Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

“Avlanmaları önlenmeli”

Türkiye’den gelen gırgır tekneleri KKTC karasularında fink atıyor. Balıkçılar isyanda… Ziraat Mühendisleri Odası Su Ürünleri Birim Sorumlusu Mirati Erdoğuş, konu hakkında önemli açıklamalarda bulundu:

 

“KIBRIS VERİMLİ BÖLGE”: Erdoğuş: Mısır, Fas ve Kıbrıs açıkları, mavi yüzgeçli Orkinos avcılığı için verimli bölgeler olarak kabul ediliyor. Avcılığı yapan bazı gemiler de kotalarını doldurmak için bu bölgeleri tercih etmektedir

“TÜRKİYE İÇİN DE KOTA VAR”: Erdoğuş: Tüm dünyadaki ton ve ton benzeri balıkların av kotaları ülke bazında olup ICCAT tarafından belirlenmektedir. ICCAT 2019 yılı için Türkiye’ye de 1880 ton orkinos avcılığı kotası vermiştir

“GEÇERLİ BİR SEBEPLE Mİ BURADALAR?”: Erdoğuş: Türkiye’den hareket eden bir geminin, kotasını doldurup bölgesine dönmesi demek, açık denizde ortalama 30 gün karayla bağlantısız kalması demektir. Böylesi durumlarda da geçerli sebeplerle karasularımıza yaklaşıyor olabilirler

“DERHAL MÜDAHALE EDİLMELİ”: Erdoğuş: Bu gemiler, kötü hava koşulları, kara ile iletişim kurmak, gıda temini gibi konular dışında karasularımıza izinsiz olarak yaklaşıyor, avcılık yapıyor, endemik türlerimizi tehdit ediyor, denizlerimizi kirletiyorlarsa derhal müdahale edilmelidir

 

 

Pınar BARUT

Gırgır gemilerinin karasularımızda yasak av yapıp yapmadıkları, çevreyi ve denizlerimizi kirletip kirletmedikleri konusunda yetkililerden net bir açıklama gelmemesi, denizlerimizdeki denetim eksikliği konusunda başta ülkemiz balıkçılarını olmak üzere vatandaşları rahatsız etmeye devam ediyor.

 

Her yıl Karpaz açıklarında görülen ve genelde balıkçılar tarafından fotoğraflanıp şikâyet konusu olan gırgır gemilerinin, geçtiğimiz günlerde Girne’de de görülmesi balıkçıların aklındaki soru işaretlerine bir yenisini daha ekledi.

 

Konuyla ilgili bilgi ve görüşlerine başvurduğumuz Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Mirati Erdoğuş, ülkemizde her yıl bu dönemlerde manşetlere taşınan ve ciddi spekülasyonlara neden olan ‘Gırgır Gemileri’ hakkında Havadis’e özel açıklamalarda bulundu.

 

“ICAAT Türkiye’yi av kotasına dahil etti”

Ziraat Mühendisleri Odası Su Ürünleri Birim Sorumlusu, Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Mirati Erdoğuş, Atlantik Ton Balıklarının Korunması Uluslararası Komisyonu’nun (ICCAT), Atlantik Okyanusu ve komşu sularındaki orkinos ve orkinos benzeri türleri korumakla yükümlü olan bir kuruluş olarak, hazırladığı “Uluslararası Atlantik Orkinosları Koruma Anlaşması”nın kabul edilmesiyle, 1966 yılında Rio de Janeiro’da kurulduğunu belirtti.

 

“ICCAT, Atlantik okyanusu ve buna bağlı denizlerdeki ton ve ton benzeri balık stoklarının (başta mavi yüzgeçli orkinos ve kılıç balığı olmak üzere toplam 30 balık türü doğrudan ilgilidir) korunması amacını gütmektedir” diyen Erdoğuş:

 

“Tüm dünyadaki ton ve ton benzeri balıkların av kotaları ülke bazında olup ICCAT tarafından belirlenmektedir. ICCAT 2003 yılından itibaren Türkiye’yi mavi yüzgeçli orkinos av kotasına dâhil etmiş ve 2019 yılı için de Türkiye’ye 1880 ton orkinos avcılığı kotası vermiştir” dedi.

 

“Türkiye avcı gemilerini kura ile belirliyor”

Avcılık yapacak olan gırgır gemilerinin, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan kura çekilişi ile belirlendiğini söyleyen Erdoğuş, ICCAT’ın avcılık yapacak her gemiye en az bir ICCAT gözlemcisi atadığını belirtti.

Erdoğuş: “Atanan bu gözlemcinin görevi, denizden gemiye çıkarılan her bir mavi yüzgeçli orkinosun adetini, ağırlığını, boyutunu ve avın gerçekleştiği yerin koordinatını kayıt altına almak ve raporlamaktır” dedi.

 

“Temennim, bu gemilerin geçerli sebeplerinin olmasıdır”

Atlantik mavi yüzgeçli orkinoslarının, Batı ve Doğu Atlantik ve aynı zamanda Akdeniz’in yerel balığı olduğunu, Mısır, Fas ve Kıbrıs açıklarının da mavi yüzgeçli orkinos avcılığı için oldukça verimli bölgeler olarak kabul edildiğini ifade eden Erdoğuş, avcılığı yapacak olan bazı gemilerin de kendi kotalarını doldurmak için bu bölgeleri tercih ettiklerini söyledi.

 

Erdoğuş, Türkiye’den hareket eden bir geminin, kotasını doldurup tekrardan bölgesine dönmesinin 20-40 gün olarak değerlendirilebileceğini ve bunun da açık denizde ortalama 30 günü karayla bağlantısız olarak geçirmek demek olduğunu belirterek:

 

“Böylelikle bu gemiler, kötü hava koşulları, kara ile iletişim kurmak, gıda temini vb. sebeplerle en yakın karasularına (kıyılarına) yaklaşmayı tercih etmektedir. Ülkemiz karasularına gelen bu gemilerin yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü karasularımıza girdiklerini temenni etmekteyim” dedi.

 

“Sebebi geçerli değilse, müdahale edilmelidir”

Her yıl aynı dönemde karasularımızda bulundukları için ciddi spekülasyonlara sebep olan gırgır gemilerinin bazılarının, kötü hava koşullarından dolayı sığınmak, iletişim kurmak, gıda temini vb. sebeplerden ötürü kıyılarımıza izinli, kontrollü ve denetimli bir şekilde yaklaşmış olabilme ihtimalinin de olduğunu gözden kaçırmamak gerektiğini vurgulayan Erdoğuş:

“Belki de her yıl yapılan eleştirilerin tümünü hakketmiyorlardır. Ama eğer izinsiz olarak karasularımıza yaklaşıyor, karasularımızda avcılık yapıyor, endemik türlerimizi tehdit ediyor, çevremizi ve denizlerimizi kirletiyorlarsa derhal müdahale edilmelidir” dedi.