülkesinden bir başka ülkesine yolculuk yapmak neyse, öylesi muamele gerekecek ki he çıkışın dönüşünde “karantina” sorunu  da baş gösterecek!

Peki çözüm olsaydı yine olmayacak mıydı? Hayır, çünkü  olası   siyasi çözüm  “siyasi eşitlik ilkesinde zaten tüm hakları hukukla anayasal güvenlik haline getirecekti..

Üstelik “iki toplum arasındaki çalışma düzeni yeniden  uluslar arası anlaşmalarla saptanacak “kimse kimseyi sömürüp istismar edemeyecekti…

Doğrusu sadece bu kadarını düşünmek bile insana “neden çözüm olmuyor dedirtmeye yetip de artıyor ama Anastasiadis’e asla!


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı