Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KIBRIS İÇİN ŞİLİNLER ARANIYOR

Kıbrıs’ın geçmiş tarihine bakıldığı zaman, parayı verenin adaya hakim olduğu görülecektir.
Kıbrıs adası, birçok kez değişik uygarlıklara para karşılığı ya kiralanmış veya satılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma döneminde, Ruslar, şimdiki Yeşilköy Havalanı’na kadar gelip, İstanbul’u tehdit edince, Osmanlı İmparatorluğu, o dönemin en güçlü devleti olan İngiliz Devletine, yardım için başvurur.
İngiliz Hükümet,,Osmanlı’ya yardım karşılığı, 4 Haziran 1878 de imzalanan antlaşma ile, Kıbrıs’ı Osmanlılardan Kiralar…
Adayı kiralayan İngilizlerin korkusu ise, Türk ahalinin ve hükümet yetkililerinin direnmesiydi.
İngilizler dönemi iyi analiz ederler.Osmanlı İmparatorluğu her cephede yenilmekte Balkanlar elinden çıkmakta ve Ruslar İstanbul kapılarına dayanmaktaydılar.
Kıbrıs’ta memurlar para alamamakta ve halk   AĞIR VERGİLER ALTINDA perişan durumdaydı.
İngilizler Larnaka’dan yola çıkarlar…Katırlara memurları ödeyecek şilinleri yüklerler…
Şilinler önde , İngiliz askerleri arkada,  her geçtikleri yerde, devlet memurlarını ödeyerek, Lefkoşa’ya kadar gelinir…
Lefkoşa’da da hiçbir direniş olmaz…Daireler İngilizlerin kontrolüne girer…
Şilinlerin gücüyle, Kıbrıs artık İngilizin kontrolünde bir ada olur…
Şimdi, yeniden aynı günleri yaşamaktayız.
Kıbrıs Sorununun çözümü konuşulurken, maliyetin Kıbrıslılara yüklenmemesi durumunda, çözümün kolay olacağı  her kesimce kabul görmektedir.
Son olarak BM temsilcisi EİDE yaptığı açıklamalarda, Kıbrıs’ın her iki tarafının da ekonomik yıkım içerisinde olduğunu, çözümün her iki tarafın ekonomisini ayağa kaldıracak koşulları yarattacağını vurgulamaktadır.
Eide, daha 2 gün önce,  yaptığı basın toplantısında, çözümün maliyetinin Kıbrıslılara yüklenmemesi için çalışıldığını açıklayarak, Kıbrıslılara moral vermeye devam etti.
Anastasiyadis de Akıncı da, çözümün maliyetinin nasıl karşılanacağı konusunda önceden berrak bir planın oluşturulmaması durumunda, ÇÖZÜMÜN GERÇEKLEŞMEYECEĞİ vurgusunu  yapmaktadırlar.
Çözümün maliyeti, Kıbrıslıların bütçelerinin çok üzerindedir.
Bu maliyeti, Kıbrıs adasında çözümü sağlayarak, bölgeyi kontrol edecek olan Amerika ve AB’nin rahatlıkla finanse edeceği açıktır.
İngiliz Petrol devi BP ün iki gün önce, Afrodit yatağındaki gazın hisselerinin % 33ünü NOBLE şirketinden satın alması da, bu süreçte dikkat çekicidir.
İsrail ve Kıbrıs gazının Türkiye üzerinden AB ye taşınması, Kıbrıs’ta çözüm olmadan gerçekleştirilemez.
Türkiye, bu gazın kendi ülkesinden geçmesi durumunda, Rusya ve İran’a olan enerji bağımlılığından nisbeten kurtulabileceğinin farkında olduğu için, ÇÖZÜMÜ savunan en dinamik güç konumundadır.
Kıbrıslılara gelince…
Genlerimizde, İngiliz Şilinleri gibi, Paraya aşırı düşkünlüğümüz vardır.
Bu kez, KATIRLARLA ŞİLİNLER yerine BANKALAR VASITASIYLA EUROLAR gönderilecektir.
Eurolar, adanın yeniden dizayn edilmesinde teşvik edici güç olarak kullanılacaktır.
Mayamız değişmeyeceğine göre, bu maya yine istenilen ürünü verecektir.