Güney KıbrısKıbrısManşet

“Ankara bahaneli” tehlikeli oyun











Rum Yönetimi Berlin zirvesi öncesi suları bulandırmaya çalışıyor. Rum basını “Ankara görüşmelerin başlamasını istemiyor çünkü Akıncı’nın seçimi var” diye yazmaya başladı…




Rum Yönetimi’nin, “BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs geçici Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un Ada’ya gelişi ve Berlin’de gerçekleşecek 3’lü görüşme öncesinde kendisine üç hedef belirlediği”, ancak 25 Kasım’daki üçlü görüşmenin ardından ne olacağı konusunda “belirsizlik gördüğü” öne sürüldü.



Fileleftheros “Sonraki Adım Havada… Hedefler Konuluyor ancak Berlin Görüşmesini Neyin  Takip Edeceği Bilinmiyor… Lefkoşa 5’li Konferansa da Hazır” başlığıyla manşete çektiği haberinde Rum Yönetimi’nin sonraki adıma dair üç hedefinin “9 Ağustos’ta görüşüldüğü gibi referans şartlarında karşılıklı anlayış veya anlaşma olması,  müzakerelerin Crans Montana’da koptuğu yerden devam etmesi ve hemen Beşli Konferans çağrılması” olduğunu yazdı.

Gazete, diplomatik kaynaklarının, “Ankara’nın, Kıbrıs sorunundaki prosedürlerin KKTC’de Nisan 2020’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasına bırakılmasından yana olduğu” yönünde “cesaret kırıcı mesajlar” gelmeye devam ettiği için Berlin görüşmesinin ertesi gününün “o kadar kolay olmayacak göründüğünü” yazdı.

Haberde 16 Kasım Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile ayrı görüşmeler yapacak olan Lute’un Ada’ya geliş sebebinin Berlin görüşmesinde ele alınacak konu ve hedefin belirlenmesi olduğuna işaret edildi. Diğer bir hedefin de Berlin sonrasında prosedürün nasıl ilerleyeceğinin belirlenmesi olduğu, bunun da 25 Kasım gecesi yayımlanacak olan açıklamayla ortaya konulmaya çalışılacağı kaydedildi.

Gazete diplomatik kaynaklarının, TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Yunan dengi Nikos Dendias ile görüşmesinden ve Türk tarafının diplomatik düzeydeki temaslarından, Ankara’nın  Aralık’taki beşli konferans için acele etmeyip, Nisan’daki cumhurbaşkanı seçimi sonrasına bıraktığının anlaşıldığını söylediğini yazdı.

Habere göre Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in, çarşamba günkü “Ulusal Konsey” toplantısında, “Berlin gayriresmi üçlü görüşmesi ışığı altındaki gelişmeler hakkında bilgi vermesi” ve Türkiye’nin, “Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun geçen Eylül ayında alenen de  söylediği (gayriresmi beşli konferansın çözüm modelinin netleştirilmesi, referans şartlarının model netleşmesinden sonra belirlenmesi, beşli konferansa kadar siyasi eşitlik, etkin katılım, vb konularda anlaşma sağlanması) temelde ısrar ettiğine değinmesi” bekleniyor.

“Prodomos savunmada”

Rum Sözcü Prodromos Prodromu ise 25 Kasım 3’lü görüşmesinin, büyük ölçüde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in “ilkelere istikrar ve tutarlılıkla  bağlılığı,  Guterres’e yaptığı önerileri sayesinde olacağını” öne sürdü.

TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun 15 Eylül tarihli açıklaması ile iki liderin Genel Sekreter ile görüşmesini reddettiğini, Rum tarafının Türk taleplerini peşinen kabul etmesini istediğini ve çözüm zeminine itiraz ettiğini söyleyen Prodromu  şunları ekledi:

“Sayın Kiprianu ve AKEL’den Kıbrıs Rum tarafını eleştirerek ve nihayet suçlayarak Kıbrıs sorununun çözümüne katkıda mı bulunuyor? Sayın Kiprianu  eleştirirken Kıbrıs Rum tarafının müzakerecilik pozisyonunu da zedeleyip zedelemediğini umursamıyor.”

“EDEK’ten sert eleştiri”

Rum muhalefet partisi EDEK ise Rum Yönetimi Başkanı’nın BM Genel Sekreteri’ne gönderdiği belgenin içeriğine dair basına yansıyanlar sonrasında bildiri yayımlayarak Kıbrıs sorununun Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ)  uygulama meselesi haline getirilmesinin sorunu gerçek doğasından çıkardığı görüşünü ortaya koydu.

Bildirisinde Anastasiadis’in ve hükümetinin “siyasi ve diplomatik silahlarda ve Rum tarafının kullanabileceği argümanlarda ısrarlı olması gerektiği” görüşünü ortaya koyan EDEK, “Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının  Rum yönetimi lehine hiçbir GYÖ’yü uygulamamasına rağmen Rum Yönetimi’nin Kıbrıslı Türkler lehine bir dizi önlem daha ileri götürdüğü” görüşünü ortaya koydu.

Alithia, “Beşli Görüşme Çöküşe Mi Gidiyor?…  Hükümet Türkiye’nin İsteksizliğine Dair Bilgilere Atıf Yapıyor… Ankara İşgal Bölgelerindeki ‘Seçimlere’ Kadar Gelişme Arzu Etmiyor Görünüyor”  başlığıyla aktardığı haberinde Rum Yönetimi’nin,  Berlin’deki üçlü görüşmeden sonra beşli konferansı gerçekleşecek gibi görmediğini dün “dolaylı ancak net şekilde” teyit ettiğini yazdı.

Habere göre Rum hükümetinden bir kaynak Rum Haber Ajansı’na (KİPE) diplomatik kaynaklara atıf yaparak  ellerinde “Ankara’nın üçüncü ülkelerle diplomatik temaslarından, Türkiye’nin Aralık ayında Kıbrıs’la ilgili bir beşli konferansa katılmayı istemediğini, her türlü çalışmayı KKTC’deki seçim sonrasına bıraktığını, dolayısıyla beşli konferansın Aralık’ta olmayacağını, sonraya kalacağını” gösteren bilgi bulunduğunu söyledi.

Soru işaretleri

Gazete Rum Yönetimi’nin elindeki bu bilgilerin doğru çıkması halinde  gerek “Berlin üçlü görüşmesinin maksadı ve faydası gerekse Guterres’in hareketleri konusunda soru işaretleri doğduğunu” yazdı, devamla şunlara dikkat çekti:

“Çünkü Ankara’nın çabası bu ise Genel Sekreter bunu bilecek ve sırf olgular, (görüşmenin)  hemen ardından 5-6 ay daha ‘buzdolabına’  girsin diye bir üçlü görüşme istemeyecek. Üçlü görüşmenin hedefi, referans şartlarında anlaşma veya en azından yakınlaşma olduğu söylense bile, devamla bunun nasıl kullanılacağı da bir soru işaretidir çünkü her ne sonuç alınırsa alınsın, işgal bölgelerinde Nisan ayında yapılacak ‘cumhurbaşkanlığı’ seçimine tabi olacak.”





Başa dön tuşu