BALIK İLE YAŞANAN HER ŞEY ÖZELDİR…

15 Temmuz 2018 Pazar | 09:12

Kıbrıs bir ada ülkesi olmasına karşın balık tüketim miktarı standartların oldukça altında gözlemlenmekte. Ülkemizde kişi başına düşen balık tüketimi yılda yaklaşık 4-5 kg. iken, Türkiye’de 8 kg., Avrupa’da ortalama 22 kg., Dünya genelinde ise 16 kg.  olarak kaydedilmiştir. Şunu çok açık bir şekilde belirtmek isterim ki dört tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, balık çeşitliliğimiz oldukça fazla.

Su ürünlerinin insan beslenmesindeki yeri tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır. Ne yazık ki bir ada ülkesi olmamıza rağmen insanlar son yıllara kadar balığın besleme değerini bilmeyen tüketiciler durumundaydılar. Yapılan araştırmalar sonucunda besin bileşenlerinin incelenmesi ve besin maddelerinin sağlığımız üzerindeki etkisinin bilinmesi ile bugün balık, önemli bir protein kaynağı olarak değerlendirilmektedir.

Dünyanın pek çok ülkesinde insanlarda hastalık sonucu ölüm nedenlerinin başında, kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker ve kolesterol gelmektedir. Bu hastalıkların temelinde kalıtsal faktörlerin dışında, beslenme rejimi de çok önemli yer tutmaktadır. Balıketinin bu hastalıklardaki tedavi edici rolü uzun bir süreden beri incelenmekte olup bu konuda olumlu sonuçlar alınmıştır.

Balığın besin değerine şöyle bir bakacak olursak; balıkların kimyasal yapısı, tür, yaş, cinsiyet, yaşam ortamı ve mevsime bağlı olarak önemli farklılıklar göstermektedir. Proteinler beslenmemizde çok farklı bir rol oynarlar. Şunu da bilmemizde fayda var ki vücutta bulunan yağ ve su miktarı arasında ters bir orantı vardır. Balıketi, bitkisel besinlerde bulunan selüloz ya da lif gibi zor sindirilen maddeleri, kara hayvanları etlerinde karşımıza çıkan kıkırdak veya sinirleri içermemesi bakımından kolay sindirilir. Bu yüzdendir ki balık, özellikle daha dikkatli beslenmesi gerekli kişilere önerilmektedir. Balık proteinleri vücut dokularının korunması ve gelişmesi için gerekli tüm maddeleri içerir. Genellikle etin balıktan daha iyi bir protein kaynağı olduğuna inanılır. Şunu söyleyebilirim ki bu algı çok yanlış! Et, balık, yumurta, süt, yulaf ve soya da bulunan protein miktarlarıyla ilgili yapılan bir denemede et, balık, yumurta ve sütün aynı besleme değerinde protein içerdiği bulunmuştur.

İnsanlar için gerekli olan en az 13 vitamin tanımlanmaktadır ki, bunların hepsi balıklarda bulunur. Elbette vitamin miktarı balık türüne göre değişkendir. Suda çözünen B ve C vitaminlerinin su ürünlerinde bulunma miktarı, karasal hayvanlarda bulunan miktarla hemen hemen aynı, yağda çözünen A, D, E ve K vitaminleri ise genellikle daha fazladır.

Çeşitli alanlarda yapılan bilimsel çalışmalarla, insanların karşı karşıya kaldıkları bazı hastalıklarda besin maddelerinin ve beslenme alışkanlığının önemli rolü olduğu ortaya çıkmakta ve insanlar daha bilinçli beslenmek zorunluluğunu duymaktadır. Kolesterol yüksekliği ve kalp damar hastalıkları gibi hayati önem taşıyan hastalıklara kırmızı etin öncü olduğunu artık her düzeydeki insan bile öğrenmiş durumdadır.

Bu gelişmelere paralel olarak balık tüketiminin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkisini ortaya çıkarmak için çeşitli çalışmalar yapılmakta ve özellikle ülkemizdeki balık tüketiminin artırılması konusunda önemli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Balıklardaki dolaşım sistemi, ilkel omurgalılarınkine göre daha iyi gelişmiş olsa da, memelilerinki ile hiçbir zaman karşılaştırılamaz. Kanserden, kemiklere, dişlere, beyin fonksiyonlarından, kan yapımına kadar faydalı ‘omega 3’ kaynağı işin özü balığın faydaları saymakla bitmiyor…

Balık protein içeriği bakımından vücudumuz için çok önemli. OMEGA 3 yağının damar sertliği, tansiyon, kalp ve felç gibi hastalıkları önlediği araştırmalarla ortaya konulmuş durumda. Vücut direncini de arttırıyor. Balık demek omega 3 demek, omega 3 demek; sağlıklı bir beyin gelişimi demek. Yetişkinlerde olduğu gibi çocukların da haftada en az 2 kez balık yemeleri tavsiye ediliyor.

Ülkemiz için Dünya üzerinde bir çok örneği olan ‘Su Ürünleri Tanıtımına’ yönelik okullarda düzenlenen “Balık-Ekmek Şenlikleri” gibi bir çok etkinlik ve eğitim çalışmaları ile ilk olarak çocuk yaşta balık tüketiminin arttırılmasını hedeflemekteyiz. Daha sağlıklı bir yaşam için sizleri “Haftada iki öğün balık yaşam boyu sağlık” sloganımızı uygulamaya davet ediyorum.