Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Başbakan Erhürman: “Polis’te Sorun Var…”

Önceki akşam Başbakan Tufan Erhürman’ı tv’de izledim.

Uyuşturucu, hırsızlık, tecavüz, darp ve benzeri haberlerin gazetelerin en az dört sayfasını işgal ediyor olmasının, asayişle ilgili bir sorunun varlığını gösterdiğini söylüyordu…

Başbakan ayrıca, bu tür olayların artışına bakarak, poliste bir sorun olduğunu düşündüğünü de açıkça vurguladı. Bu önemli, hem de çok…

Biz de yıllardır aynı köşede yazan bir insan olarak, son iki-üç yılda aynı sorunu her olayda tekrar dile getirdik…

“Bakın be kardeşim, bir yolu vardır bunu durdurmanın” dedik, ama sanki duvara konuştuk.

Yabancı öğrenci cinayetlerinin sayısını kaçırdık.

Sonunda bir tanesi Kıbrıslı Türkler tarafından öldürülünce millet farkına vardı.

Oysa ortada organize işler dönüyordu, polis de bunu kabul ediyordu, ama o çetelere bir türlü ulaşılamadı…

Günde en az 3 operasyonla uyuşturucu yakalandı, ama durmadı, devam etti.

Çünkü ya kullanan yakalandı, ya da küçük miktarlarda satış yapanlar.

Patronlara bir türlü ulaşılamadı…

Dolandırıcılık, gasp, kundaklama, tecavüz, taciz olayları çeşitlenerek arttı.

Bunların da azmettiricileri, en önemlisi bu işi yapan tetikçileri var. Onlar da bir türlü yakalanmadı.

Alın son olay…

Hapisanede, “avluya” çöp dökmek için çıkan 2 mahkum kaçıyor.

Mahkum avludan nasıl kaçar..?

Orası onların zaten güvenlikli volta atma yeri değil mi..?

Bu da ilk değil ha. Daha önce de yaşandı…

Her neyse, sonuçta bir laçkalıktır gider…

Polisin içinde yönetsel, hiyerarşik sorunlardan tutun, çalışma şartlarına, eleman eksikliğine kadar yığınla sorun var. Böyle bir durumda asayiş nasıl tamam olsun, nereye nasıl yetişsinler ki?

Bir önceki İçişleri Bakanı Kutlu Evren’in ağzından bu konuda tek bir laf duymadık.

Memleketi güllük gülistanlık gördü, vatandaşlık işlerini bir tamam halletti, çekti gitti.

Doğal olarak sorunlara çare de üretemedi… Yok, yok üretti, bulduğu çare zaten sayısı az olan polisleri erken emekli etmekti…

Hani derler ya, “arkasında bir enkaz biraktı gitti”, işte onun en somut örneği, Kutlu Evren’den kalan enkazdır.

Hapisane ağzına kadar doldu taşıyor.  Biraz da bundan olsa gerek, tecavüzcüsü, hırsızı, tetikçisi, teminatı ödeyip serbest kalıyor. Yani aramızda dolaşıyor.

Tamam ekonomi, bütçe, hukuk, hesap sorma önemli de, can ve mal güvenliğimiz de önemli.

Canımıza tak etti artık. Kültürümüze, alışkanlıklarımıza, yaşam tarzımıza uygun olmayan bir yer haline geldi memleketimiz.

Başbakan, polisin sivile bağlanması sloganının peşine takılmaktan ziyade, polisin sorunlarına inilip, çözülmesinden yana. Ben de aynı fikirdeyim.

“Polis GKK’ya, o da Başbakanlığa bağlı” vurgusunu yaptı. İstenirse; kararlılık, cesaret gösterilirse ortada sorun olmayacağını söyledi.

Komutanlarla ilişkilerinin iyi olduğunu, onlarla ve polis yetkilileriyle konuşup, gerekli çalışmaların yapılacağını, bunun da eğitim sektörünü, turizmi, dolayısıyla ekonomiyi olumsuz yönde etkileyen acil konulardan biri olduğunu defalarca tekrar etti.

Tespit tamam.

Toplumsal bir endişe ortamı hakim… Ertelemeye gelecek yanı kalmadı artık…

 

YERİN KULAĞI VAR

MECLİS’TE KRİTİK OYLAMA:

Meclis’in bugünkü gündemi yoğun. İlk olarak dörtlü koalisyon hükümetinin hükümet programı okunacak. Ardından, yeni Meclis Başkanı’nın seçimi için oylama yapılacak. Başsavcılığın geçici başkan Angolemli ile ilgili “olumsuz” rapor vermesi sonucu yeni başkan adayının kim olacağı ve TDP’nin nasıl bir tavır alacağı merak edilirken, bize gelen duyumlara göre Meclis Başkanlığı için CTP milletvekili Teberrüken Uluçay’ın ismi öne çıkıyor…

İSTEYİNCE OLUYORMUŞ:

Zeki Çeler“Hiç bir inşaata tolerans gösterilemyecektir” diyen yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler, işe hızlı başladı. Üç bölgede toplam 13 inşaatın faaliyeti, iş kurallarına aykırılık bulunduğundan gerekli önlemler alınıncaya kadar durduruldu. Demek ki isteyince oluyormuş, eski bakanın dediği gibi denetleme yapıldığı için ülkedeki inşaat sektörü de durmadı… Herkes mecburen bu yeni duruma ayak uyduracak.

“VATANIM KIBRIS”:

YDP’nin seçimlerde kullandığı slogandı. Özellikle “Kıbrıslı-Türkiyeli” ayırımı yapıldığı algısına karşı çıkarılmıştı. O zaman da yazmıştım, aslında niyet bu ayırımı öne çıkarıp Türkiyeli oylarına talip olmaktı. İnkar ettiler ama, seçim sonrası, bu “vatanım Kıbrıs” sloganının tam bir aldatmaca olduğunu görmüş olduk. Başkan Arıklı, Afrika gazetesi ve Meclis olaylarına karışanlara verilecek cezanın, 75 göçmenleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “ders verilmek” amaçlı olduğunu söyleyerek, resmen kışkırtma yapıyor. Her seferinden “yanlış anlaşıldım” diyen Arıklı, buna ne kılıf bulacak merak ederim…

NEREYE SIĞDIRACAKSINIZ:

Hedeflerinin, yüksek öğretim kurumlarının sayısını değil, eğitim kalitesini artırmak olduğunu söyleyen Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit ülkede, halen öğrenci kabul eden 16 üniversitenin olduğunu ve 16 üniversitenin de ön izin aldığını belirterek bu sayının fazla olduğunu söyledi. Özyiğit’in bu açıklamasına sosyal medyadan tepki yağdı, “vay efendim ilk icraatı bu mu olmalıydı, burası üniversiteler adasıdır” gibi eleştiriler. Yahu bu ülkenin yüzölçümü de, alt yapısı da belli. Zaten 100 bin öğrenci ile yaşıyoruz. Bir yüz bin öğrenciyi daha kaldırmaz be kardeşim bu ülke. Hele de öğrenci diye gelenlerin durumuyla, kalite ortadayken…

NE BEKLİYOR ACABA:

Büyük gazeteci” Hıncal Uluç buyurmuş; “Afrin’i yaşayan Türkiye, bu “Dörtlü Koalisyona karşı nasıl bir tavır alacak? Bu konuda, ne Dışişleri, ne Başbakanlık’tan henüz bir açıklama gelmedi. Resmi olmasa da bir ‘Zımni’ açıklama yakındır, diye düşünüyorum. Zımni açıklama, düşüncesini tavrı ile göstermek anlamına gelir diplomasi dilinde..”. Demokratik yolla başa gelen bir hükümete nasıl bir tavır konmasını bekliyor acaba? Bu yaştan sonra bölücülüğe mi soyunuyor? Hem de başka bir ülkede…

GÜVENMEMİŞLER:

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme Bölümü’nün yaptığı araştırmada, esnaf ve zanaatkarların yüzde 58’inin devletin verdiği teşvik kredilere hiç başvurmadığı ortaya çıkmış. Ya haberdar olmamışlar veya teşvik kredilerinden faydalanabileceklerine dair yeterli güvenleri yokmuş. Vatandaşın devlete olan güvenine bakar mısınız? E peki kime dağıtılmış o krediler? Eminim bu yönde bir araştırma yoktur….

 

 

ZİRVEDEKİLER

Kıbrıs Türk Barolar Birliği:

“Ülkede ayrıştırıcılığı ve şiddeti körükleyenlerin, yol açtıkları vahim neticelerden ders çıkarıp toplumdan özür dileyecekleri yerde olayı yargıçlara tehdit, avukatlara hakaret savurmaya cüret etme nokrasına kadar taşıma yönündedirler. Toplumumuzun demokrasi ve hoşgörüyle şekillenmiş kültürüne, kurumlarına ve mensuplara yönelik bu saldırılara sessiz kalmamız mümkün değildir..”.

DİPTEKİLER

Erhan Arıklı (YDP Genel Başkanı): “Bu saatten sonra eylemciler ne ceza alır bilmiyorum. Bildiğim tek şey; Buradan çıkacak mesaj; Türkiye’nin buradaki kurumlarına, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve 75 göçmeni vatandaşların tümüne verilmiş olacaktır…”.

 

Foto Gündem

FOLKDER-KAMP-(1)
Lefkoşa Folklor Derneği’nin (FOLK-DER), geleneksel şubat kampı, bu yıl 2, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Lapta Gençlik Kampı’nda yer aldı