Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BANKALARIMIZ “VAHŞİ BATI” DEĞİLMİŞ…

 

Rum Maliye Bakanı Harris Yeorgiadis geçtiğimiz günlerde Financial Times’a verdiği mülakatta, Kuzey Kıbrıs’taki bankalar için “vahşi batı” benzetmesi yapmıştı…
Biz de demiştik ki, Güney’deki mevduatların Kuzey’e kaymasından endişeleniyor, onun için böyle konuşuyor.
Dememize kalmadı, Fileleftheros gazetesinin İngilizce yayını “In Cyprus”, “Kıbrıs Türk bankaları gerçekten vahşi batı mı?” başlıklı bir makale yayınladı…
Fiona Mullen makalesinde, Maliye Bakanı Yeorgidis’in sözlerinin doğru olup olmadığını anlamak için, google arama motorunda kısa bir turun yeterli olduğu belirtmiş ve oturmuş, Kuzey’le Güney’i bankacılık sektörü açısından mukayese etmiş…
Yazar öncelikle, Kuzey’deki bankaların likit (nakit ya da nakte çevrilebilir) varlıklarının, Güney’deki bankalardan çok daha fazla olduğunu yazıyor…
Ayrıca, bankalarımızın elindeki mevduatın da, verilen kredilerin üstünde  olduğunu vurguluyor.
Rakamlarla bunu şu şekilde belirtiyor; Eylül 2015 itibarıyla Kuzey’deki Türkiye ve KKTC bankalarındaki toplam mevduat  14 milyar TL yani, 4.2 milyar euro, krediler toplamı 10 milyar TL, yani 3,3 milyar euro… Bu durumda kredilerin mevduata oranının % 79 gibi iyi bir oran olduğunu, acil likit gereksinimi bulunmadığını da vurguluyor.
Buna karşılık, Güney’de mevduat toplamı Kasım 2015 itibariyla, Rum Merkez Bankası rakamlarına göre 47.4 milyar euro, ancak krediler 63,2 milyar euro ki, mevduatın üstünde. Sonuçta orada kredi mevduat oranı % 133,3 ve bu da Bank of Cyprus’un acil likit ihtiyacı için kapılar çalmasını gerektiren başlıca neden…
Diğer taraftan kredi toplamı Kuzey’de Gayrisafi Milli Hasıla’nın % 110’u iken, Güney’de %360’ı…
Yazar, “Dahası, Güney’deki kredilerin yarısının sorunlu olduğunu hepimiz biliyoruz” diyor.  Kuzey’deki rakamları araştırmış, sorunlu kredi oranının yüzde 8 olduğunu görmüş.
Dünyada geçerli sermaye yeterlilik oranı % 10 iken, Kuzey’de bu rakamın % 17,3 olduğunu yazıyor. Güney’de bu oran % 15,7. Yani sermaye yeterliliğinde de öndeyiz…
Yazar  Fiona Mullen, özet olarak her ne kadar da AB’nin eurozone kurallarını uygulamada sorunlarla karşılaşmayacakları anlamına gelmese de, şu an için toplamda bankalarımızın durumunun iyi bir görüntü verdiğini vurguluyor.
En sonunda da Kuzey Kıbrıs’taki bankaların tam olarak Disneyland’a benzemese de, Yeorgiadis’in dediği gibi bir “vahşi batı” da olmadığını ifade ediyor…
Mullen, Yeorgiadis’i kızdıracak olsa da, biz de böyle bir araştırmanın ve böyle bir yorumun bir Rum gazetesinde çıkmasından mutlu olduk.
Keşke bu yanıt, Mullen’den önce, bizim Bankalar Birliğimiz tarafından verilmiş olsaydı. Hem de tüm rakamlarıyla, derinliğine… Malum bankacılık konusu hassas bir konu. Ve ortada öğünebileceğimiz bir tablo var… Rum Maliye Bakanı’nın iddialarını çürütmek gibi bir derdimiz mi yok, yoksa sıcak para mı umurumuzda değil…?

 

YERİN KULAĞI VAR
GÖZLER DAVOS’TA:

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve  BM Genel Sekreteri Moon bugün üçlü zirvede biraraya geliyor. Zirve sonrası, müzakere süreci ile ilgili yapılacak açıklamada, adada çözüm yolunda önemli ipuçları vermesi bekleniyor… Ama sakın o ipuçlarının çok açık olmasını beklemeyin. Yine hep birlikte satır aralarında şifreler aramaya başlayacağız…

GELEN BİN PİŞMAN:
KTTO Başkanı Fikri Toros Antalyalı işadamlarına çağrı yaparak, “Kuzey Kıbrıs’a yatırım yapmanın tam sırası” olduğunu söylemiş. Kusura bakmayın Sayın Başkan ama, aklı olan işadamı bu ülkeye yatırım yapmaz. Çünkü yıllardır, hantal bürokrasimizle yatırım yapmak isteyenlerin analarından emdikleri sütü, burunlarından getirdik. Buna bir de ideolojik saplantıları ekleyin… Bu engellerin yakın bir zamanda ortadan kalkacağına dair bir öngörünz varsa, o başka…

BİZİM MAĞDURLAR NE OLACAK:
Kuzey Kıbrıs’ta arkasında yüzlerce mağdur bırakarak kaçan Temel Bulut hakkında, Türkiye’de emlak sektöründe yaptığı benzer bir dolandırıcılık nedeniyle 910 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.  Bizde de davalar sürüp gidiyor. Peki bu insanlar ne olacak? Yakın geçmişte aynı duruma düşen, ödedikleri halde evleri ellerinden alınan İngilizlerin yanına mı ekleyeceğiz bu insanları da… Yani istatistik veri mi olacaklar sadece? E, hukuk devleti bunun neresinde sizce..?

HAYALİ BİLE GÜZEL:
Yeni asgari ücret için işçi temsilcileri kapıyı 3 bin TL’den açmayı düşünüyorlarmış.  Aslında uçuk gibi görünen bu rakam, ülke şartlarına bakıldığında, hiç de fazla değil. Gerçek ise, hayalden öte olmayacağıdır. Yine taraflar günlerce oturup tartışacaklar ve sonunda 50-100 lira artışa fit gidecekler…

TOPTAN DEĞİŞSİN:
LTB Başkanı Mehmet Harmancı, Kanal Sim’de katıldığı bir programda, kendi içlerinde “referandum” yapılmasını da tartıştıklarını belirterek, “Belediye ile ilgili değişmesini istedikleri unsurları halka sorabileceklerini” söylemiş. Keşke toptan bir değişim yapılabilse, çünkü önümüzdeki günlerde, belediyenin mali konularda epey sıkıntılı bir döneme gireceği kesin görünüyor…

ESNAFA FAYDASI YOK:
Kıbrıslı Rumlar 2015 yılında, Kıbrıs’ın kuzeyinde eğlence, kumar ve Türkiye’ye seyahat için kredi kartlarıyla 5 milyon Euro civarında harcama yapmışlar. Peki ama bunun bizim esnafa faydası ne? Sıfır…Türkiye’ye gitmişler, otel ve kumarhanede harcamışlar. Keşke aynı dönemde bizim Güney’de nerelere ne kadar harcadığımızı da yazsaydılar… 

 

ZİRVEDEKİLER
Erçin Şahmaran: “Her şeyin ilk adımı olan umut ve bizim içinde olduğumuz umutsuzluk, birkaç yılda bir düzenlenen seçimlerle aşılamaz, vatandaşlık görevi sadece oy vermekle sınırlı tutulamaz.
Bize öğretilen, öğrenilmiş çaresizlik, bu umutsuz tablo, bu içinde bulunduğumuz karamsarlık, bizim eserimiz. Bundan kurtulmayı sadece siyasi yönetimlere bırakmak, hayat, yaşam kavgasından vazgeçmektir…”.

DİPTEKİLER
Vasos Lissaridis: “Kıbrıs sorunu toplumlararası ihtilaf değil. Karşımızdaki taraf Türkiye’dir, dolayısıyla Kıbrıs sorunu, oluşumu ve gündemi doğru belirlenecek bir uluslararası konferansla çözülmelidir” diyen EDEK Onursal Başkanı Lisaridis, “Türkiye’yi sanık sandalyesine oturtacak sözde değil özde yeni bir politika benimsemesini” önerdi…