“Lefkoşalı kızlar ceylanlarınkine benzer gözleri, tatlı değirmi yanaklarıyla 9-10 yaşlarında sevimlidirler.
Ne var ki düzgün yüzün en çok gereksinildiği daha sonraki yaşlarda bu güzellik kaybolur.
Güzel gözler kalır, lakin çizgiler, renk ve canlılık ifadesi yitirilir.
Müslüman kadınların bu yazgılarının farkında oldukları anlaşılıyor.
Ortodoks inancındaki hemşireleri bunu bilselerdi onlar da çarşıda pazarda yüzleri peçeli gezeceklerdi.
Hıristiyan kadın boynunu ve yüzünü açar, Müslüman kadınsa ışıl ışıl bir çift gözden başka bir şeyini göstermez.
Hiçbir erkek süslü püslü olduğu halde bir Rum kadınına iki kez bakmaz.
Herkes yüzünü kendilerinden saklayan, beyazlar içindeki kızın esrarlı bir şekilde geçip gidişine dönüp bakar.
Beyazlar giyinmiş, beyaz kanatlı bu Müslüman kadınlar sokaklarda ve pazarlarda telaşlı telaşlı yürürler, evlerinin ihtiyaçlarını sağlarlar, bir kuyu başında kümeleşirler, alacaklarını aldıktan, testilerini doldurduktan sonra bahçe duvarlarının ardındaki yuvalarına dönerler.
En basitine kadar onların evleri bir Doğulu çekiciliğine sahiptir.
Kerpiç duvarlar onları yabancı gözlerden korur.
Bu duvarların ardındaki bahçelerde meyve ağaçları çiçek açar, arılar çiçekten çiçeğe konar ve kadınlar peçelerini bir kenara iterek otururlar ve ipeklerini işlerler.”
…
Haşmet Muzaffer Gürkan’ın “Dünkü ve Bugünkü Lefkoşa” adlı kitabından bir alıntı yaptık.
Alıntı 1878’de adaya gelen W. Hepworth Dixon’a ait…
…
Nereden nereye…
…
Şimdiki Lefkoşa kızları ile o dönemki Lefkoşa kızları karşılaştırılabilir mi?
…
Ne diyordu Orhan Veli?
Bir elinde cımbız
Bir elinde ayna
Umurunda mı dünya
…
Umurunda olanlar da var tabii…
…
Şimdi bu kızları kerpiç duvarlar ardındaki bahçelerine sokup ipek işletebilir misiniz?
Sadece gözlerinin görüneceği bir şekle sokabilir misiniz?
…
Her dönemin kendine göre güzellikleri ve çirkinlikleri vardır.
Her şey kendi dönemine ait…
…
Çamı çama çatarlar
Cama kurşun sıkarlar
Lefkoşa’nın gızları
Bize çalım satarlar
…
Dixon, Lefkoşa sokaklarını gezerken kızlar ona çalım sattılar mıydı?
…
O dönemleri bilmeyiz ama,
Şimdiki Lefkoşa’nın kızları güzeldirler.
Yine ceylan gözlüdürler.
Lakin,
Çalımlarından geçilmiyor…
…
Erkelere gelince.
Hâlâ,
Cama kurşun sıkarlar…
































