Genellikle tüm Kıbrıslılar için söylenir ama bazen durum değişiktir. … Eskiden adaya gelen bir gezginci, Rumların Türklere oranla daha tembel olduğunu söyler. “Rumlara göre eziyetlenmek...
Nergis açar, kokusu düşer kentlere fakat kâr etmez. Bir toz bulutu kalkar rüzgârla birlikte, yapraklar dökülür, toprak su ile buluşur ama adeta ağlamaklı… Bulutlar...
1914-2014. Tam yüz yıl eder. Bir asır… … Birinci Dünya Savaşı’nda dünyanın en kanlı savaşının yaşandığı bir sırada, takvim yaprakları Noel zamanını gösteriyordu. Noel...
“Irk fikrini canlı tutan şey kıyafettir.” … Yukarıdaki sözler 1878’de adaya gelen W. Hepworth Dixon adlı yazar, Kıbrıslıları gözlemleyip tanıdıktan sonra, bu saptamayı yapar. …...
“Rum Yönetimi, Brüksel’deki temasları sırasında, hellim meselesi karşılıklı kabul edilebilir şekilde çözülürse, bunun, Kıbrıs sorununun çözüm çabalarına da yardımcı olacağı görüşünü ortaya koyduğu için BM...
“Lefkoşalı kızlar ceylanlarınkine benzer gözleri, tatlı değirmi yanaklarıyla 9-10 yaşlarında sevimlidirler. Ne var ki düzgün yüzün en çok gereksinildiği daha sonraki yaşlarda bu güzellik kaybolur....
Kim öyle yapmazdı ki. Ekmek fırından alındığında, ta eve gidilsin ekmeğin kenarları yenirdi. Bir sokum, iki sokum derken, ekmek kemirilirdi. Küçük büyük ekmeğin kenarını...
Dedi ki “Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz. İster alsınlar ister almasınlar.” … Mesele AB meselesiydi… … O sırada hatıraları karıştırıyor, Bir fotoğrafta Şekibe Ebe’ye...
Çok zaman geçmedi. Feza Güzeloğlu adlı genç kadın ezan sesinden rahatsızlığını belirtince, üzerine çullanmışlardı… … Söylenmedik lakırdıda kalmıştı keramet. Bizde bir kısmını yayımlamıştık… Bazılarını tekrarlayalım:...