Bu yeni nesil siyasetçiler böyle galiba. Alışacağız. Hollywood filmlerinden karelerle yarışırcasına takım elbiseler ve rugan ayakkabılar içinde tarla-bahçe geziyorlar. Peşlerinde de biçare zarar görmüş üreticiler...
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın kanını içeceklermiş. Adına sosyal medya denilen tımarhanede böylesi tehditler görünce “bu iş zıvanadan çıktı” dedim. Ardından Gazeteciler Birliği ve Basın-Sen ortak açıklama...
Hükümetin teslim edilmesi gereken hakkı şudur; Seçim ortamına girilmiş olunmasına rağmen peş peşe zam yapmaktan kaçınmıyorlar. Yani bugüne kadar geleneksel olarak alıştığımız politikacı modeli davranmıyorlar....
Başbakan, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gibi “manalı” bir gün için düzenlenen ödül töreninde hazır bulunan gazetecilerin yüzüne söyledi; “Sermaye grupları ile gazetecilerin çıkar ilişkileri...
Daha birinci gün olmamıştı. Şubatın ayazı iliklerimizde, mazot ve mürekkep kokuları arasında, şafağın atmasına sayılı dakikalar kala, umutlarımızı yüklenmiş yeni bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyorduk....
Hani hep derim ya “belediye seçimleri en küçük bir heyecan yaratmadı bende ve dahi seçmende.” Partiler de heyecanı öldürmek için hiçbir masraftan kaçınmıyorlar adeta. Ellerinden...
Yine aynı kısır döngüye doğru sürükleniyoruz. Ne zaman görüşmelerin yeniden başlama ihtimali ortaya çıksa hatırı sayılır bir grup Cumhurbaşkanı Akıncı’yı eleştirmeye başlıyorlar. Hatta aralarından bazıları...
Doğrusunu söylemek gerekirse yapılan teklifi kabul etmekte epeyce zorlandım. Hatta dürüst olmam gerekir reddetmek için de pratik zorluklar çıkarmaya çalıştım. Toplam 27 saatlik bir yolculuk....
Bugün Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Dört yanı kuşatılmış bir memlekette basın, özgürlüğünü kutluyor. “Bu memleket ne kadar özgürse basını da o kadar özgürdür” diyorum hep....
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, sürpriz bir hamle yaparak Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e “stratejik paket” anlaşması imzalama teklifinde bulundu. “Stratejik paketin” içeriğini de “Guterres çerçevesi” olarak...