Asgari ücret ve Baltimore’daki ayaklanmalar

4 Mayıs 2015 Pazartesi | 12:08

25 yaşındaki Afrika kökenli Amerikalı Freddie Gray tutuklanıp karakola götürüldüğünde sağlıklıydı. Fakat polis karakolundan ölüsü çıktı. Bunu proteste etmek için Amerika’nın Baltimore şehrinde gerçekleşen ayaklanmalar, yakıp yıkmalar Amerika’daki sosyal huzursuzluğun sadece küçük bir yansıması. Sosyal huzursuzluğun sebebi ise varlıklı ve varlıksız insanlar arasındaki uçurumun açılıyor olması. Amerika’da gelir dağılımı giderek bozuluyor. Orta sınıf eriyor. Mutlak yoksulluk sınırları altındaki insan sayısı artıyor. Aynı zamanda da en yukarıdaki %1 nüfus, toplam gelir ve servetin giderek artan ve çok büyük bir miktarını eline geçiriyor.

* * *
Bu “problemin” çözülmesi için yapılan önerilerden bir tanesi asgari ücretin artırılması. Zaten Wall-Mart gibi çok büyük şirketler kendiliklerinden ödedikleri en düşük ücreti yukarı çekmiş durumdalar. Fakat Warren Buffett gibi sosyal konularda duyarlı görünen bazı iş insanları bile bu fikre şiddetle karşı çıkıyorlar. Gerekçeleri ise asgari ücret artışının otomatik olarak işsiz sayısını artıracak olması. Bu yüzden de ücretleri idari bir kararla artırmak yerine, düşük gelirlilere vergi oranı indirimi veya vergi iadesi ile daha iyi yardımcı olunacağını savunuyorlar.
* * *
Bu iddianın—asgari ücret artışının işsizliği artıracağının—doğruluk payı ne? Ücret artışından sonra, asgari ücretle çalışmayı kabul eden işçilerin sadece bir kısmını çalıştırmaya karar verirseniz, işten çıkarılanlar ya işsiz kalacaklardır ya da kayıtlı işgücü piyasasını terk edip kayıtsız ekonomide çalışmaya başlayacaklardır.  Neden mi? Diyelim ki, başlangıçta işlerin bir kısmı kayıtlı, bir kısmı ise kayıtsız ekonomide olsun. Durum böyle iken yeni ve daha yüksek bir asgari ücret açıklanıyor. Bir başka deyişle, yanınızda asgari ücretle çalışan bir işçiye ödemeniz gereken ücret, idari bir kararla bir yıl öncekine göre değişiyor. Bu değişiklik olurken, üretimde kullandığınız teknolojide bir değişiklik olmamış. Yanınızda çalışan işçiler daha bilgili, daha sağlıklı ve daha fazla motive olmuş da değiller. Yani işçileriniz şirketinize yaptıkları katkı açısından dün ne iseler bugün de aynılar. Fakat sizin onlara ödemeniz gereken ücret daha yüksek olmuş. Bunun Türkçesi, aynı işçiden düne göre bugün daha az net gelir sağlıyorsunuz. İşveren olarak sizin buna reaksiyonunuz, işgücü piyasasındaki talebinizi kısmak ve bu işçilerin bir kısmını işten çıkarmak olacaktır. Bunu yaptığınız zaman, işten çıkardıklarınızın bir kısmı kayıt dışı ekonomiye geçecekler ve bu da kayıt dışı işgücü piyasasındaki arzı artıracaktır. Dolayısıyla, asgari ücretin artması sonucunda, kayıt dışı ekonomide ödenen ücretler düşebilir. Bunun toplam işsizlik rakamlarına yansıması ne olacaktır? Bir taraftan kayıtlı ekonomide çalışanların sayısı düşerken, kayıtsız ekonomide çalışanların sayısı artacağından bu soruya net bir cevap vermek mümkün değildir.
* * *
Bir kere, ekonomik etkinlik açısından, kayıt dışı ekonominin büyümesi istenilen bir şey değil. Daha da önemlisi, bütün toplum fertlerinin yaşanabilir bir geliri olmasının sosyal huzur ve sosyal sorumluluk açısından önemi, Warren Buffett ve diğer sosyal sorumluluk taşıdığı iddiası olanların, asgari ücret konusuna sadece ekonomik etkinlik değil aynı zamanda ekonomik eşitlik açısından da bakmasını gerektiriyor. Aksi takdirde Amerika’daki sosyal huzursuzluk ve Baltimore şehrindekine benzer ayaklanmalar artmaya devam edecektir.
* * *

Not: Asgari ücret artışının işgücü piyasasını nasıl etkilediğinin detaylarıyla ilgilenenler, 2003 yılında Journal of Economic Policy Reform isimli dergide Edward Tower’le birlikte yayınladığımız “An Efficiency Enhancing Minimum Wage” başlıklı makaleye bakabilirler.