Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şekibe Ebe’den kör kemaneciye…

 

Dedi ki “Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz. İster alsınlar ister almasınlar.”

Mesele AB meselesiydi…

O sırada hatıraları karıştırıyor,
Bir fotoğrafta Şekibe Ebe’ye bakıyordum.
Kaç göbek kesmişti kim bilir…

Biri Akkuyu’ya yapılacak nükleer santral hakkında fikrini beyan ediyordu.
“Engelleme yetkimiz, ‘niye yapıyorsun’ diye soracak halimiz yoktur” diyordu.

O sırada çörekçi aklımdan geçiyordu.
Her sabah el arabasını Sarayönü’ne yerleştirir,
Hiç hali olmamasına rağmen “Ellerin yanacaaak” şeklinde bağıra çağıra çöreklerini satardı.
Yanında delikli peynir ve bir kağıt külahın içine doldurduğu çakisteslerle birlikte.

Bir Bakan Sanayi Bölgesinde zarara uğrayanları bakanlığa çağırırken…

Ben üç kişiye bakıyordum.
Biri Kemaneci Bağdadi, diğeri Ahmet Becerikli, bir diğeri Ahmet Nadide.
Onlar ne gibi zararlar görmüştü hayatlarında…

KKTC meclisinde ağızlarına siyah bant yapıştıran protestocular eylem yapmışlardı.
Türkiye’de de yolsuzlukları protesto edenler gözlerine siyah hırsız maskesi takmışlardı…

O sırada iki kişiydik.
Ben ve kedim.
Yemeğini vermediğim için gidip kendi çalmıştı…

Bir vekil hayati tehlikesi var diyerekten polise suç duyurusunda bulunmuştu…

O sırada Kutlu Adalı’nın kitabını nereye koydum diye bir telaş içindeydim…

Gün yavaştan ilerliyordu…

Mecliste bütçe görüşmelerinin son günüydü.

O sıralarda kapı çalınmış, oraya bakıyor,
Kimliği belirsiz biri ameliyat parası istiyordu…

Bir ara aklıma yine geldi.
“Biz kendi göbeğimizi, kendimiz keseriz” demişti…

İster istemez bir panik içinde göbeğime baktım.
Hükümet de bakmalı…

“Geleneksel Maliye Bakanını Masaya Oturtma Eylemi” başlamıştı…

Ben de zaten bir köşede oturup, geleneksel olan festivalleri toparlıyordum.
Geleneksel Hurma Festivali, Geleneksel Karpuz Festivali…

Hükümet, Pakistan’da yapılan saldırı için bir gün bayrakların yarıya ineceğini ve yas ilan edileceğini duyurmuştu…

İyi düşündüler dedim.
O sırada Berkin’i, Ali’yi, Sarısülük’ü düşünüyor ve  “Mağusa Limanı” türküsünü dinliyordum.

Hava iyice kararmıştı ki,
Akaryakıt fiyatlarında indirime gidildiği açıklandı…

O anlarda iki kişinin fotoğrafına bakıyordum.
Biri darbukacı Müntifiye.
Diğeri Kör Kemaneci Andriko…