AŞKIN TEDAVİ GÜCÜ…

5 Ağustos 2018 Pazar | 07:01
basaran duzgun banner

Çam ağaçlarının serin gölgesinde  harap olmuş şapelin yanından kıvrılıp dik yamaçlara tırmanmıştık.

Berrak bir gökyüzü ve altımızda yemyeşil uzanıyordu Mesarya.

Mesarya’nın yeşillere bürünmüş halini çok az zamanlarda görmek mümkündür.

İlk gençlik yıllarımın geçtiği bu ova, yeni geliştirmeye çalıştığımız  yaşam felsefemize uygun bir şekilde görünüyordu gözümüze.

“Aslında güzellikleri ve yaşamı ertelememek gerekir.”

Küçük şeylerle de mutlu olmayı öğrenmeye çalışıyorduk. (“Güzel günler hangi dağın ardındadır” şarkısını söylemek yormuştu bizi galiba)

Zirvedeki sapaktan batıya doğru yol almıştık.

Önceden bilmediğimiz toprak bir yola koyulmuştuk.

Çamların bu kadar muhteşem ve bu denli içiçe olduğunu ilk kez görecek ve hayretten hayrete düşecektim.

Beni hayrete düşürecek duyguları yaşayacağımı daha sonraları da defalarca anlayacaktım.

Ağız dolusu (yaşamak ne güzel şey be kardeşim-Nazım Hikmet) diyebilmenin mutluluğuna erişecektim.

***

Soğuk bir kış günüydü ve yine dağlarımıza sığınacaktık.

Alevkayası’ndan öteye yükseldikçe, arabanın termometresi ilk kez sıfırın altını gösterecekti.

Boynumuza fotoğraf makinelerimizi asıp, uzun bir yürüyüşe karar vermiştik.

Sanki de özenle ekilmiş asırlık çam ağaçları Lüzern’deki dağ evlerini hatırlatmıştı bana.

Bacasından beyaz dumanların tüttüğü,  ahşap panjurların iç tarafında rengarenk saksıların yeraldığı, verandasında mutlaka bir sallanan sandalye ve sandalyenin yanında iri-tüylü bir köpeğin pineklediği dağ evlerini.

(Burada, şöyle güzel bir dağ evinde yaşasaydık) diye mırıldanacaktım.

Derhal ayıplanacaktım böyle düşündüğüm için.

Çünkü elimizde kalan son ormanlarda yürüyorduk ve onu bozmadan sahip çıkmalıydık.

Soğuk havaya rağmen çok güzel dağ laleleri fışkırmıştı çam ağaçlarının altından.

Özenle çektiğimiz fotoğrafları instagramda paylaşacak ve not düşecektim  altına;

“Anemone Coronaria Cypria..(herşeye rağmen direnen son dağ laleleri…)”

***

Küçük şeylerden mutlu olmaya çalışmanın telaşı bir yanda, diğer yanda elimizin altından kayıp giden bir memleket.

Dört duvar arasında kapanınca aşkın ve doğanın tedavi edici gücü de ortadan kalkıyor.

Ve şairin dizelerine dönüyor hayatım;

Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe
… (Hasan Hüseyin Korkmazgil)