Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Anastasiadis’in “gaz” çabası, neden?

ENI/KOGAS ciddi bir panik içerisinde…

10’uncu parselde umduğunu bulamadı.
Aynı şekilde, TOTAL da “benden bu kadar” diyerek, bölgeden ayrılma gayreti içerisinde.
Ancak, Rum Lider Anastasiadis, Davos’taki ekonomik formda bir araya geldiği şirket yetkilileri ile “Sondaja devam edin” noktasında ısrarlı.
Total 10’uncu parselden ümidini kesti.
11’inci parselde umut bitmese de, TOTAL bu riski almak istemiyor.
Şirket şu ana kadar, Rum tarafına ödediği lisans izni dahil, 20 milyon dolar zarar etmiş durumda.
Gaz çıkacak, satacak ve kara geçecek.
Bu ciddi maliyet taşıyan bir iş.
Sismik harcamalara harcanan rakam 20 milyon dolar.
Eğer, platform kurup, kazı yaparsa, doğal kaynak buldu ne ala.
Bulamazsa, zarar 70 milyon dolar.
TOTAL da “ben bu riski alamam” diyerek, bölgeden çekilme kararı aldı.
Ancak…
Rum liderliğinin TOTAL’ın ayrılmaması için yeni formüller aradığı belirtiliyor.
Anastasiadis, Dünya Ekonomik Formu için gittiği Davos’ta, ENI Şirketi CEO’su Claudio Descalzi ile görüştü.
Neden?
Ne talep ediyor:
Talep edilen, doğal kaynak arama çalışmalarının normal seyrinde devam ettirilmesi.
ENI/ KOGAS umutsuz, ama devam etmekte kararlı.
Ancak, TOTAL bırakıp gitmek istiyor.
10- 11’de iş yok.
Rum yönetimi ise, TOTAL’in kalması için, yeni parselleri gündeme taşıdı.
Rum gazeteleri bu konuya dün geniş yer ayırdı.
7- 8 ve 13 numaralı parseller için Rum yönetimi TOTAL’e göz kırptı.

Muhalefet eleştiriyor
Buna karşın, Rum tarafında muhalefet, TOTAL’in tavrını eleştiriyor.
TOTAL’in geri çekilme çabasını “hançerleme” olarak niteleyen DİKO, “Barbaros Hayrettin Sismik Araştırma Gemisinin bölgeye gelmesi ile TOTAL’in gitmesi arasında fark yok” diyecek kadar öfkeli.
Ekonomik bir faaliyeti siyasetle ilişkilendirmenin manası nedir?
Bellidir.
O da, hırs.
Anastasiadis’in ısrarı nedendir?
O da belli.
Bu konuda uluslar arası alanda Türkiye’nin tavrı Rum tarafının politikasına malzeme oldu.
Bu konuda, şirketlerin bir bir geri çekilmesi, Rum tarafının “egemenlik politikasına” darbe vuruyor.
Sorun aslında, bir bir kendiliğinden çözülüyor ve bu Rum politikacıların işine gelmiyor.
DİKO istiyor ki, TOTAL zarar etse de bu yola devam etsin.
Etmez.
Etmeyecek.
Ya yeni parsellerde arama yapmasına izin verilecek, ya da gidecek.

İhale Türkiye’ye kalır mı?
Güneyde bir çaba daha var.
O da, “Türkiye bölgede araştırma yapıyor, bu nedenle, Uluslar arası şirketler bunu tehdit olarak algılıyor ve kaçıyor…”
DIKO’nun açıklamaları içerisinde bu da var.
Şimdi, Türkiye ve Kıbrıslı Türkler kendilerini yeni bir tartışmanın içerisinde bulabilir.

Durum psikolojik bir hal aldı
Aslında herkes farkında.
Rum tarafı için durum psikolojik bir hal aldı.
Türk tarafı “egemenlik kavgasına” girse de…
Rum kesimi, hem gövde gösterişsi yapmak, hem de 12’nci parseldeki muhtemel kaynakların varlığını gün yüzüne çıkarmak için çalışmalar yoğunlaştı.
Rum tarafından bir heyet, geçtiğimiz günlerde, “olası kaynağı Mısır’a aktarmak için çalışma yapmak” adına Mısır’a gitti.
“Bulunan kaynak Türkiye’den geçmeyecek…”
Rum tarafının net tavrı bu.
Bir şey daha var…
Rum Yönetimi, “deniz altı sıra dağları “Eratostheni’nin güneyinde yeni yataklar tespit edilmesi ümitlerini canlı tutmayı ve Fransız şirketinin ayrılmasının Türkiye tarafından siyasi açıdan kullanılmamasını istiyor.”
Kıbrıslı Türkler bu kavgaların neresinde?
Çözüm masasının yeniden kurulmasına bu yapılanların ne katkısı var?
Kimsenin umurunda değil.
Bilek güreşine devam…